Sağlık Bakanlığı tarafından cep telefonlarının sağlığa etkisi ile ilgili olarak rapor hazırlandı. Rapor çocukların ve hamilelerin sınırlı kullanımı ile kulaklık kullanmanın önemi, bağlantı kurulduktan sonra cep telefonunun kulağa tutulması, telefonun çeşitli organlardan uzak tutulması gibi pek çok noktaya dikkat çekiyor. Ama raporun yayınlanması sonrasında, geçen yıl kurulan Teknoloji Bilgilendirme Platformu[1] bir karşı açıklama yayınlandı. Açıklamada raporun bazı noktalarına ters bilgiler verildi.
Sağlık Bakanlığı Raporu
Sağlık Bakanlığı tarafından “Elektromanyetik Alanların Sağlık Etkilerini Değerlendirme Alt Kurulu” oluşturulduğu ve kurul tarafından yapılan çalışmalar sonucunda cep telefonu kullanılması ile ilgili rapor hazırlandığı açıklandı.
Sağlık Bakanlığı, cep telefonlarının insan sağlığına etkileri konusunda yapılan çok sayıda araştırmayı inceleyerek, kamuoyunun doğru bilgilenmesi için önlem alınması ve bilimsel bir kurul tarafından vatandaşları bilgilendirici önerilerin belirlenmesi gerektiği kanaatine vardığını duyurdu.
Raporda özet olarak,
- Çocukların ve hamilelerin cep telefonu kullanmaması uyarısında bulunurken,
- Uyurken cep telefonlarının kapatılması,
- Kapatılmayacaksa başucundan en az 1 metre uzağa konulması,
- Cep telefonlarının hareketli araçlar içerisinde kullanılmaması ve taşınmaması
- Araç içinde metal çeperlerden içeri yansıyan elektromanyetik alanın şiddetinin, açık havadakinden daha fazla elektromanyetik dalgaya yol açtığı
önerilerinde bulunuluyor.
Cep telefonundan yayılan dalganın mesafe ile orantılı olması nedeniyle, kablolu kullanılması, telefonun baş bölgesinden uzak tutulması, kulaklığın olmadığı durumlarda “hopörlör” modu ile konuşulması tavsiye ediliyor.
Cep telefonlarının olabildiğince vücuttan uzakta kullanılması ve bulundurulması, özellikle kalp, beyin, böbrek gibi organlardan uzakta tutulması gerektiği tavsiye edilirken, bebek odaları, yatak odaları ve çocukların yakınında cep telefonu bulundurulmaması özellikle vurgulanıyor. Uyurken cep telefonlarının kapatılması, kapatılmayacaksa başucundan en az 1 metre uzağa konulması öneriliyor.
Hem çocukların, hem de hamilelerin kullanmamaları, çocukların mümkün olduğunca geç kullanmaya başlamaları tavsiye ediliyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından, cep telefonu ile yapılan görüşmelerin mümkün olduğu kadar kısa tutulması ve daha çok kısa mesajlardan yararlanılmasını öneriliyor ve görüşme sırasında, numara çevrildikten sonra hat bağlanıncaya telefonun vücuttan uzak tutulması, cep telefonuna gelen arama olduğunda ya da arama yapılması gerektiği durumlarda, bağlantı kurulduktan sonra cep telefonunun kulağa tutulması ile elektromanyetik radyasyona maruz kalmanın önemli ölçüde azaltılacağı belirtiliyor.
Tavsiyelerden birisi de, SAR değeri düşük telefonların tercih edilmesi şeklinde.
Sağlık Bakanlığı, hareketli araçlar içerisinde cep telefonu kullanılması ve hatta taşınmasını önerilmiyor. Araç içinde metal çeperlerden içeri yansıyan elektromanyetik alanın şiddeti, yolculara açık havadakinden daha fazla elektromanyetik dalgaya maruz kalmasına neden olabiliyor şeklindeki açıklamanın yanısıra sürekli değişen baz istasyonları ile iletişime geçmeye çalışan cep telefonunun, normalden çok daha fazla elektromanyetik dalga yayabileceğine dikkat çekiliyor.
Tabi ki, araç kullanırken cep telefonu veya araç telefonu kullanılmasının dikkati azalttığı ve kazalara neden olabildiği uyarısında da bulunuluyor. Bu durumlarda aracın güvenli bir yere çekildikten sonra cep telefonu ile konuşulması tavsiye ediliyor.
TBP, Cep’te Risk Yok, Uluslararası Çalışmalar Risk Yok Diyor
Sağlık Bakanlığı’nın bu uyarılarının arkasından geçen yıl kurulan ve içinde bazı bilim adamlarını içeren Teknoloji Bilgilendirme Platformu derhal bir açıklama yayınladı. Bu açıklama, raporun bazı noktalarına ters bilgiler içeriyor. Açıklama şu şekilde :
Cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik dalgaların insan sağlığına etkisini araştıran bilim adamları, endişe edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
GSMA: Mobil iletişimin sağlığa zararı yok
219 ülkede 800’den fazla mobil iletişim şirketinin bağlı olduğu Dünya GSM Birliği’nin (GSMA), 31 Ocak 2011 tarihinde yayınladığı “Mobil Teknoloji, Sağlık ve Çevre“ belgesinde, yeni nesil cep telefonu teknolojileri ve cep telefonlarının sağlığa etkisi ele alınarak pek çok araştırmadan bilgiye yer verildi.
Dünya Sağlık Örgütü: Baz istasyonları ve mobil telefonların sağlığa zararlı olduğuna dair kanıt yok
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tespitlerine yer verilen belgede, son 20 yılda cep telefonlarının olası riskleri üzerine birçok çalışma yapıldığı ifade edilerek, baz istasyonları sinyallerinin sağlığa zararlı olduğuna dair tatmin edici bilimsel bir kanıt bulunmadığı belirtildi.
