Turk-internet.com olarak 2 gün önceki bir yazımızda [1] Olağan Yıllık Genel Kurulu yaklaşan Turkcell ile ilgili son gelişmeleri ve şu ana kadar yaşanan süreçleri değerlendirmiştik. Yine aynı yazımızda, bazı gazetelerde TeliaSonera CEO’su Lars Nyberg’in ağzından yazılan “Altimo ile anlaştık, Turkcell’i ele geçirmek istiyoruz” sözleri üzerine turk-internet.com olarak TeliaSonera’nın Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Grup İletişim Direktörü Cecilia Edstorm ile görüştüğümüzü iletmiş ve genel bir açıklamaya yer vermiştik.
Söz konusu haber yayınımızın ardından bizi telefonla arayan TeliaSonera’nın Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Grup İletişim Direktörü Cecilia Edstorm’a hem telefonda hem de e-mail üzerinden çeşitli sorular yönelttik. Edstorm ile yaptığımız bu söyleşiyi aşağıda okuyabilirsiniz:
Turk-internet.com: TeliaSonera’nın Türk hükümeti ile olan ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Son olarak 20 Ekim 2010 tarihinde düzenlenmesi planlanan Turkcell Olağanüstü Genel Kurulu hükümet komiserlerinin gelmeyişi nedeniyle yapılamamıştı. O dönemde her iki hükümet komiserinin de trafikte sıkıştıkları ve Olağanüstü Genel Kurula yetişemedikleri gibi bir açıklama yapılsa da, pek çok kişi bunu hükümetten hissedarlara yönelik bir mesaj olarak yorumlamıştı. Bu konudaki değerlendirmenizi ve TeliaSonera ile Türk hükümeti arasındaki mevcut durum konusundaki yorumunuzu alabilir miyiz?
Cecilia Edstrom: TeliaSonera, Turkcell’deki hissedarlığı ile ilişkin olarak Türk hükümeti temsilcileri ile düzenli temaslarını sürdürmektedir. Niyetlerimiz hakkında açık ve şeffaf bir diyalog ortamını sürdürmenin ve de daha iyi bir yönetim şekli ve adil bir oyun alanı gibi bizim için için önem arz eden konuların altını çizmenin bu bağlamda önemli olduğuna inanmaktayız.
Türkiye’nin lider operatörü olan Turkcell’de amaç yüksek Türk ve Uluslararası kurumsal yönetim standartlarına uygun, iyi işleyen bir yönetim yapısını oluşturmak olmalıdır. Turkcell yönetim kurulunun zorlu kararları, herhangi bir stratejik hissedarının blokaj hakkını kullanmasına gerek kalmadan alabiliyor olması gerekmektedir. Bu nedenle birkaç seneden beri, TeliaSonera daha fazla bağımsız yönetim kurulu üyesi seçimini sağlayarak Turkcell’deki mevcut yönetim kurulu yapısını değiştirmeye çalışmaktadır. Ancak bu girişimler Çukurova grubu tarafından engellenmektedir.
Turkcell’in daha yüksek bir kurumsal yönetim yapısından fayda sağlayacağına inanmaktayız. Mevcut yönetim kurulu yapısını değiştirerek ve yönetim kurulunun etkin çalışmasını güvence altına alacak bir bağımsız üye daha ekleyerek Turkcell’in çok daha rekabetçi bir yapıya sahip olacağını düşünmekteyiz.
Turkcell’de TeliaSonera’nın %38 hisse ile diğer stratejik hissedarlar olan Altimo (%13,2) ve Çukurova Grubu’na (%13,8) oranla daha fazla hisseye sahip olmasına karşın firmamız, Turkcell’in bir sonraki Yıllık Genel Kurulu’nda bu 3 stratejik ortağın her birisinin Turkcell Yönetim Kurulu’nda 2’şer temsilci barındırmasını kabul etmekte ve SPK’nın talebi doğrultusunda yönetim kurulundaki bağımsız üye sayısını arttırma teklifini savunmaktadır.
Bu şekilde oluşturulacak bir yönetim kurulu yapısı, Türkiye’deki kanunların tanıdığı “bir oylamanın geçerli kabulü alabilmesi için çoğunluk şartı aranması” prensibi gereği (bu durumda en az 5 yönetici) ile birlikte, daha sağlıklı bir yönetim kurulu yapısı oluşmasını sağlayacaktır. Bu yeni yapıda hiçbir stratejik ortak tek başına yönetim kurulunu kontrol edemeyeceği gibi, 2 stratejik ortağın bir araya gelmesi de kontrol için yeterli olmayacaktır.
Turk-internet.com: Bir önceki sorumuzla ilintili olarak, Türkiye’deki bazı gazetelerde (ki bunlar büyük medya portalları) TeliaSonera’nın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ile görüşmeler yaparak Başbakan’ı, Turkcell’in yönetim kurulu yapısında bir değişiklik olsa bile Türk bir firma olarak kalmaya devam edeceği yolunda ikna çalışmaları yaptığı yazıldı. Bu konuda ne söyleyebilirsiniz? Verilmiş bir söz var mı?
Cecilia Edstrom: Turkcell, Türkiye’de lider durumda olan ve son derece başarılı bir telekom operatörüdür ve bu pozisyonun güçlendirilmesi gereklidir. Turkcell bir Türk firması olarak kalmaya devam etmelidir. Turkcell’in işletmesi yerel bir iştir ve dolayısıyla da, gelecekteki olası yönetim kurulu veya hissedar yapısındaki değişikliklerinden bağımsız olarak, Turkcell Türk yöneticilerle Türk bir firma olarak kalmaya devam etmelidir.
TeliaSonera’nın bu konuda sahip olduğu bakış açısı budur ve gerek Türk hükümeti temsilcileriyle, gerek Turkcell’deki diğer hissedarlarla, gerek idari kadroyla gerekse de basınla, yani kısacası Turkcell’deki tüm paydaşlarla yaptığımız iletişimde bu bakış açısını paylaşmaktayız.
Turk-internet.com: Turkcell’deki organizasyon yapısını değiştirmek gibi bir planınız var mı? Bildiğimiz kadarıyla Turkcell’de idari düzeyde çalışan tüm yetkililer Türk. TeliaSonera daha önce de özellikle yerel pazarda gösterilen performanstan ve operasyonlardan son derece menun olduğunu açıklamıştı. Ancak basında zaman zaman idari kadroda bir değişikliğe gidileceği spekülasyonları yer alıyor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
Cecilia Edstorm: Turkcell’de firmanın performansını değerlendirmek bireysel olarak hissedarların değil, Turkcell Yönetim Kurulu’nun sorumluluğu ve yetkisindedir. TeliaSonera, tıpkı diğer büyük hissedarlar gibi, mevcut Turkcell Yönetim Kurulu’nda iki üye ile temsil edilmektedir. Turkcell Yönetim Kurulu ve idareciler şirketin performansını düzenli olarak gözden geçirmektedirler ve operasyonel düzeyde performans hedeflerini tutturmak ve mükemmeliyeti sağlamak üzere gereken tedbirleri ve aksiyonları almakla onlar yükümlüdürler.
Bu söyleşinin devamını Edstrom: Altimo ile Anlaşmamız, Turkcell’in 2 Firmanın Yer Aldığı Dış Pazarlarda Genişlemesine Engel Olmamayı Güvence Altına Alıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
[1]- TeliaSonera Başkan Yardımcısı Edstorm : ‘Turkcell’in Kontrolünü Almak Gibi Bir Uğraşımız Yok’

Kaynak : 