Bu raporun
- 1.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 2.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 3.cü bölümünü burayı tıklayarak
- 4.cü bölümünü burayı tıklayarak
- 5.ci bölümünü burayı tıklayarak
- Almanya deneyimini anlatan 6.cı bölümünü burayı tıklayarak
- Fransa ve İngiltere Deneyimini anlatan 7.ci bölümünü burayı tıklayarak
- ABD Uygulamalarını Anlatan 8.ci bölümünü burayı tıklayarak
- Çin Uygulamalarını Anlatan 8.ci bölümünü burayı tıklayarak
- Sorunları ve Çözümleri Girişi veren 9.cu bölümünü burayı tıklayarak
- Sorunlara ve Çözümlere devam eden 10.cu bölümünü burayı tıklayarak
- Sorunlara ve Çözümlere devam eden 11.ci bölümünü burayı tıklayarak
okuyabilirsiniz.
3.4. TİB’in yetkileri yeniden belirlenmelidir
Bir web sitesinin 5651 sayılı Kanunun 8. maddesindeki suçlardan birisine ilişkin yeterli miktarda şüphe bulunup bulunmadığını belirleme yetkisinin yargısal bir işlem olması sebebiyle TİB gibi idari bir kuruma devredilmemesi gerekmektedir. Bir konuda hem adli hem de idari makamlara yetkilendirmek yerinde görülmese de hukuka aykırı içeriğe ilişkin ivedi hareket etme zorunluluğu olduğu için bu tür yetkiler demokratik birçok düzende TİB gibi idari makamlara verilmiştir. Eleştirilen husus kararların alınması usulüdür.
Adli makamlar tarafından erişim engelleme kararları kural olarak hâkim tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısı tarafından verilmektedir. Ancak bu durumda dahi kararın yirmi dört saat içerisinde hâkimin onayına sunulması zorunluluğu getirilmiştir.
TİB tarafından verilen erişim engelleme sebeplerine ilişkin sadece çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarında içerik veya yer sağlayıcının yurtiçinde bulunması durumunda bir süre sınırı getirilmiştir.
Bu suçlara ilişkin içerik veya yer sağlayıcının yurtiçinde bulunması durumunda kararın, yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulması; kararın hâkim tarafından yirmi dört saat içerisinde onaylanmaması durumunda ise tedbirin TİB tarafından derhal kaldırılması öngörülmüştür. Yurtdışı kaynaklı web siteleri için böyle bir onay zorunluluğu öngörülmemiştir. Cumhuriyet savcıları tarafından alınan kararların dahi hâkim onayına sunulması öngörülmüşken, yurtdışı kaynaklı web siteleriyle ilgili verilen kararlar için böyle bir zorunluluk getirilmemesi yerinde değildir.
Ancak, şu noktayı da belirtmek gerekir ki, kararların mahkemeler tarafından verilmesini sağlamak çözümün sadece yarısıdır. İdari bir makam olması TİB’in almış olduğu tüm kararların yanlış olduğu manasına gelmemektedir. Uygulamadaki birçok sorun mahkemeler tarafından verilen kararlarda ve özellikler engelleme teknikleri sebebiyle ortaya çıkmaktadır. DNS ve IP engelleme teknikleri kullanıldığı sürece ister mahkemeler tarafından verilsin, ister TİB tarafından verilsin hukuka aykırı durumlar ortaya çıkmaya devam edecektir.
3.5. TİB, daha şeffaf olmalıdır.
Erişimi engellenen web siteleriyle ilgili kamuoyunu daha iyi bir şekilde bilgilendirilmelidir. Bu doğrultuda TİB erişimi engellenen web siteleriyle ilgili ayrıntılı istatistikleri daha önce yaptığı gibi tekrar yayınlamaya başlamalıdır.
