Bu söyleşi Türk Geniş Bant İnternet Pazarında 2010 dosyası kapsamında yayınlanmaktadır.
Söyleşinin ilk bölümünü Çelebiler : Türkiye’deki DSL Abone Sayısı Rahatlıkla 8-9 Milyona Ulaşabilir – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz. Söyleşiyi video halinde izlemek için 3.bölüme bakınız.
turk-internet.com : Perakende DSL ne zaman vermeye başladınız?
Cem Çelebiler :Perakende DSL vermeye 2008 Mayıs ayında başladık. Daha önce 2007 yılında kurumlara DSL vermeye başlamıştık. Zaten Türkiye’de ilk defa veri akışı erişimi yöntemiyle DSL hizmeti sunan operatör de biziz. Gelişme anlamında sektör olarak regülasyona çok bağlıyız. Regülasyon aslında bu sene ve geçtiğimiz sene oldukça hızlı ilerlemeye başladı. Bu gelişmelerle birlikte müşterilerimize çok daha yenilikçi, çok daha ilginç teklifler sunabileceğimize inanıyoruz ve bu yüzden çok heyecanlıyız
Özellikle yurt dışına baktığımızda ikili oyun (double play), üçlü oyun (triple play), paket sunumlar vs.. var. Bu güne kadar Yalın DSL veya benzer hatsız internet çözümü, veya her şey dahil tek faturalı paket talepleri müşterilerimizden sıklıkla duyduğumuz istekler ancak regülasyon anlamında bunu sunmak pek mümkün değildi.
Sanki önümüzdeki dönemde bu mümkün olabilecek gibi gözüküyor ve olabilmesi için biz elimizden geleni yapıyoruz çünkü bu yönde farklı hizmetler sunabilmek istiyoruz. Müşterilerin doğrudan sadece bizimle anlaşarak komple bir çözüm elde edebilmelerini istiyoruz.
Turk Internet: Özellikle mobil geniş bandın gelişiyle birlikte ADSL abone artışı son dönemde yavaşlamış gözüküyor. Sizce bu süreğen bir sorun mu ve aşılması için neler yapılması gerekiyor? Misal az önce değindiğiniz gibi Yalın DSL’in gelmesi gerekiyor, bunun uygulamaya dökülmesi gerekiyor. Başka neler yapılabilir?
Cem Çelebiler: Açıkçası ben mobil geniş bandı DSL’e rakip bir üründen ziyade tamamlayıcı bir ürün olarak görüyorum ve 2009’daki ADLS yavaşlamasını mobil sunumdan ziyade ekonomik koşullara bağlıyorum. Elbette ki belirli bir kitle için mobil geniş bant sabit çözümlere nazaran bir alternatiftir, ancak ben bu kitlenin yüz binler içerisinde ufak bir kitle olduğunu düşünüyorum.
Mobil geniş bant kullanan kitlenin büyük çoğunluğu için bu hizmet tamamlayıcıdır. Mobil geniş bant aboneliği alanlar başka bir takım gereklilikleri bu ürünle karşılayıp evinde yine sabit hat kullanıyor. Bu yüzden ben aslında o tarafta çok büyük bir sorun görmüyorum, bence bu ikili birbirini destekleyen ve tamamlayan hizmetler.
Biz de TurkNet olarak belki biliyorsunuzdur MVNO (Sanal Mobil Network Operatörlüğü) lisansı alan operatörlerden bir tanesiyiz. Tam da bu yaklaşımla özellikle mobil data tarafından ADSL ürünümüze tamamlayıcı paketler sunmak için çaba harcıyoruz. Ben geniş bandın imkan verdiği hizmetler ve içeriğe sadece sabitten değil aynı zamanda mobil çözümlerle ulaşılabilmesinin bütün ekosistemi güçlendirdiğine inanıyorum.
Turk Internet: Peki fiber optik bağlantılarda da son dönemde gündeme gelen bir “Adil Kullanım Koşulları” uygulaması var. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz TurkNet olarak?
Cem Çelebiler: Biz şu anda fiberde aktif bir oyuncuyuz fakat mevcut stratejimizde veya geçmişte ağırlıklı olarak kendi altyapımız için ve kurumsal müşteriler için bir strateji izledik ve ev kullanıcıları için bir fiber stratejisi geliştirmedik. Daha doğrusu biz böyle bir strateji geliştirmek istiyorduk ama bazı regülasyonel sıkıntılardan dolayı çok cazip gelmedi bize.
Bu durum şu anda değişiyor. Bu sene içerisinde biraz daha pilot deneme olarak olsa da ilk ev kullanıcılarımıza fiber hizmet vermeyi planlıyoruz. TurkNet olarak sadece bakır veya ADSL’de değil aynı zamanda fiberle ev kullanıcılarına ulaşıp daha yüksek kapasitede hizmetler vermek istiyoruz. Öncelikli olarak sizin de aracılığınızla bunu bildirmek istiyorum çünkü çok inandığımız bir alan.
Bizce aslında bu tarafta bir yatırım yapılmasının önündeki en büyük engellerden birisi telefon numarası tahsisi gibi tamamlayıcı hizmetlerin sunumundaki regülasyon aksaklıkları. Bunlar artık aşılıyor. Artık biz alternatif operatörler de telefon numarası tahsis edebileceğiz, çevir sesi verebileceğiz ve bir anda tüketicilere daha anlamlı paketler sunabiliyor olacağız.
Aksi takdirde bir ev telefonu kullanıcısının Türk Telekom’dan çevir sesi hizmeti alması, özel operatörden internet alması ve iki ayrı fatura, iki ayrı ticari ilişki yönetmesi birçok tüketici için cazip gelmeyen bir sunum. Biz bu açıdan tek ve komple bir hizmet sunabildiğimiz takdirde ki bu önümüzdeki dönemde olabilecek gibi gözüküyor, özellikle ev kullanıcılarına yönelik fiber yatırımlarımıza daha fazla ağırlık vereceğiz.
Adil Kullanım politikaları aslında tamamen her firmanın kendi fiyatlandırma ve maliyet yapısına dayalı. Türkiye’deki internet erişim maliyetleri hala birçok komşu ülkeye nazaran çok yüksek. Yurtdışı fiber çıkışlarda rekabet daha oldukça yeni oluştuğu için az sayıda alternatif operatörün fiberi var.
Bunlar her geçen gün gelişiyor ama mevcut durumda Türk Telekom’un tekele yakın bir durumu devam ediyor ve böyle olunca fiyatları kendisi belirliyor. Bu fiyatlar yüksek olunca maliyetleri kontrol etmek için operatörler çeşitli uygulamalar yapıyorlar. Umarım önümüzdeki dönemde rekabet sayesinde fiyatlar düşecek ve kullanım tarafında herkes daha rahatlayacaktır.
Söyleşinin son bölümünü Çelebiler : Müşterilerin Türk Telekom’la İlişkisi Olmaksızın Komple Hizmet Alabilmesinin, 2010 İçinde Gerçekleşeceğini Düşünüyorum – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 