Belgede ayrıca Nisan 2010’da Alman Parlamentosu’nda bir soru önergesine Alman Radyasyondan Korunma Federal Ajansı’nın verdiği yanıt yer alıyor. Yanıtta “Alman Mobil Telekomünikasyon Araştırma Programı, şu an kullanılan limitlerle sağlanan mobil iletişimin sağlık üzerinde herhangi bir zararlı etkisi olmadığını gösterdi” deniliyor.
GSMA: Daha güçlü sinyal, daha az güç kullanımı ve daha uzun pil ömrü demektir
GSMA belgesinde tüm mobil teknolojilerin kullanılan servis tipine (data veya ses) göre ve antenlere olan uzaklığa göre güçlerini minimum seviyede tuttukları belirtiliyor.
Benzer bir yorum GSMA Araştırma ve Sürdürülebilirlik Birimi Direktörü Dr. Jack Rowley’den de geldi. Rowley, cep telefonlarıyla görüşme yapabilmek için baz istasyonlarının gerektiğini belirtirken, baz istasyonlarına yakın olunan yerlerde iletişim daha kolay olduğunu, baz istasyonlarına uzak olunan yerlerde ise cep telefonunun iletişim için daha fazla güç harcadığını ve iletişimin daha zor olduğunu belirtiyor.
(kaynak: GSMA, Mobile Technology, Health and the Environment, LTE: Technology and Health document)
Dr. Jack Rowley, cep telefonlarının radio vericisi olduğunu ancak iletişimin cep telefonundan bir diğer cep telefonuna değil, cep telefonundan baz istasyonuna ve oradan diğer cep telefonuna sinyallerin iletimiyle gerçekleştiğini belirtiyor. Bu durumda, baz istasyonlarının mobil iletişim için gerekli olduğu bir bakıma vurgulanmış oluyor. Rowley, cep telefonlarının minimum seviyede çalıştığını ve bir baz istasyonunun kapatılması durumunda cep telefonu kendisine en yakın diğer baz istasyonundan sinyal alabilmek daha fazla güç harcayacağını belirtiyor. Ayrıca, 3G’nin evlerimizde kullandığımız kablosuz telefonlardan daha az maruziyet sağladığına dikkat çekiyor. Cep telefonu kullanımında maruziyeti en aza indirgemek adına handsfree kullanımın maruziyeti % 99 daha zararsız hale getirdiğini vurguluyor.
INTERPHONE, “RİSK YOK” DİYOR
Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın desteğiyle, dünyanın geniş kapsamlı araştırmasını yürüten Interphone Çalışma Grubu (Interphone Study Group) raporunun sonuçları açıklandı. Interphone’un 10 yıldır 13 ülkede 30 yaş üstü 5 binden fazla katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırmanın ara raporunda cep telefonlarının olumsuz etki yarattığına ilişkin kesin bir sonuca varılmadığı belirtiliyor.
Yaklaşık 10 yıldır 13 ülkede epidemiyolojik çalışmalar yapan Interphone Çalışma Grubu, 13 ülkede 5 binden fazla cep telefonu kullanıcısı üzerinde epidemiyolojik araştırma yapıyor. Bu gruba üye ülkeler Almanya, Danimarka, Avustralya, Fransa, Finlandiya İngiltere, İsrail, İtalya, Japonya, Kanada, Yeni Zelanda, Norveç ve İsveç’tir. Interphone araştırmasına üye ülkelerden 100 kadar bilim adamı katılıyor.
Interphone’dan alınan bilgilere göre herhangi bir beyin kanseri artış riski gözlemlenmediği, ancak özellikle gençlerde gerçekleştirilen arama zamanlarındaki değişiklikler ve Interphone tarafından çalışmanın başlatıldığı tarihten itibaren cep telefonu kullanımı alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin, daha fazla yeni araştırmalara konu olabileceğinin gerekliliğini ortaya çıkardığı belirtiliyor.
DÜNYA SAĞLIK KORUMA AJANSI
Sağlık Koruma Ajansı’na (Health Protection Agency) rapor veren bağımsız Non- İyonize Radyasyon Danışma Grubu (Advisory Group of Non-Ionizing Radiation), INTERPHONE çalışmalarını gözden geçirerek yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
- “INTERPHONE çalışmaları iyi tasarlanmış, özenle yapılmış ve cep telefonu kullanımından kaynaklanan olası sağlık risklerini anlamamıza önemli katkıda bulunmuştur. Çalışmalarda, cep telefonu kullanımı ile beyin tümörü ilişkisi incelenerek, hayvanlar üzerinde yapılan laboratuar deneylerinde hayvanların radyofrekans radyasyona maruz bırakılmasıyla elde edilen sonuçlar değerlendirildi. Yapılan bu çalışmalar sonucunda da cep telefonu kullanımının ve radyasyona maruziyetin kanser üzerinde etkisi olmadığı anlaşıldı.”
İlgili Linkler
– Childhood cancer and proximity to mobile phone masts
– Mobile phones do not pose health risk, German survey shows
Sonuçta “zararlı mı, zararsız mı, anlamadık” derseniz, dünya’da da bu konunun henüz tartışılmakta olduğunu belirtelim. Zaten burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz, “Cep Telefonu Kanser Nedeni mi, Değil mi? Tartışmalar Sürüyor” başlıklı habere bakarsanız, turk-internet.com olarak 1 yıl önce aynı konuya incelemişiz. Gördüğünüz gibi, o gün tartışılıyormuş, bugün de hala tartışılıyor.



Kaynak : 