Son 2-3 yıldır, numara taşınabilirliği, heryöne tarifeleri ve 3G ile birlikte, Türk GSM sektöründeki rekabet savaşı yükseldi. Bu savaşın araçları ise, tarifeler, kontratlı cihazlar, bayi sistemindeki değişiklikler, sponsorluklar, farklı modeller ve katma değerli servisler oldu. Bütün bunların nasıl şekillendirildiğini merak ettik ve GSM firmalarının Pazarlama Genel Müdür Yardımcılarına sorduk. Bu dosyamızda bu konudaki stratejileri okuyacaksınız. Bu söyleyişiye ait videoyu da son bölümde seyredebileceksiniz.
Türk GSM sektörünün bu en hareketli dönemini, sektörün aktörlerinin kendi söyledikleri ile kayda geçirmeyi hedeflediğimiz yazı dizimizin ilk bölümünde Vodafone Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Öğüt ile yaptığımız söyleşiye yer veriyoruz.
Turk Internet: Gökhan Bey merhaba. Numara taşımanın gelmesi, arkasından 3G’nin çıkışı ile birlikte GSM sektöründe sürekli artan bir rekabet yaşanmakta. Bu noktada pazarlama stratejileri nasıl değişiyor bunu irdelemek istiyoruz. Rekabetin artışı ile birlikte Vodafone’da ne gibi değişiklikler oldu?
Gökhan Öğüt: Çok doğru bir gözlem. Aslında numara taşımanın Türkiye’ye gelmesiyle birlikte, Telekom sektöründe yaşanan rekabet artmaya başladı. Bunun ilk sebebi de o noktadan itibaren müşterilerin numaralarında herhangi bir bölüm değişmeden yani yıllardır alışık oldukları ve tüm eşleri – dostları tarafından bilinen numaralarıyla birlikte başka bir operatöre geçme özgürlüğüne kavuşmalarıydı.
Bundan sonra ise bu özgürlüğün getirdiği bir avantajla birlikte Telekom sektöründeki rekabet özellikle FMSG sektöründe yıllardan beri yaşadığımız hızlı bir rekabet şekline dönüştü. Bu rekabet içerisinde özellikle 2009 yılının başını biz Vodafone şirketi olarak kendimize bir milat olarak ilan etmiştik. Bu noktadan itibaren de hem şirket hem de pazarlama stratejimizi, belirlediğimiz 3 ana temel üzerinde şekillendirerek çalışmalarımıza başladık.
Bu üç temelden ilki Vodafone’u Türkiye’de bir güven markası halinde inşa etmek. İkincisi özellikle müşterilerimizi segmentlere göre ayırarak onların kendi ihtiyaçlarına yönelik hizmetler ve ürünler sunmak. Üçüncüsü ise kalite ve inovasyonla birlikte sadece ses hizmeti değil, toplam iletişim hizmetleri sunan bir şirket haline gelmek. Bu konudaki çalışmalarımız söylediğim gibi son 1,5 yıldır hızla sürüyor ve bunun da rekabete yansıdığını ve sonuçların da beklentilerimiz dahilinde hızla gerçekleştiğini görüyoruz.
Turk Internet: Peki rekabetle gelen bu değişimlerin yanı sıra ne gibi tarife değişiklikleri yaşandı, son tüketicilere ya da KOBİ’lere yönelik tarifelerinizde neler yaptınız?
Gökhan Öğüt: Bahsettiğim 3 strateji dahilinde ilk önem verdiğimiz husus Türkiye’de bir güven markası oluşturabilmek. Bunun için de yaşattığımız müşteri deneyiminin baştan sona mükemmel bir deneyim olmasına gayret ediyoruz. Tarifeler de tam bu noktada devreye giriyor. Müşterilerimizin kendi ihtiyaçlarına uygun, tarife ve fiyatlandırmaları bulabilmeleri önem kazanıyor. Ancak buna tek başına değil toplam müşteri memnuniyetinin bir parçası olarak bakmak lazım.
Bununla ilgili ilk defa 2009 yılının Mart ayında bütün tarifelerimizi elden geçirerek sunumlarımızı belirlediğimiz hedef kitlelerin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemeye başladık. O tarihten itibaren de geçtiğimiz 15 ay içerisinde önem verdiğimiz ve gerçekten birebir iletişim kurmak istediğimiz hedef kitlelere özgü tarifelerimizi çıkartmaya başladık. Hepinizin hatırlayacağı üzere Ocak ayında Gençlik tarifemizin lansmanını yaptık.
En son olarak Mayıs ayında yine “İş Ortağım” adını verdiğimiz ve kurumsal müşterilerimize özgü olan tarifemizin lansmanı ile birlikte bu hedef kitlelerimize yönelik olan pazarlama aksiyonlarımızı arttırmış olduk.
Bu söyleşinin devamını Gökhan Öğüt : Türkiye Vodafone Vakfı son 3 yılda 8 milyon TL’lik Sponsorluk Desteği Yaptı – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz..

Kaynak : 