Geçtiğimiz haftalarda Las Vegas’ta gerçekleştirilen Tüketici Elektroniği Fuarı(CES), salt donanımların görücüye çıktıkları bir yer değil. CES kapsamında bu yıl gerçekleştirilen bir panelde “kişisel gizlilik” konusu ele alındı. Katılımcılar, sosyal ağlar başta olmak üzere mahremiyetin dijital ortamda nerede başlayıp, nerede bittiğinin açığa çıkartılmasını tartıştılar.
Görünüşe göre, web ortamında yaşanan hızlı gelişmeler, bu mecrayı kapsayan düzenlemelerin güncellenmesi zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Mahremiyetin bir kişisel mülkiyet mi, yoksa doğal bir insan hakkı mı olduğu tartışmaların odak noktasını oluşturuyor. Amerikan Kongresi üyesi Marsha Blackburn, regülasyon boyutunun kazandırılmasından önce “veri mahremiyeti” tanımının yapılması gerektiğini belirtiyor. Zira bu konuda farklı değerlendirmeler söz konusu olabiliyor.
Online mahremiyet, e-ticaretin hız kazanması ve günlük hayatın hemen her yerinde karşımıza çıkıyor. “Online mahremiyet” odağında, gerçekleştirilecek düzenlemeler öncesinde tanımlamaların doğru yapılması, kavram kargaşasının ortadan kaldırılması isteniyor. Çevreler, online kimliğin gerçek kişiden ayrı tutulamayacağı görüşünü dile getiriyor. Soru, kamu envanterinde bulunan kişisel bilgileri kim ya da hangi kurumların yayınlayıp, saklayabilecekleri konusunda düğümleniyor.
Amerikalıların, online kişisel mahremiyete bir mülkiyet hakkı gözüyle bakmaları, web’deki etkileşime önemli ölçüde yansıyor. Örneğin, Facebook ve benzeri bir sosyal ortama katılımda kullanıcılara bir tercih hakkı tanınmıyor. Önceden belirlenmiş kurallar, o yapının adeta anayasasını oluşturuyor. Eğer bir servis kullanılmak isteniyorsa bunu sunan işletmenin belirlediği mahremiyet ve paylaşım kuralları uygulanıyor. Kişisel mahremiyet çevreleri, bu anlayışın gelecek için daha büyük risklere kapı aralayabileceği endişesini dile getiriyor.
Facebook ve Google gibi her gün terabyte nisbetinde veri toplayan yapıların, kişisel mahremiyeti düzenleyen uluslararası standartların henüz oluşmaması dolayısıyla kullanıcı bilgilerini istedikleri şekilde değerlendirebildiklerine dikkat çeken çevreler, bu durumun düzeltilmesi gerektiğini kaydediyorlar.

Kaynak : 