Söyleşinin ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Kaldığımız yerden söyleşiye devam ediyoruz. Bu söyleşinin son bölümünde videosunu da seyredebilirsiniz.
turk-internet.com : Peki, e-imza konusuna gelirsek?
Cahit Sabır : E-imza konusu da, işlemlerde, tabii yaş imzayla, ıslak imzayla yapılan işlemlerin benzerini elektronik ortamda yapmak amacıyla hazırlandı. Yasa da, yanlış hatırlamıyorsam, 2006 veya 2005 yılında yasa da çıktı. Uygulamadaki güçlükler nedeniyle, arzu edilen seviyeye gelemediğini görüyoruz. Bazı özel uygulamalarda kullanılıyor. Ama, başlangıçta arzu edilen seviyeye geldiğini söylemek zor. Bankacılıkta da, bazı uygulamalarda var. Son, mesela, İki Bileşenli Kimlik Doğrulama’da da, doğrulama araçlarından birisi olarak elektronik imza kullanmak mümkün.
turk-internet.com : Mobil imza olarak…
Cahit Sabır : Mobil imza, elektronik imza, mümkün, mevzuat, düzenleme mümkün olduğunu gösteriyor. Ama uygulama ve piyasanın, diyelim, kabul etmesi açısından, müşterilerin, piyasanın, bankacılara, bankacılık sektörüne has bir olay değil, yani, geneline ilişkin olarak, uygulamayı kabul edecek aktörlerin kabul etmesi açısından bir yavaşlık var. Yani, daha fazla olması beklenir, beklenti o yönde, ama, maalesef çok fazla artmadı. Ama, ihtiyaç duyulan, spesifik işlemlerde uyguluyoruz, yani, biz de geniş bir, nedir, popülasyonda uygulamıyoruz, ama, bankalarda çok değişik, özel, spesifik, güvenli bilgi alışverişi gerektiren, alışveriş yapılan kişinin kimliğini gerektiren bilgi alışverişi işlemlerinde kullanılıyorlar, öyle çok sayıda örnek var.
turk-internet.com : Bilişim suçlarına girdiği için soruyorum; kredi kart dolandırıcılıkları, orada durum nedir? Azalma, çoğalma, veya…
Cahit Sabır : Orada da, klavyeden şifre girme uygulaması, ülkemizde, dünyadaki ilk uygulamalardan birisi. Sanıyorum, dünyada ikinci uygulayan ülkeydik. Aradan zaman geçince, tabii, tam rakamı hatırlamak zor, ama ilklerden biriydik. Orada da, bu şifrenin imzayla değil, ekrandan girilmesi, olayları oldukça azalttı. Şimdi, Internet’ten alışverişte yeni bir uygulama başlıyor, 3D güvenlik, başladı, daha doğrusu. O da bu yıl başı itibariyle başladı. 3D güvenlik uygulaması diye. Bununla ilgili olarak, web sitemizde bir kamuoyu duyurusu da yayınladık, yılın hemen başlarında. Burada getirilen güvenlik uygulaması, müşterilerin ve iş yerlerinin de katılımında gönüllülük aradığı için, bir miktar iş yerlerimizin, müşterilerimizin de zorlamasını gerektiriyor. Orada, Internet’te güvenli alışverişi arttıracağını ve oradaki iş hacmini arttıracağını düşünüyoruz…
turk-internet.com : Şimdi, iş yerlerinin de bu konuda çalışması gerekli, diyorsunuz. Ben de, size şunu sormak istiyorum; Bankalar Birliği olarak, siz, bu dolandırıcılık konularında, polisle ya da ilgili hukukî mercîlerle birtakım çalışmalar yapıyor musunuz?
Cahit Sabır : Tabii. Yasal, yani yasal imkanların elverdiği ölçüde veya yasal olarak ne yapılması gerekiyorsa, çalışmaları yapıyoruz.
turk-internet.com : E-Ticaret konusunda, özellikle, teminat mektubu gibi zorlayıcı koşullar görüyoruz, bankaların 40 günlük teminat mektubu istemeleri vs. gibi. Ya da, sanal pos vermekte zorluk olduğu söyleniyor. E-Ticaret konusunda birkaç büyük web sitesi battı birkaç sene önce, oradan bankaların zarar gördüğünü biliyoruz. Bu konuda biraz bizi aydınlatır mısınız? Nedir durum? E-Ticaret konusunda biraz daha kolaylaştırılamaz mı?
Cahit Sabır : Zor bir soru. E-Ticaret, yani sanal olarak alışveriş, sanal deyince, karşınızdakine güvenmeniz lâzım. Bu güveni sağlamak için de, karşınızdakinin hakikaten güvenilir olduğunu sorgulamanız lâzım. Alışveriş eden kişiler de, sanal alışveriş yaparken veya Internet’ten alışveriş yaparken, güvendikleri siteleri gerçekten takip ediyorlar, kontrol ediyorlar. İlk defa birisiyle alışveriş yapacaklarsa, referans almaya gayret ediyorlar…
turk-internet.com : Bilinç arttı, diyorsunuz, yani…
Cahit Sabır : Evet. Benzer şekilde, benzer şekilde, bankaların da aynı uygulamayı yapması bana son derece doğal geliyor. Neticede, karşınızda, fizikî bir şeyden öte, Internet üzerinde bir kimlik var. Bu kimliğin arkasının fiziken dolu olup, olmadığını da iyi kontrol etmek gerekiyor. Hem kendisinin bazı risklere maruz kalmasını doğurabilir, hem de müşterilerin, alışverişi yapan müşterilerin veya bankanın aracılık ettiği işlemler dolayısıyla halkın mağdur olmasına yol açabilir. Kontrol etmesi, bence, makûl ve gerekli bir şey…
Söyleşinin son bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 