Yapılan bir araştırmaya göre; PR ajanslarının ve sosyal medyayı takip eden departmanların yüzde 60’ı, taşıdığı öneme rağmen bu mecraya haftada 2.5 saatten fazla zaman ayırmıyor. Sorulduğunda önemsediklerini ve hatta bu konuda çok ileride olduklarını söylüyorlar ama araştırma sonuçları aynı şeyi göstermiyor.
Daryl Willcox Publishing tarafından gerçekleştirilen ve halkla ilişkiler endüstrisinin sosyal medya alışkanlıklarını tespit etmeye yönelik çalışmaya göre, PR şirketlerinin yüzde 85’i içerikleri dolayısıyla sosyal medya kanallarını önemsiyor. Araştırmaya iştirak eden 376 PR ajansı ile departmanının yetkilileri, takip ettikleri arasında forumları ve blogları da sayıyor.
Katılımcıların yüzde 31’i, haftada 1 ya da daha az bir zamanı sosyal medyayı izlemeye ayırdıklarını beyan ederken, yüzde 26 1 ila 2 saat arası bir zaman harcadığını ifade ediyor. Yüzde 36’lık bir bölüm 3 ile 6 saat arası bir zamanı, yüzde 7 ise en azından haftada bir günü bu işe ayırdıklarını açıklıyor.
Sosyal medya takibini, medya takibinin önemli bir parçası olduğu için yaptığını söyleyen PR ajansı ve departmanının oranıysa yüzde 90’lara ulaşıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 68’i, sosyal medya takibi için, bedava online araçlar ile arama motorlarından faydalandıklarını beyan ederken, yüzde 42 her bir sosyal portali bireysel olarak ziyaret ettiklerini açıklıyor.
Daryl Willcox Publishing’in kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Daryl Willcox, araştırmanın, PR endüstrisinde sosyal medyanın önemi konusundaki konsensüsü desteklediğini ifade ediyor. Willcox, araştırmalarının, sunulan ücretli ve ücretsiz bir çok araca rağmen, sosyal medya kanallarının takibi konusunda hala bir boşluğun olduğunu gösterdiğini kaydediyor.
Araştırmanın, dikkati çeken bir diğer sonucu da PR profesyonellerinin çevrimiçi diyaloglara yakın durmamaları konusunda ortaya çıkıyor. PR müşteri ilişkileri yöneticilerinin % 49’u, gerçeklere dayalı olaylarda yanlış bilgilenmenin söz konusu olduğu durumlarda iletişime geçerken, yüzde 17’sinin böyle bir durumda bile hiç bir girişimde bulunmamaları dikkati çekiyor.
Araştırmaya katılan PR yetkililerinin yüzde 26’sı doğrudan angaje olduklarını ve halkla ilişkilerdeki görevlerini beyan ettiklerini belirtirken, yüzde 8’lik bir bölüm online karşılaşmalarda gerçek kimliklerini gizlediklerini ifade ediyor.
Sosyal medyayı takip etmediğini açıklayanların yüzde 15’i bunu gerekli kaynağa sahip olmamalarına bağlarken, yüzde 29’luk bölüm bunu, gerekli bilgiden yoksun olmalarıyla açıklıyor. Yüzde 11 ise her hangi bir fayda sağlayacağına inanmadıkları için böyle bir takibe girmediklerini ifade ediyor.



Kaynak : 