Online ödeme sistemleri şirketi Paypal, dün İrlanda’da 150 kişiye istihdam sağlayacak bir girişim başlattığını duyurdu. Geçtiğimiz yıla kadar Başkent Dublin’de 1000 kişi çalıştıran Paypal, 2010’da da 100 kişiyi daha işe almıştı.
Perakende devi eBay’in sahibi olduğu Paypal’ın İrlanda operasyonlarını genişletme kararı, Facebook, Google, YouTube gibi teknoloji devlerinin bu ülkeyi seçmelerinde ne kadar etkili oldu bilinmez, ama İrlanda Yatırım Ajansı IDA(Industrial Development Agency) Başkanı Barry O’Leary, son alınan yatırım kararının ardından ülkesini “Avrupa’nın İnternet Başkenti” ilan etti.
Gözlemciler, teknoloji firmalarının İrlanda’yı “üs” seçmelerinde bu ülkenin kurumlar vergisine uyguladığı sübvansiyonun etkili olduğu görüşünü beyan ediyorlar. Verilen teşviklerin de etkisiyle İrlanda’da, sadece 48 günde 750’den fazla istihdam yaratılmış oldu. Paypal’ın, yatırımlarını genişletme kararının İrlanda’nın bu perspektifte dünyadaki bilinirliğini artırmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Yazılım Sanayicileri Derneği YASAD’ın eski başkanı ve Tekimed Genel Müdürü Gülara Tırpançeker’e, İrlanda’nın yakaladığı ivmeyi soruyoruz. Tırpançeker, şu değerlendirmeyi yapıyor:
“İrlanda istihdamı artırmak için yerli ve yabancı yatırımcılara vergi avantajları sağlamıştır ve yabancı yatırımcıyı da ülkelerine getirerek işşizlik sorununu çözmeye çalışmıştır. Örneğin; işşizlik 1986 yılında yüzde 17 iken 2001 yılında yüzde 4’e düşmüştür. İrlanda; sağladığı avantajlar ve kolaylıklar ile son yıllarda da özellikle bilişim ve iletişim sektörü ile sağlık sektöründe yabancı yatırımları artırarak istihdam sağlamaktadır. Örneğin; Facebook, YouTube, Google ve American Medical Systems gibi şirketler İrlanda’yı Avrupa üsleri olarak seçmişlerdir.
Türkiye de bilişim sektörü ile istihdamı artırarak işşizliği düşürebilir. Çünkü, ekonominin tüm kollarını etkileyen Yazılım ve Hizmetleri üretmek için en önemli girdi, akıl ve yaratıcı güçtür. Bilişim sektörünün en değerli kaynağı, eğitimli insandır. Ülkemizin de en önemli avantajı insan kaynağımızdır. Ülkemizin yaş ortalaması 28,3 olup nüfusumuzun yüzde 51’i 25 yaşın altındadır. Bunun için de bu sektörü desteklemek ve yol haritasını belirleyerek uygulamak gerekmektedir.”
Bu arada, İstanbul hatırlanacağı üzere “2010 Avrupa’nın Kültür Başkenti” ilan edilmişti. Ancak, ne yazık ki hem merkezi hem de lokal yöneticiler bu fırsatı değerlendiremediler. “Kültür Başkenti” açılış günü 100 binlerce dolarlık “maytap atarak” bu işi kolayca halledebileceklerini düşündüler. Hiç bir tabanı ve planlaması olmadığı için “Kültür Başkenti” yazıda ve sözde kaldı, senesi dolmadan ne başkenti olduğu unutuldu.
Türkiye ile İrlanda arasındaki fark, işte tam da bu noktada ortaya çıkıyor: devletinden sivil toplum kuruluşuna ve son kertede bireyine kadar herkes o işi tüm boyutlarıyla ciddiye alıyor, sahipleniyor. Biz de ise “sade suya tirit” misali iş lafta kalıyor. Şayet Türkiye, yazılımda dünyada belirli bir yere gelmek istiyorsa sektör çevrelerinin vurguladığı gibi “işi” sıkı tutmalı, günlük kısır tartışmalara değil, uzun vadede fayda sağlayabilecek organizasyonlara konsantre olmalı.

Kaynak : 