Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, bu yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirirken, “Bu rakam, Türkiye’nin ekonomik kriz sürecinden istikrarlı ve güvenli bir şekilde çıktığını gösteren bir rakamdır” dedi.
Ergün, bu yıl genelinde yüzde 6 ve yüzde 6’nın üzerinde bir büyüme beklediğini söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), bu yılın ilk çeyreğinde büyüme hızını yüzde 11,7 olarak açıklamasının ardından rakamları NTV televizyonunda yorumlayan Ergün, Türkiye’de 2009 yılının son çeyreğinden itibaren pozitif rakamlara geçildiğini ifade etti.
Türkiye ekonomisinin 2008 yılını yüzde 0,7’lik bir büyümeyle kapattığını, 2009’da yüzde 4,7’lik bir küçülme yaşandığını, Türkiye’nin 2009’un son çeyreği itibariyle büyüme trendine girdiğini belirten Ergün, baz etkisiyle ilk çeyrekte yüzde 11,7’lik bir büyüme gerçekleştiğini kaydetti. Ergün, ikinci çeyrekte baz etkisinin biraz azalacağını ama yüzde 6 ile 8 arasında büyüme beklediklerini dile getirdi.
2009’un ikinci yarısından itibaren toparlanma istikametinde gidişin olduğunu, bütün rakamların çıkışa işaret ettiğini ifade eden Ergün, ”Kapasite kullanım oranları, sanayi üretim endeksi, reel kesim güven endeksi, tüketici güven endeksi, ihracat rakamları bütün bunlara baktığımız zaman mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sürekli bir çıkışın olduğunu gösteriyor” dedi.
Önceden alınan tedbirlerle kriz sürecinde istikrarlı bir çıkışın olduğunu, ancak dışa açık bir ekonomi olarak çıkışın sadece Türkiye’ye bağlı olmadığını, dış pazarlardaki gelişmelerin de krizden çıkış hızını etkileyen gelişmeler olduğunu belirten Ergün, örneğin Avrupa pazarlarına yönelik soru işaretlerinin çıkış hızını yavaşlatabildiğini, soru işaretlerinin ortadan kalkmasının çıkış hızını artırabildiğini söyledi.
Ergün, yıl sonu büyüme tahminlerinin sorulması üzerine, Orta Vadeli Programda bu yıl için yüzde 3,5 gibi çok mütevazi bir rakam ortaya koyduklarını, bu rakamın revize edilmesi gerektiğini söyledi.
Şu anda Türkiye’nin 2010 büyümesi için yüzde 5’in altında bir tahminin hemen hemen olmadığını ifade eden Ergün, IMF’nin yüzde 6,25, OECD’nin yüzde 6,8 büyüme tahmininde bulunduğunu, Türkiye yüzde 6,8 ile Çin ve Hindistan’dan sonra en hızlı büyüyen ekonomi olacağını tahmin ettiklerini dile getirdi.
Ergün, ”2010 itibariyle Türkiye yüzde 6 veya yüzde 6’nın üzerinde bir büyüme rakamıyla karşılaşacaktır” dedi. Orta Vadeli Programda büyümenin revize edilmediğini, bugünkü rakamlardan sonra muhtemelen yeni bir çalışma yapılacağını belirten Ergün, şu görüşleri dile getirdi:
”2010 yılında kapasite kullanımındaki oranlara baktığımız zaman, sanayi üretimindeki artışa baktığımız zaman buna işaret ediyor. Mesela yatırım malı ithalatında yılın ilk 4 ayında yüzde 26’lık bir artış görülüyor, bu yatırımların yapılmaya başlandığını ve geçen yıla göre bir hayli hız kazandığını bize gösteriyor. İç talepte toparlanma var. Düşük kredi faiz oranları yatırımları ve iç talebi destekleyen bir nitelikte devam ediyor. Yılın ilk beş ayında ihracatımızda yüzde 23,5’luk bir artış görülüyor ve bu artış trendi devam ediyor.
Öbür taraftan her ne kadar Avrupa’daki iç siyasi tartışmalar reel kesim güven endeksindeki artışı yavaşlatmışsa da yine de 2010 yılında 2007’nin en iyi zamanları ortalamasının bile üzerinde olacak reel kesim güven endeksi. Tüketici güven endeksine bakıyoruz, son altı ayda sürekli bir artış trendi içinde. İşgücü piyasalarında işsizlik rakamlarında önemli bir aşağı doğru iniş görüyoruz, demek ki piyasada istihdam meydana getirecek bir üretim artışı var.
Hazine borçlanması ve kredilerdeki nispeten düşük faiz oranlarına baktığımızda bu da ekonomik büyümeyi destekler niteliktedir. Banka kredilerinde 2009’un son aylarında başlayan artış 2010’un ilk aylarında da devam eden artıştır. Bütün bunlara baktığımızda, 2010 yılının Türkiye’de mutlak bir büyümeyle gerçekleşecek bir yıl olduğunu bu rakamlar da bize göstermektedir. Bunlar çok önemli öncü göstergelerdir.”
G20’nin son kararlarından sonra pazarda daralma olacağı endişesinin sorulması üzerine Ergün, ekonomide önemli bir risk gördükleri durumda iç ve dış pazarlarla ilgili alınması gereken tedbirleri aldıklarını söyledi.
Türkiye’nin dışa açık bir ekonomi olarak pazarları çeşitlendirerek süreçlerin içinden çıkması gerektiğini, pazar çeşitlendirmesi konusunda da çok yoğun çalışmalar olduğunu ifade eden Ergün, şunları söyledi:
”Şu anda bile dışarıda Kuzey Irak’da 200’den fazla iş adamı bir çalışma içinde, Endonezyalı iş adamları İstanbul’da buluşuyorlar. Bütün bu aktiviteler bizim Ortadoğu, Asya, Afrika ve Rusya pazarında önemli bir pay sahibi olmamızı gerçekleştirdi. Makina ihracatçıları ABD pazarı ile ilişki içindeler.
Biz, Amerikan pazarlarında, 2,5 milyar dolar, 5 milyar dolar, daha sonra 10 milyar dolar gibi rakamlarla pay alabiliriz çünkü o sektörde böyle bir potansiyelimiz var. Bu çalışmaları da dikkate aldığımızda biz sanayide dış pazarların çeşitlendirilmesiyle bazı pazarlardaki dalgalanmaları aşabilecek noktada olduğumuzu görüyoruz.”

Kaynak : 