3.6. Engelleme kararları daha açıklayıcı olmalıdır.
Aleyhinde erişim engelleme kararı uygulanan web sitesine erişilmeye çalışıldığında kullanıcılar “Bu siteye erişim engellenmiştir” mesajıyla karşılaşmaktadır. Bu mesajın altında, erişim engelleme kararını veren merci ve karar numarası hem Türkçe hem de İngilizce olarak yer almaktadır. 5651 sayılı Kanun’un ilk dönemlerinde bu bilgiler erişim engelleme mesajında yer almamaktaydı. İçerik ve yer sağlayıcılar, kendi çabaları ile web sitesinin kimin tarafından engellendiğini araştırmakla uğraşmakta ve bu da hem zaman hem de bazı durumlarda hak kaybına yol açmaktaydı. Engelleme kararını veren merci ve kararla ilgili bilgilerin engelleme mesajında yer alması işletilmesi gereken itiraz mekanizmalarını belirlemeye yardımcı olduğu için yerinde bir düzenlemedir, ancak yeterli değildir. Bu mesajın altına, engelleme sebebi, tedbirin süresi ve tedbirin kaldırılması için izlenmesi gereken itiraz prosedürü açıkça yer almalıdır.
3.7. Suç ve cezanın kanuniliği ilkesi gereğince katalog suçların ayrıntılı bir şekilde tanımlanması gerekmektedir.
5651 sayılı Kanunun başarılı bir şekilde uygulanmasını engelleyen sebeplerin başında kapsadığı suçların tanımlarında yer alan belirsizliktir. 5651 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bu belirsizlik 5651 sayılı Kanunu uygulayan hem adli hem de idari makamlar için sorun oluşturmaktadır.
5651 sayılı Kanunun amacına ulaşabilmesi için müstehcenlik başta olmak üzere ya suçların gözden geçirilmesi ya da bu suçların katalog suçlar arasından kaldırılması gerekmektedir. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi suç ve cezaların belirli olmasını zorunlu kılmaktadır. Aksi halde eşitlik ilkesi zedelenmekte ve uygulamada keyfilik ortaya çıkmaktadır.
3.8. Haksız erişimin engellenmesi durumunda ödenmesi gereken tazminata ilişkin özel bir hüküm koyulmalıdır.
Koruma tedbirlerinin kötüye kullanıldığı durumlarda ortaya çıkan hak kayıplarının telafi edilmesi için 5271 sayılı CMK’nın 141. maddesi hangi hallerde tazminat istenebileceğini ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ancak, bu koşullar arasında 5651 sayılı Kanun uyarınca uygulanan erişim engelleme kararları yer almamaktadır. Bu sebeple, 141. madde hükmü erişim engelleme kararları sebebiyle ortaya çıkan tazminat talepleri için uygulanamamaktadır. Engelleme kararları sebebiyle zarar uğrayanların karar aleyhine idare mahkemelerinde tam yargı davası açarak tazminat talep edebileceklerini görüşü ileri sürülmüşse de verilen karar bir idari bir karar olmadığı için bu talebin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
İnternetin kullanım alanlarının artması olası bir erişim engelleme durumunda etkilenen temel hak ve hürriyetlerinin sayısı da aynı oranda artmaktadır. Web sitelerinin değerleri ziyaretçi sayılarına göre belirlenmektedir. Uzun süren yargılamalar boyunca erişimleri kapalı olan web siteler, davaların lehlerine sonuçlanması sonucunda tekrar yayına girdiklerinde eski kullanıcılarını toplayamamakta ve siteler değersiz hale gelmektedir. Web site sahipleri bu sebeple sitelerini kendileri kapatmak zorunda kalmaktadır. Haksız bir tedbir kararıyla tüm ziyaretçilerini kaybeden bir İnternet sitesi için etkili bir koruma mekanizması oluşturulmalıdır.
Değerlendirmenin devamında çeşitli önerileri burayı tıklayarak okuyabilirsiniz..



Kaynak : 