Bu söyleşinin ilk bölümünü İsmail Özdemir : Mobil Pazarlama, Dünyanın En Büyük 3 Mecrasından Biri Olacak – 1 ve ikinci bölümünü İsmail Özdemir : iPhone Uygulaması, Nokia Widget Yapmaktan Kafamızı Kaşıyamıyoruz – 2 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com: Motto olarak, “kurumsal başarı standartları geliştirmeye odaklanmak ve sürdürülebilir bir başarı altyapısı oluşturmak” şeklinde bir ifade kullanıyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz? Sürdürülebilir bir başarı altyapısı nasıl oluşturulabilir?
İsmail Özdemir: İlk günden bu yana sektördeki ilk mobil pazarlama kampanyalarını yapmaktan, ilk “infotainment paketleri” hediye edilen kurgulara, ilk kontör kampanyalarından, ilk uluslararası yaratıcılık ödülüne kadar sayısız “ilk”e imza atan bir ajansız.
Bu kendiliğinden oluşmadı açıkçası, sürekli “yenilik” peşinde koşuyoruz, sektörün önünde koşmaya çalışıyoruz. Bu açıdan şanslı bir ülkedeyiz, mobil pazarlama alanında Türkiye dünyanın çok önünde ve biz de bu bilinç ile sürekli yeni kurgular, yeni ödül mekanizmaları, yeni katılım konseptleri üretmeyi birincil işimiz olarak görüyoruz.
2009’da sektörle birlikte ivmelenen bir ajans performansımız oldu. Mobil mecra ve özellikle 3G sonrası döneme yönelik hazırlıklarımızı çok zamanında yaparak bu alanlarda geleceğe yönelik pozisyonlarımızı en etkin şekilde aldık. 2010’da ise tüm bu yenilikleri ortaya koyma yılımız. Bunu Ruffles’ın goller cepte kampanyası ile açıkça gösterdik. Türkiy’Nin ilk mobil video hediyeli kampanyasını yaptık. Paket üzerinde QR kodu ikinci kez kullandık ve “Dünya Kupası’nın canlı gol görüntülerini Ruffles severlere izlettik”. Wapitect ile 2010’un ilk uluslarası ödülünü elde ettik, Stevie ödüllerinde “en iyi servis kategorisinde” ödül aldık.
Kurumsallık bu “yenilikçi ve öncü olma” refleksini ajansın genlerine işlemekten, sektöre yeni insan gücü değerleri katacak bir eğitim sistematiğine sahip olmaya kadar uzanan bir süreç bizim için. Buna devam edeceğiz.
turk-internet.com: 2010’dan beklentileriniz nedir?
İsmail Özdemir: 2010 yılı için iki hedef koymuştuk Aerodeon olarak kendimize;
-
Mobil ile internet reklamcılığının birleştiği, yakısamanın 100%’e ulaştığı bu dönemde sosyal medya–web–mobil–uygulama (ve hatta mecra planlama) dünyası bütününde tüm fonksiyonları en etkin şekilde markalara sunabilen bir yapıda çalışmak.
Aerodeon genetiği olan “sürekli yenilik ve yaratıcılık” ortaya koymaya devam etmek.
Bu yıl yenilik ve yaratıcılık anlamında Türkiye’nin ilk paket üstü QR kod kamapnyalarını yapmak, ilk “canlı yayın mobil video” entegre kampanyasını gerçekleştirmek gibi ilk’lerimize devam ediyoruz. Daha bitmedi, önümüzdkei 4 buçuk ayda yenilikler devam ediyor olacak.
Sektör rakamları olarak mobil mecra kullanımı (sponsorlu SMS paketleri, hücresel mesaj, lokasyon tabanlı sms gönderimi, mobil banner kullanımı, vb.) 2010’da katlanarak artıyor ve bu ivme devam edecek. Markalar izinli, güvenilir ve nokta atışı veritabanlarını daha çok kullanacak, bu erişim araçları da TV satın alma gibi yıllık satın almalar olarak bütçelere giriyor bu yıl, bu yaklaşım da artacak.
Günlük konuşma paketleri 2010 yılına damgasını vurdu. Markalar için çok avantajlı birim maliyetlerle, müşterilerin mobil iletişim ihtiyaçlarını büyük oranda karşılayabileceği bir promosyon dünyası yarattı. 2010’da günlük konuşma paketi kampanyalarının bir çok marka tarafından yapılmaya devam edileceğini göreceğiz.
Sosyal medya yönetimi hizmetini çok daha fazla müşterimizin alacağını düşündüğümüz bir 2010’un içerisinde ilerliyoruz. Çünkü markalar artık bu alanın en az web siteleri kadar olmazsa olmaz olduğunu anladılar. Çünkü markaların Facebook grupları veya sayfaları internet sitelerinden çok daha fazla ziyaret alabiliyor. Dönem dönem web iletişimi yapmaktansa Türkiye’de 20 milyona yakın kişinin her an bulunduğu bir ortamda “sürekli ve farklılaştırıcı” bir iletişim yapmak hem onlarca kat daha hesaplı hem de çok daha samimi, bu avantaj artık çok net anlaşıldı.
2010’dan güzel bir yıl bekliyorduk, güzel bir yıl olarak devam ediyor, kış değil bahar aşadığımız bir süreçteyiz. Candan Erçetin’in şarkısına ithafen son sözü söyleyebilirim; “tabi ki biz dijital olduğumuz için bahar…”

Kaynak : 