Erzincan’da gezi ve incelemelerini sürdüren Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, sayısal yayıncılık ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Binali Yıldırım, 2015 yılına kadar, Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin kararı nedeniyle herkesin sayısal yayına geçeceğini söyledi.
Ulşatırma Bakanı Binali Yıldırım, Erzincan Öğretmenevi’nde düzenlenen Türkiye Sayısal Yayıncılık Ve İletişim Teknolojileri Zirvesinde yaptığı konuşmada, bu konuda önemli açıklamalar yaptı. İletişimin çok hızlı geliştiğini vurgulayan Yıldırım, doksanlı yılların başında sabit telefondan başka iletişim aracının bulunmadığını, seksenli yıllar da ise Türkiye’de telefon temin etmenin bile büyük bir eziyet olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin o günlerden bu günlere gelirken hızlı bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Yıldırım şöyle konuştu:
“Gece gündüz, ister cep telefonuyla, ister sabit telefonla, isterse de internetle görüşmelerini rahatlıkla yapabiliyor. Şimdi artık iletişim daha doğrusu ses iletimi haberleşmenin vazgeçilmez en önemli parçasıyken, şu anda ses iletimi toplam bilişim ve iletişim faaliyetleri içerisinde gittikçe küçük bir pay oluşturmaktadır.”
Yarının iletişim otoyollarının inşa edilmekte olduğuna dikkat çeken Bakan Yıldırım, şimdi ise yakın sahadan bahsedildiğini, yakın sahanın bir hizmeti bir çok değişik yoldan yapmak olduğunu belirtti. Eskiden telefonlardan sadece görüşme yapıldığını bugün ise telefon hatlarında internetin olduğunu söyleyen Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:
“Televizyon hizmeti, ADSL hizmeti, bunlar gittikçe gelişen teknolojiye bağlı olarak gelen hayatımızı kolaylaştıran hizmetler. Sürekli teknoloji geliştiği, değiştiği için ‘Hangi altyapıyı yapalım, hangi sistemi seçelim, hangisini seçersek iyi olur, hangisini seçersek modası geçmez?’ gibi düşünceler oluyor, insanların kafası karışıyor.
“Sayısal yayıncılıktan ne anlıyoruz, ne yaparsak sayısal yayıncılığı geliştirebiliriz? Efendim köylerin evlerin bacalarında, çanak antenler var. Şehirlerde kasabalarda herkesin bacasında penceresinde eskiden böyle sağa sola telleri çıkan antenler vardı. Sonra gitti çanaklar geldi. Acaba doğru olan bu mu? Yoksa bunun dışında başka görsel kirliliği olmayan, hem kontrolsüz içerik neşriyatı yapmayan sistemler var mı? Bunlar konuşulacak.
2015 yılına kadar, (Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin kararı var) herkes sayısal yayına geçecek. Sayısal yayında şu demek; yani bir frekans aralığı var. Şu anda analog dediğimiz bu frekans aralığı terk edilecek, daha fazla sıkıştırılarak daha kaliteli yayın yapmak.”
Bir aralıkta 50 tane kanal yayın yapacaksa 300 tane kanalın yayın yapacağı yeni bir frekans aralığına geçeceklerini söyleyen Yıldırım, buna geçtikleri zaman da buna ait bir altyapı yapacaklarını ifade etti. Alıcıların, vericilerin hepsinin elden geçmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım,
O dağda bayırda rast gele dikilmiş salkım saçak direklerin üzerindeki aletler, tek bir kulede, adeta şehrin alameti olan bir kule üzerinde toplanacak ve orada yayınlar yapılacak. Bu yayınlar oradan yapıldığı zaman hareket halinde, evin içinde evin dışında yayın kalitesi daha da güzelleşecek. Ayrıca görüntü kirliliği ortadan kalkacak.
dedi. RTÜK, Telekomünikasyon Kurumunun ülkemizin sayısal yayına geçmesi için düşünülen planı gerçekleştirmek için çalıştığını ifade eden Yıldırım, RTÜK’ün bu anlamda kanundaki engelleri kaldırarak, yeni kanun çıkaracaklarını vurguladı. Bazı uygulamalar başlattıklarını da anlatan Bakan Yıldırım konuşmasının devamında şunları söylüyor:
“Çanakkale Valiliği bir proje başlattı. RTÜK bu projeye destek veriyor. Biz bu yayıncılığı tek bir noktada toplayarak, sayısal yayıncılığı yapacağız. Erzincan’da da bu işe karar verdik, yakında Erzincan’da bu işe başlanacak. Valimiz, bu kuruluşlarla temas halinde olarak, bunu gerçekleştireceğiz.”
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer de bugün bilgi teknolojileri, iletişim ve yayıncılıkla ilgili en güncel konunun yakınsama olduğunu, çünkü son yıllarda iletişim içerik ve yayıncılığının birbirinden ayrılmaz birer unsur haline geldiğini söyledi.
Sayısal yayıncılıkla ilgili sadece verici ve yayın sistemlerinde değil, evlerdeki pasif anten konumunda olan televizyon olarak tanımlanan alıcılarda da çok ciddi fonksiyon farklılıkları meydana geleceğine dikkati çeken Acarer şunları söyledi :
İnanıyorum ki birkaç yıl sonra bilgisayar, televizyon alıcıları, laptop, kayıt cihazları gibi kavramlar ortadan kalkacak, bunların tüm işlevlerini yerine getirecek yeni cihazlar yaşantımıza girecek.

Kaynak : 