ABD’de yapılan araştırmalar,Facebook kaynaklı boşanmalarda büyük bir artış olduğunu gösteriyor. Ülkemizdeki avukatlar da benzer düşüncelere sahip.
Ancak uzmanlar Facebook ya da diğer sosyal networklerin tek başına boşanma nedeni olmadığını, arka planda mutlaka süregiden mutsuzluklar olduğunu belirtirken, boşanma dilekçelerinde Facebook’a daha çok yer verildiğine dikkatleri çekiyorlar.
Amerikan Boşanma Avukatları Akademisi tarafından 2010 yılında yapılan bir araştırma, boşanma davalarında sosyal networklerdeki kayıtların delil olarak gösterilme oranının arttığını göstermiş. Facebook ise % 66 ile, resim ve kayıtların delil olarak gösterildiği sosyal networkler arasında ilk sırada yer alıyor.
Mesela İngiltere’de de, 5 boşanmadan birisinde, mutlaka Facebook deliline rastlanıyor. İngiliz “Online Boşanma Servisi” verilerine bakıldığında, şirketin 5000 boşanma dilekçesinin 989’unda “Facebook” kelimesi yer almış[1]. Bu başvuruların tümü de boşanmayla sonuçlanmış. Ancak bu resmi bir araştırma değil.
Türk boşanmalarında da Facebook delilleri sunulabiliyor
Duruma Türkiye açısından baktık ve Avukat Gökhan Ahi’ye sorduk. Şunları söyledi :
Aynı şekilde, Türkiye’de de artık bir çok boşanmanın nedeni, Facebook veya diğer sosyal networkler olabiliyor. Bu tür sosyal networkler aslında esas nedeni oluşturmuyor. Sadece daha önceki evlilik sorunlarının daha da keskinleşmesine yol açıyor.
Bu alandan veri toplama yapılıyor. Eşler, kendisinin olmadığı bir düzlemde, diğerinin hayatı nasıl yaşadığına dair (arkadaşları, karşılıklı iletişim düzeyi vs) bilgi toplayabiliyor. Zaten var olan mutsuzluklar, bu sebeblerle birleştiriliyor ve boşanma daha kolay hale getiriliyor.
Dikkate değer bir husus; bu tür sosyal sitelerdan elde edilen veriler, birçok mahkeme tarafından da delil olarak kabul edilebiliyor.
Bir başka husus da şu; bir çok insan eski okul arkadaşı, ya da eski aşkını bulup yeniden konuşma imkanı buluyor. Buradan eski bir aşk hikayesinin tazelenmesi çıkabilir. Bu da boşanmaya doğru gidebiliyor.
Türkiye’de resmi bir istatistik yok ama kendi kişisel izlenimim 10 boşanmadan 3’ünde Facebook delili olduğu şeklinde.
Ama yeniden belirteyim, Facebook ana sebebi değil. sadece bu sebebi kuvvetlendiren bir yan unsur..
Evli Çiftlerin Dikkatli Olması ve Şifrelerini Eşine vermesi Öneriliyor
Tabi Facebook’un dilekçelerde yer almasının tek nedeni “delil” olması değil. Kendisinin de fonksiyonu var ve bu bazen “yanlış anlamalar”, bazen “ilişki kolaylaştırması”, bazen de “zaten çapkın olan eşin, hareketlerinin daha kolay görülebilmesi” şeklinde gerçekleşiyor.
Ama ne olursa olsun, Facebook’un boşanma dilekçelerinde daha çok yer alması, dikkatleri üzerine çekmesine neden oluyor. Uzmanlar evli çiftleri, sosyal networkler üzerindeki hareketleri konusunda uyarıyor.
Sosyal networklerde eski lise, üniversite ya da iş arkadaşlarını bulan kişilerin, hatıraları paylaşırken, yakınlaşabildiklerini ve zaman içinde ilişkinin fiziksel hale bile dönüşebildiği görülüyor.
Ama sadece eski tanıdıklar değil, sosyal networkler üzerinde yeni ilişkiler de oluşturulabiliyor. Resimlerin, özel hayatın ve şahsi detayların yer aldığı profiller, kişilerin birbirini daha kolaylıkla tanımasına ve zaman içinde yakınlaşmalarına neden olabiliyor.
Uzmanlar kullanıcıları özellikle “karşı cinsten birisi ile arkadaş” olurken dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Bu kişinin eski bir arkadaş ve hatta eski aşk olmasına karşın, sosyal networkte bağlantı kurmanın illa bir yanlışlık içermeyebileceğine dikkat çeken evlilik uzmanları, bu tür ilişkilerde işin içine eşin de dahil edilmesi yoluyla potansiyel sakıncanın bertaraf edilebileceğini not ediyorlar.
Ama evliliğin korunması açısından sakıncalı bir durum gözüküyorsa, talep edilen bağlantının reddedilebileceğini de akılda tutmak gerekiyor.
Uzmanlar, problemin teknoloji olmadığına, “sağlıksız evlilikler”, “ilgisiz (ya da çapkın) eşler” ya da “insanlığın (etik değerlerin) azalması” olduğuna işaret ediyorlar ve evliliğin zarar görmemesi açısından, eşler için aşağıdaki 4 noktaya dikkat edilmesini öneriyorlar.
- Eşinize şifrenizi ve istediği anda Facebook’u kontrol etme olanağı verin.
- Facebook’un chat fonksiyonunu kapatın. Kayıtsız görüşme olanağı, karşı tarafa güvenirliliği sarsıcı bir duygu verebilir.
- Facebook mesajlarınızı eşinize de gidecek şekilde set edin. Bu güvenilirliği arttırır.
- Geçmişte romantik ilişki yaşadığınız bir kişiden gelecek bağlantı talebini kabul etmetin ya da siz böyle bir bağlantı talep etmeyin.
Uzmanlar, Facebook ilişkilerinin bir oyun ya da fantazi olmadığına, gerçek olduğuna dikkat çekiyorlar. başlangıçta sadece online basit mesaj alıp-verme yaşanırken, zaman içinde güçlü bir duygusal ilişki oluşabildiği görülüyor. Bu ise tehlikeli. Çünkü yüzyüze karşılaşmalar öncesi ilişkiler, yanlış yollara gidebilir.

Kaynak : 