Hatırlarsanız 1 hafta kadar önce İtalyan rekabet kurumunun Google konusunda bir açıklama yayınladığını yazmıştık [1]. Söz konusu olayda, İtalya Gazete Editörleri Federasyonu’nun Google aleyhine yaptığı bir başvuru uzlaşma yoluyla çözülmüş ancak İtalyan rekabet kurumu (AGCM) İtalyan Parlamentosu’na bir rapor sunarak ülkede bir telif hakları reformu yapılmasını istemişti.
Bu haberin dışında Avrupa Birliği’nin de Rekabet Komisyonu aracılığı ile Google hakkında yeni bir soruşturma başlattığını öğrendik. Komisyon söz konusu soruşturma kapsamında, Google’ın arama sonuçlarındaki baskın pazar payını AdSense programı ve Google Maps, YouTube gibi uygulamaları lehine kullanarak bir rekabet ihlaline yol açıp açmadığını değerlendirme niyetinde. Bu sebeple de AB üyesi ülkelerdeki bazı reklamcılara, dikey arama firmalarına ve yayıncılara anket formları gönderilmiş.
Öte yandan Fizy ile ilgili yaşanan gelişmeler [2], Kurtlar Vadisi konusunda yaşananlar ve etkileri [3], [4], Google’ın PageRank sistemi ile içerik hırsızı sitelere adeta savaş açması [5] derken gördüğünüz üzere telif hakları konusu son dönemde oldukça fazla konuşulan bir konu oldu.
Biz de hem İtalya’da yaşanan olayı, hem Google’ın baskın pazar payını kötüye kullandığı iddialarını hem de genel anlamda telif hakları konusunu eski ECTA (Avrupa Rekabetçi Telekomünikasyon Birliği) başkanı ve telekom ve internet düzenleme uzmanı Innocenzo Genna’dan turk-internet.com için değerlendirmesini talep ettik. Genna’nın yorumları şu şekilde:
“İtalya Rekabet Kurumu (“AGCM”) söz konusu anlaşmazlığın çözümünde Google’ın Google News üzerinde yer alacak içerikleri kontrol etme hakkını yayıncılara verme ve reklam hizmetleri konusunda yayıncılara uyguladığı politikalarda daha şeffaf olma taahhütlerini kabul etmiştir.
AGCM, olası bir antitröst suçlamasından kaçınılmasını sağlayacak olan söz konusu uzlaşmayı sağlarken Google ile temasa geçerek firmanın pozitif bir tutum sergilemesini sağlamıştır. Sonuçta AGCM söz konusu vakanın yasal belirsizlikler taşıyabileceğini ve Google’ın kararı temyize götürebileceğini de göz önünde bulundurarak, herhangi bir antitröst suçlamasının bu vaka için bir çözüm sağlamayacağını öngörmüştür. Olası bir antitröst suçlaması karşısında İtalya yasalarına göre Google’ın 3 ayrı düzeyde temyiz hakkı olacağını ve yasal sürecin 10 yıl kadar sürebileceğini unutmamak gerekir.
Bununla birlikte AGCM, geleneksel değer zincirlerini ve operatörler ile yapımcıların rollerini tamamıyla değiştiren dijital ekonominin yükselişi ile birlikte yasal bir boşluk oluştuğu görüşüne varmıştır. Tüm paydaşların haklarını ve çıkarlarını koruyacak bir sistemin oluşturulması için yasal bir değişiklik gereklidir. Ancak AGCM bu konuda bir yasa teklifi oluşturma sorumluluğu taşımadığı gibi spesifik bir soruna çözüm için özel bir yasa hazırlanmasını da talep etmemektedir. Kurum sadece değişik paydaşlar arasındaki işbirliğini güçlendirecek bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Özetlemek gerekirse AGCM’nin bu konuda tüm pazarın faydasına olmayacak bir yasal yaptırım uygulamaktansa tarafları ticari bir çözüm bulmaları için bir araya getirerek elindeki gücü maharetli bir biçimde kullandığını düşünüyorum.
Diğer ulusal pazarlarda ve AB genelinde aynı durum henüz emekleme sürecindedir. Zaman zaman internet değer zincirinin farklı kademelerinde yer alan paydaşlar tarafından bu konuyla ilgili regülatör kurumların veya mahkemelerin önüne benzer vakalar getirilmektedir. Ancak halihazırdaki telif yasaları realiteyle örtüşmediğinden ve internetin geleneksel hizmetlerin büyük bir bölümünü değişime uğrattığından yasal yaptırımlar veya uygulamaların bu konuda tatminkar bir sonuç sağlayacağını düşünmüyorum.
Bu konuda farklı çıkarlar arasında bir denge sağlayacak yasal bir değişiklik yapılması gerektiğini düşünüyorum.
Bir yanda geleneksel yayıncılar ve film yapımcıları ve müzik prodüktörlerini de içeren diğer içerik sağlayıcılarının, internetin dağıtım modelleri, fiyatlandırma, ürün kontrolü ve kullanıcı hakları gibi konularda oyunun kurallarını değiştirdiğini artık idrak etmeleri gerekiyor.
Geleneksel yayıncılar ve içerik sağlayıcılar artık ürünlerinin ticari şartlarını tek yönlü olarak belirleyemezler dolayısıyla da iş modellerini yeni düzene adapte etmek zorundadırlar. Aksi halde yok olmaya mahkumdurlar. Yeni oluşturulacak telif hakları yasaları da bu gerçeği yansıtmak durumundadır.
Öte yandan internetten hizmet veren aracı kuruluşlar da, düzgün bir ücretlendirme sistemi sağlayamazlarsa yaratıcı ve inovatif içeriklerin risk altına gireceğini fark etmelidirler.
İnternet değer zincirinde yer alan tüm paydaşların faydalanabileceği uygun ücretlendirme sistemlerini oluşturmak ve ticari anlaşmalar sağlamak bu aracı kurumların faydasına olacaktır. Bunun bir örneği İtalya ve Fransa gibi bazı ülkelerde YouTube’ün hazırladığı ve siteye gönderilen içerik karşılığında içerik üreticilerine uygun bir ücret geri dönüşü sağlayan anlaşmalar olabilir.”
[1]- İtalya’da Şikayet Sonrasında, Google ile Gazeteler Anlaşma Yaptılar
[2]- Fizy.com’un Açılma Kararı Çıktı
[3]- Kurtlar Vadisi Yayınlayan 130 Siteden 18’ine Erişim Engelleme Geldi
[4]- Türk TV Kanalları, İnternet Üzerinden Korsan Dizi Yayınlarına Karşı Birleşiyor
[5]- Google İçerik Çiftliği Sitelere PageRank ile Savaş Açmaya Hazırlanıyor



Kaynak : 