Yapılan araştırmalara göre mobil cihaz pazarının en hızlı büyüyen segmenti iki yıldır smartphonelar. Smartphoneların ilk dizayn edilişi aslında oldukça eskiye dayanıyor. 1992 yılında yani ülkemizde henüz cep telefonu kavramı bile yokken IBM firması takvimi, adres defteri, hesap makinesi, not defteri olan ve e-mail gönderip alabilen bir cep telefonu tasarlar. Simon adı verilen bu cihaz 1993’te BellSouth firması tarafından piyasaya sürülür ve cep telefonu piyasası değişmeye başlar.
Simon’ın açtığı kapıdan sırasıyla birbirinden ilginç modellerle Nokia, HP, Ericsson ve Palm geçerler. Ancak smartphone segmenti açısından dönüm noktası RIM’in pazara sunduğu kablosuz erişim teknolojisi ile e-mail alış-verişini kolaylaştıran BlackBerry olur. Ardından Apple’ın iPhone’u üretmesi ile de smartphone pazarı mobil cihazlardaki en hareketli segment halini alır.
Cihaz pazarında yaşanan bu gelişmeler beraberinde hem uygulama hem de içerik sağlayıcılarında da ciddi bir değişim yaşanmasına yol açtı. Tüketicilerin hızla benimsediği ürünlerle birlikte, bu yeni “akıllı cihazların”dokunduğu her alana bir çeşit farklılaşma geldi ve adeta yeni bir ekosistem oluştu.
iPhone ve benzeri cihazlar için geliştirilen uygulamalar arasında en revaçta olanlar oyunlar ve navigasyon uygulamaları. ABD’de bugünlerde en çok öne çıkan uygulamalardan birisi de Foursquare adlı navigasyon bazlı uygulama.
Ancak Foursquare’i diğer navigasyon uygulamalarından ayıran çok önemli bir fark var o da aynı zamanda sosyal bir ağ gibi işlemesi. Klasik navigasyon uygulamaları sadece lokasyon odaklı. Yani örneğin size en yakın noktadaki cafeleri veya arkadaşlarınızla gidebileceğiniz sinemaları görmenizi sağlıyorlar. Kentsel bilgi sistemlerinden de yararlanarak tasarlanan en gelişmiş navigasyon uygulamalarında bile en fazla mekanları ziyaret eden kişilerin tavsiyelerini görebiliyorsunuz.
Oysa foursquare konsept olarak biraz daha farklı. Dennis Crowley tarafından oluşturulan uygulamada kullanıcılar değişik restaurantlar, barlar, sanat galerileri ve arkadaşlarının evlerini ziyaret ederek puan topluyorlar. Yeterli puanı toplayan veya “20 değişik pizzacıyı ziyaret etme” gibi özel görevleri yerine getirenler adeta birer izciymişler gibi rozet kazanıyorlar.
Tam bir oyun tutkunu olan Crowley birkaç sene önce New York’da jogging yaparken yol kenarında popüler Nintendo oyunu Süper Mario’dakine benzer bir mantar görmüş. Bunun üzerine Crowley’nin aklına insanların günlük yaşantıları içerisinde hem sosyalleşebilecekleri hem de eğlenebilecekleri bir uygulama tasarlamak gelmiş.
Crowley’in bu amaç doğrultusunda ilk tasarladığı uygulama lokasyon bazlı bir sosyal network yazılımı olan Dodgeball. 2000 yılında faaliyete geçen Dodgeball ABD’de kısa sürede son derece ilgi çekince tasarımcıları Dennis Crowley ve Alex Rainert 2005 yılında uygulamayı Google’a satmışlar. Üstüne üstlük Google bu iki yaratıcı beyni kendi bünyesine dahil etmiş. Ancak ikili Google’da kendilerine Dodgeball’u yeterince geliştirme özgürlüğü tanınmadığı için firmadan istifa etmişler.
2007’de Google’dan ayrılan Crowley oldukça uzun bir süre işsiz kalmış. Crowley işsiz kaldığı bu dönemde ortaya çıkarttığı Foursquare uygulamasının ise yeni bir ticari girişimden ziyade arkadaşlarıyla daha kolay ve eğlenceli iletişim kurmak için tasarlandığını iddia ediyor.
Sonuçta 2009’da piyasaya çıkan Foursquare, kısa süre içinde çok sevilen bir uygulama haline geldi. Şu anda uygulamanın 1,5 milyon kadar kullanıcısı mevcut ve özellikle gençler arasında Foursquare kullanımı gittikçe artmakta. Çok kısa sürede müthiş bir popülerlik kazanan bu lokasyon bazlı sosyal network ve oyun uygulaması ortaya atılan iddialara bakılırsa büyük firmaların da sıkı markajında. Yahoo’nun Foursquare için 125 Milyon Dolar’ı gözden çıkarttığı konuşuluyor.
New York merkezli Foursquare’in sadece 17 çalışanı mevcut ancak dünyanın her yerinde hizmet sağlıyor. Yine de şimdiden adeta bir fenomen haline gelen servisin geleceği belirsiz. Zira dünyanın çok da ciddiye alınacak bir yer olmadığını söyleyen Crowley Foursquare için oldukça enteresan bir açıklamada bulunuyor: “Şimdiye dek sonu başarısızlıkla sonuçlanmayan hiçbir yatırımım olmadı. Bunun da başarısız olması aslında sadece bir an meselesi!”

Kaynak : 