İstanbul önemli bir zirveye daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Uluslararası İşbirliği Platformu’nun (UİP) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayelerinde organize ettiği Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi, 26 ülkeden devlet ve hükümet başkanları ile bürokrat ve işadamlarının katılımlarıyla 3-5 Aralık 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
Zirveye, Türkiye’nin yanı sıra; Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Filistin, Irak, İran, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Kuveyt, Libya, Lübnan, Mısır, Özbekistan, Pakistan, Suriye, Suudi Arabistan, Tacikistan, Tunus, Türkmenistan, Umman, Ürdün ve Yemen katılacak.
UİP İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin ve UİP Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir, 3 Kasım 2010 günü Swissotel’de düzenledikleri basın toplantısında zirveyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Küreselleşen dünyada artık sınırların ortadan kalkmakta olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kerem Alkin, her alanda rekabetin arttığını, yeni oyuncuların katılımı ile siyasi, ekonomik, diplomatik ve kültürel dengelerin yeri ve etkinliğinin değiştiğini vurguladı. Alkin, sözlerini şöyle sürdürdü:
Uluslararası Stratejik İşbirliği çerçevesinde, Türkiye’nin mevcut birikim ve potansiyelini ortaya koyacak; özellikle bulunduğu bölge bağlamında, mevcut işbirliği olanaklarını en düzeylerde kullanılabilmesini sağlayacak türde çalışmalar yapmak, toplantılar düzenlemek amacıyla, çeşitli faaliyet alanlarından tanınmış ve saygın şahsiyetlerin katılım ya da katkılarıyla bir düşünce kuruluşu görevi yapmak üzere Uluslararası İşbirliği Platformu kuruldu.
İkili ve bölgesel işbirlikleri önemli
Ekonomik, siyasi, bilimsel, bürokratik ve kültürel alanlarda Türkiye ile bölge ülkelerinden ileri gelen resmi ve özel kişileri buluşturmayı amaçladıklarını belirten Alkin şöyle devam etti :
Ayrıca işadamları ve girişimcileri, yaratılacak saygı ve güvene dayalı bir diyalog çerçevesinde, gerek kendi aralarında, gerek uluslararası alanda daha geniş ölçekte işbirliği yapmaya özendirmeyi hedefliyoruz.
“Sıfır sorun” politikasına destek
Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisine sahip, demokratik ve laik bir bölge ülkesi olduğunu anımsatan Nüzhet Kandemir de şu değerlendirmelerde bulundu:
Konferansın amaçlarından biri de, başta Ortadoğu, Afrika ve Orta Asya ülkeleri olmak üzere, Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki ekonomik, siyasi, diplomatik ve bilimsel işbirliği olanaklarını geliştirmek, bunu yaparken de ülkemizin komşuları ile karşılıklı saygı ve içişlerine karışmama ilkelerine dayalı olarak yürütmek istediği ‘sıfır sorun’ politikasını güçlendirmektir.
Günümüzde Ortadoğu ve Afrika’nın yanı sıra Orta Asya’nın giderek önem kazandığının bir gerçek olduğunu söyleyen Kandemir şöyle devam etti:
Küresel ekonominin sunduğu fırsat ve mevcut tehditler çerçevesinde, konferansın özellikle Ortadoğu, Afrika ve Orta Asya ülkeleri ile Türkiye arasındaki stratejik işbirliği sürecine sürat ve etkinlik kazandırabilmesi amaçlanıyor.

Kaynak : 