“2,5 Yılda 30 Milyon İşlemle Rekor Sayıda Numara Taşındı – 12” başlığı altında okuyabileceğiniz, önceki bölümde 3 operatörün arasındaki taşıma rakamlarını verdik. Ancak asıl önemlisi bu rakamları yorumlamak. Çünkü çoğu ülkede abone sayısının % 3-5 kadarı numarasını taşıyor ama ülkemizde en az 1 kere numara taşıma yapan kişi sayısının 17,4 milyon olduğu bilgisini aldık. Bunu toplam 61,72 milyon olan abone sayısına (1.çeyrek sonu) oranlarsak, 2,5 yılın sonunda numara taşıma yapan abone oranı % 28 olarak görülür. Yani aşağı yukarı 3 aboneden 1 tanesi en az 1 kere numara taşımış durumda.
Ancak işlem sayısı 30,2 milyon. Yani 17,4 milyon kişi, 30,2 milyon kere numara taşımış. Bunun da dağılımına bakarsak;
| Taşıma Sayısı |
Taşınan Abone Sayısı |
% | Toplam Aboneye Göre % |
| 1 kere | 10 milyon | % 57 | % 16, |
| 2 kere | 5 milyon | % 29 | % 8,1 |
| 3 kere | 1,5 milyon | % 9 | % 2,4 |
| 4 ve üstü | 0,9 milyon | % 5 | % 1,5 |
| % 100 | % 28,2 | ||
Bu tablo bize ne gösteriyor derseniz,
- Toplam abonenin % 16’sı ve taşıma yapanların % 57’si operatöründen memnun değilmiş ve taşımış.
- Toplam abonenin % 8’i ve taşıma yapan abonelerin % 29’u gittiği operatörden memnun kalmayıp, geri dönmüş ya da 3cü operatöre geçmiş.
- Toplam abonelerin % 3’ü ve taşıma yapan abonelerin % 14’ü ise muhtemelen bayi oyunlarına dahil olmuş (ilk günlerde prim nedeniyle bunlar yapıldı, ancak daha sonra BTK’nın 3 ay kuralı geldi ve bunlar durdu), 3 ve daha üstü sayıda numara taşmış.
Bu özetlemeden sonra bir de başka şekilde ve BTK ilk çeyrek raporuna göre gerçekleşen işlem sayılarına bakalım;
| Çeyrek Dönem | İşlem Sayısı | Toplam içinde % |
| 2008 / 4Ç | 653.362 | % 2 |
| 2009 / 1Ç | 1.309.935 | % 5 |
| 2009 / 2Ç | 2.054.328 | % 7 |
| 2009 / 3Ç | 3.015.291 | % 11 |
| 2009 / 4Ç | 3.063.363 | % 11 |
| 2010 / 1Ç | 3.662.738 | % 13 |
| 2010 / 2Ç | 3.443.119 | % 12 |
| 2010 / 3Ç | 4.425.667 | % 16 |
| 2010 / 4Ç | 3.267.737 | % 11 |
| 2011 / 1Ç | 3.534.392 | % 12 |
| 28.430.032 |
Bu tablonun gösterdiklerini şu şekilde özetleyelim;
- Numara taşınabilirliğinin ilk 4-5 ayında, ekstra prim almak isteyen bayilerin, aynı aboneyi önce A, sonra B, sonra C ve hatta sonra yeniden A operatörüne geçirme süreçleri yaşanmıştı. Aşağıdaki tablodan ilk 3 çeyreklik veriye bakılırsa, –ki BTK tarafından bu duruma 2009 2.çeyrekte kural getirilmişti– dolayısıyla 3 ve üstünde taşıma yapan 1,4 milyon abonenin büyük bir kısmının o dönemde olduğunu düşünüyoruz.
- 2009 İlk çeyrekte (şubat sonunda) “Her Yere Özgürlük” tarifeleri devreye girmişti. Dolayısıyla, operasyonun başladığı 2008 son çeyrekte çok düşük olan işlem sayısının, 2009 ilk çeyrekle birlikte yükseldiği ve 2009 3.çeyrekle birlikte rutin 3-3,5 milyon işlem bandına oturduğu görülüyor.
- Arada 2010 üçüncü çeyrek (yaz ayları) rakamlarına önemli bir artış görülüyor. Bunun karşılığını sektörden bir uzman, o dönemde “Turkcell bayilerinin pazara daha çok asıldığı ve Avea ile Vodafone’un cevap verdiği” şeklinde yorumluyor.
Müşteri Sadakati Azaldı
Numara taşınabilirliği, tüketicinin rahatını hedefleyen bir uygulama. Tüketicinin numarasının kendisine ait bir özellik olduğu ve fiyat ya da koşullar açısından hangi operatörle rahat edecekse, oraya geçebileceği fikrine dayanıyor. Bu nedenle tüm ülkelerde uygulandı.
Ancak ülkemizdeki yüksek düzeyde işlem sayısı, başka bir açıdan sorun taşıyor. O da operatörlerin karlılığının düşmesi ve dolayısıyla yatırım yapma zorluğu.
İşlem sayılarının yüksekliğini bayilerle değerlendirdiğimizde, ortaya şöyle bir durum çıkıyor. Müşteriler artık fazlasıyla talepkar davranıyorlar. Hatta bazı kurumsal müşteriler ihale bile açıyorlar.
“Cep telefonu kullanıcıları neden talepkar hale geldi?” derseniz, özellikle de kurumsal olan kullanıcıların, gerek numara taşınabilirliği süreci, gerek operatörler ve bayiler arasındaki yüksek rekabet düzeyi ve gerekse reklam kampanyaları nedeniyle, bir şeyler isteyebileceklerini öğrendiklerini belirteceğiz. Öyle ki talepkarlığın düzeyini “şımarıklık seviyesine ulaşabiliyor” diye yorumlayanlar var.
İlk yapılan ve genellikle 18-24 aylık olan cihaz kampanyaları, bitmeye başladığında, müşteriler operatörlerine ya da bayilerine “bize ne vereceksiniz” ya da “faturamı kaça düşüreceksiniz? ya da “şu operatör, şunu verdi, siz ne veriyorsunuz” demeye başladılar.
Gerçi bu durum, yukarıda da belirttiğimiz üzere operatörlerin başlattığı bir olgu. Rekabetin yükselmesiyle birlikte, pazar payı lideri Turkcell’in abonelerini koparma yarışı başladı ve müşterilere önce cihaz (telefon, akıllı telefon ya da netbook) verilmesi, fatura rakamından indirim yapılması şeklinde başlayan süreç, zaman içinde hat başına nakit para vermeye kadar gitti.
Operatörler buna ancak kontratlarla cevap verebiliyorlar. Bugün kontratların 36 aya kadar yayılabildiğini görüyoruz. Ancak kontrat bitiminde aynı yarış yeniden başlayabiliyor.
Dolayısıyla, operatörler de başlatmış olsa, bunun değerlendirilmesi gerektiğini artık BTK başkanı Tayfun Acarer de ifade etmeye başladı. Bu kapsamda BTK’nın işi de bir hayli zor. Bir yandan “numara taşınabilirliği”nin abonelerin hayatına getirdiği büyük kolaylık, ucuzluk, rahatlık, bir yandan operatörlerin networklerinin ve kalitelerinin sürdürülebilirliği. İkisini dengede tutmaları lazım.

Kaynak : 