Turkcell Teknoloji’nin, Ar-Ge çalışmalarında 3 milyon saate ulaşması sebebiyle bir basın etkinliği düzenlendi. Gebze’de bulunan Turkcell Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte “Rumara”, “TıklaKonuş” gibi servislerin demoları da gerçekleştirildi.
Turkcell Teknoloji’nin, global teknoloji ekosisteminin neresinde yer aldığı ve ülke ekonomisine sağladığı katkının anlatıldığı toplantıda konuşan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, 2007’de kurulan Turkcell Teknoloji’de istihdam edilenlerin yarısının teknik geçmişi olan kişiler olduğuna vurgu yaptı.
Turkcell’in, 34 milyon abone ile Avrupa’nın en büyük 3’ncü operatörü olduğunu ifade eden Ciliv, mobil internetteki data hacminin 1 senede 20 misli arttığını açıkladı. Turkcell’in, LTE alanında da çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Ciliv, stratejilerinin müşterilere daha fazla değer sunmak olduğunu söyledi.
Uygulamaların, önümüzdeki dönemde çok stratejik bir unsur olacağını belirten Ciliv, Turkcell’in dijital ekosistemdeki etkileşim haritasına Türkiye’nin adını yazdırmayı başardığını ifade etti. Bugüne dek 622 proje üreten, 5 Avrupa Birliği projesi ve 200’ü aşkın iş ortağımızla çıtayı gittikçe daha da yukarı taşıyan Turkcell Teknoloji’nin geliştirdiği yazılımların odağında müşterinin olduğunu dile getiren Ciliv, 2009 yılında kendi alanımızda Türkiye’de alınan tüm patentlerin yüzde 53’nün Turkcell Teknoloji’ye ait olduğunu ve 3 yılda patent sayısının 31 gibi çok yüksek bir sayıya ulaştığını anlattı.
Toplantı sonunda turk-internet.com’un pazardaki rekabet ile ilgili bir sorusu üzerine Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv şu cevabı verdi:
Turkcell olarak senelerdir devam eden bir başarı hikayesi var. Bu başarının formülü de müşterilere odaklanmak, ileriye dönük yatırımlar yapmak, kendi insanımıza güvenmek. O yüzden, herkes ‘3G, Türkiye için henüz çok erken’ derken, 2 sene önce 3G gibi bir teknolojiyi Türkiye’ye getirmek için hatırlarsanız Turkcell tek başına kalmıştı.
Türkiye, 3G’ye geçen kaçıncı ülke hatırlıyor musunuz? 121’nci. Ve bu firmaların bazıları Türkiye için çok erken dedi. Bu çerçevede Superonline’ın fiber optik altyapıda 25 bin kilometreye yakın bir ağı var. Gidin sorun bakalım, diğer rakiplerde kaç kilometre var. Yüzde 1’e geliyorlar mı? O yüzden bizim işimiz müşterilere odaklanmak. Onlara dünyanın en iyi teknolojilerini en iyi fiyatlara sunmak.
Dünyanın, etkili sermaye çevrelerine Turkcell’in dünyanın en iyisi olduğunu gösterdiklerini ifade eden Ciliv, sözlerini şöyle sürdürdü:
Yani biz bambaşka bir yerdeyiz. Zaten rakiplerimiz de hiç bir zaman ‘biz birinci olacağız’ demiyorlar. ‘En iyi ikinci olacağız’, ‘kuvvetli 2’nci olacağız’ diyorlar.
Paris’tekinden çok daha iyi bir şebeke kurduklarını ifade eden Ciliv, kapsama alanı konusundaki şikayetlerin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
Yani, bir noktada gidip, rakip firmanın baz istasyonunun altında, eğer buzdolabının arkasına saklanırsanız, belki o noktada onlar bizden daha iyi çekiyor olabilirler. Bu tür kurgular yapılabilir. Ama, bütün dünyanın kabul ettiği gibi Turkcell başka bir seviyede.
Kendilerinin, rakiplerle uğraşmadıklarını ve işe odaklandıklarını tekrar eden Ciliv, sözlerini şöyle sürdürdü;
Türkiye’nin, gitmediği yerlere Türkiye’yi götürmek için çalışıyoruz. Ve biz müşterilerimizin ihtiyaçlarına her geçen gün daha da fazla odaklanacağız, onların ihtiyaçlarına tam cevap verebilmek için senelerden beri 14 milyar TL’lik yatırım yapıyoruz. 2004-2009 arasında Turkcell rakiplerinin neredeyse 2 misli yatırım yapmış… Biz işimizi iyi yaparsak halk hak edenin hakkını veriyor. Kısa dönemde bazı şirketler bazı hediyeler sunabilirler. Ve zararlarını ikiye, üçe katlayarak hediyeler sunabilirler. Vatandaşımız da o hediyeleri kabul eder. Ama, sonra yine rasyonel bir şekilde bakar ve ‘bana en iyi teknolojiyi kim sunuyor’ değerlendirmesini yapar. İhtiyaçlarını en çok kim karşılıyorsa onu tercih eder.
Gazetecilere: “Eğer Türkiye 3G teknolojisi ile tanışmamış olsaydı ne olurdu” şeklinde bir soru yönelten Ciliv, şu ifadeleri kullandı:
Eğer 3G Türkiye’de olmasaydı Doğal Zeka gibi teknoloji firmaları hangi platforma ürün-servis geliştirebileceklerdi? Türkiye’deki yazılım sektörü ne olacaktı. Türkiye’den çıkmış, bursla okumuş, yurt dışında başarılı olmuş birisi olarak ben ve arkadaşlarım hiç kimseye göre ikinci değiliz. Eğer çok çalışırsak, kendi konumumuzda birinci oluruz. Pazarımız da var; genç bir nüfusumuz var. İnsanlarımız, yeni çıkan servis ve ürünlere çok meraklı. O yüzden geçmişteki başarılardan gurur duyuyoruz.

Kaynak : 