Akıllı telefonlar ve bunların üzerindeki uygulamalara dönük geçtiğimiz günlerde yapılan bir inceleme, cihaz ve uygulamaların kullanıcılara farkettirmeden bilgi derlediğini ve bunları bir merkeze bildirdiğini gösteriyor.
iPhone ve Android uygulamaları özelinde yapılan incelemede, pek çok uygulamanın kullanıcı bilgisi dışında ve özel statüdeki veriyi aktardığı, iPhone uygulamalarının “casusluk” konusunda biraz daha ileride safhada olduğu ortaya çıkıyor. Aktarılan veriler arasında coğrafi lokasyon, telefonun ID numarası gibi bilgiler de bulunuyor. Bazı uygulamaların, daha ileriye giderek kullanıcı adı, kontak bilgileri gibi verileri de toplayabildikleri belirtiliyor. Olayın daha da vahim yönünü, kullanıcının buna karşı bir şey yapamaması oluşturuyor. Kullanıcılar, “opt out” seçeneği sunulmadığından takipten kurtulamıyorlar. Şimdilik çözüm bu uygulamalardan sonsuza kadar kurtulmaktan geçiyor.
İşte 2 popüler uygulama ve kullanıcının bilgisi dışında gerçekleştirdikleri:
- Hem Android, hem de iPhone sürümü bulunan müzik uygulaması Pandora, kullanıcının yaşını, cinsiyetini, lokasyonunu firmalara gönderiyor.
- Ücretsiz sms uygulaması TextPlus 4, telefonun ID’sini 8 reklam firmasına; lokasyon ve kişisel bilgileri de 2 ayrı firmaya gönderiyor.
“Uygulamalar neden ID bilgilerini topluyor” sorusuna mobil reklamcılık sektöründen Vishal Gurbaxani, ID’lerin kullanıcıların web’de yaptıkları her hareketi takipte birer “süper çerez”(super cookie) görevi gördüğü şeklinde cevap veriyor. Yani, bu bilgiye erişen bir şirket, kullanıcının en mahremini bile görüntüleyebiliyor.
Uygulamalardan 56’sı mobil cihazın ID numarasını, 47 uygulama ise kullanıcı lokasyonunu kullanıcı bilgisi dışında üçüncü şahıslarla paylaşıyor.
Nielsen, 2011 sonuna kadar Amerikalı mobil abonelerin web taramada en iyi sonuçları sağlayan işletim sistemi taşıyan bir akıllı telefona sahip olacağını öngörüyor.

Kaynak : 