Mayıs ayı içinde Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından Antalya’da düzenlenen Kamu-BİB (Kamu Bilgi İşlem Yöneticileri Konferansı) sırasında düzenlenen panellerden bir tanesi “Bilişim Etiği” çalışma grubunun çalışmalarının sonuçlarını aktardı.
“Etik” değerlerin ihmal edilme oranının yükseldiği günümüzde, bu konunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Çalışma Gurubu başkanı Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen ile panel sonrasında kısa bir söyleşi yaptık:
turk-internet.com : Uğur Hocam, merhaba.
Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen : Merhaba.
turk-internet.com : Antalya’daki Kamu Bilgi İşlem Yöneticileri toplantısında, siz ilginç bir sunum yaptınız. Bir araştırma da yaptığınızı biliyoruz, bu araştırmanın sonuçlarını herhalde zaman içinde açıklayacaksınız. Bilişim’de etik neden lazım?
Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen : Teşekkür ederim ilginiz için. Biz bu araştırmayı yaklaşık 6 aydan beri yürütmekteyiz, Türkiye Bilişim Derneği üyeleriyle beraber. Oldukça kalabalık bir grupla, daha çok da amatör bir grupla yapıldı.
Hem dünyadaki bilişim etiğiyle ilgili gelişmeleri takip etmeye hem de Türkiye’de şu ana kadar yapılmış olan çalışmaları anlamaya ve sorunları ortaya çıkarmaya çalıştık.
Bilişim etiği önemli çünkü hem bilişim, hem etik şu anda küresel değerler arasında sayılıyor ve her ikisinde de ciddi sorun alanları var. Başta bilişimin kendisi, bilişimin en çok kullanıldığı alan olarak internet dünyası, sosyal medya siteleri vb platformlarda verilerin korunması, gizliliğin sağlanması, insanların yanıltılmasının önlenmesi, önemli etik konular ya da sorunlar ortaya koymaktadır.
Etik ise ne yapıyor, evrensel bir takım ilkelerle insan davranışlarına iyiye ve güzele doğru yön vermeye çalışıyor. Bilişim etiği de hem kullanıcılar açısından yani normal sıradan vatandaşlar açısından, hem de bu meslekte çalışan kişilerin uyması gereken temel kuralları tespit etmeye çalışıyor.
Amacımız bu güzel imkandan insanların daha faydalı şekilde yararlanmalarını temin etmek. Türkiye’de farkındalığı arttırmak.
Aslında bu çalışmalarımızın kaynağı yaklaşık 8-10 yıl öncesine dayanıyor, belki 10 kadar önce ilk çalışmalar başlıyor ama çok dağınık bir şekilde yürüyor. Bu bakımdan Türkiye’de ciddi çalışmaların yapıldığı söylenemez. Bilişim Derneği, Bilişim Vakfı, Tübider’in bir takım çalışmaları var. Biz bunları gözden geçirmeye ve genel bir çerçeve oluşturmaya çalıştık. Özellikle kamu sektöründeki bilgi işlem yönetim birimleri yöneticileri açısından da bunu değerlendirmeye çalıştık. Özellikle kamu sektöründe bilişim dediğimiz zaman bir de buna ekstra kamu görevlilerinden kaynaklanan etik kurallara uyma mecburiyeti eklendiği zaman sorun daha da çetrefilli hale geliyor.
turk-internet.com : Peki hocam, burada kamu toplantısındaydık ama özel sektör için bize bir şeyler söyleyebilir misiniz? Özel sektördeki bilişim uygulamalarında, örneğin kişilerin işten ayrılırken, şirketteki maili gibi konular var. Veya sizin de söylediğiniz gibi web sitelerinde kullanıcıları yanıltmak söz konusu olabilir. Bütün bunlar konusunda bir de internet yayıncılığında çok yaygın bir şekilde suçlama var, klasik medya özellikle internet yayıncılığının daha kolay yapılması nedeniyle çok yanıltıcı haberlerin çıktığı iddiasında. Ben buna katılmıyorum bu arada.
Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen : İddiaların olduğunu biliyoruz.
turk-internet.com : Siz bu konuda ne diyorsunuz, özel sektördeki firmalar nelere dikkat etmeli, ne yapmalı?
Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen : Tabi özel sektörü bu daha da fazla ilgilendiriyor, onda bir ticari başarı yakalamak zorundalar. Özellikle internet sektöründe çalışanlar açısından.
Tabi eski maillerin saklanıp saklanmaması, bunları ne derece bir kişisel veri olduğu da ayrıca bir tartışma konusu. Zaten bunu çok fazla da kamu veya özel diye ayırmanın da anlamı yok çünkü bunlar giderek iç içe geçmiş faaliyetler. Bence topyekun yani hem sivil toplum kuruluşlarının hem kamu sektörünün hem de özel sektörün bu alanda, bilişim alanındaki çalışmalarını derlemek lazım.
1990’larda bilişimde internet etiği ilkeleri ilk defa ortaya kondu. Temel ilkeler belirlenmeye çalışıldı, aslında bazı ilkeler var fakat insanlar maalesef inatla bunları inkar edercesine kötü anlamda kullanıyorlar. Burada artık devreye etiği de aşan bir şekilde bilişim suçları ve bilişim hukuku giriyor.
turk-internet.com : Zaten toplantıda da biraz buna işaret ettiniz. Ucu mutlaka hukuka dayanıyor.
Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen : Hukuka sonuçta dayanıyor. Her ne kadar tabi yazılı kodların da yaptırımı olmakla beraber etik konularında, bu şu anda bilişim dünyasında sorun oluşturan hususların önemli bir bölümü, aslında etik olduğu kadar doğrudan siber suç veya bilişim suçlarını da oluşturmakta. Ancak bunlar tabi nasıl yargıya intikal ettirilecek, süreçler nasıl tamamlanacak, bunlar zaman alacak konular. Bunun da tabi Türkiye’de olduğu gibi dünyada da ne yapılacağı nasıl yapılacağı konuları hala tartışılmakta.
turk-internet.com : Eklemek istediğiniz bir şey var mıdır acaba?
Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen : Bilişim etiği hem özel sektörü hem kamu sektörünü etkiliyor dedik. Artık giderek siyaseti de etkiliyor. Günümüzde rastladığımız e-mail uygulamaları, yanıltıcı e-mailler çeşitli ortamlarda paylaşılan dosyalar, kasetler vesaire, aslında bu konuda acilen bir düzenleme yapılmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
turk-internet.com : Çok teşekkür ederiz.
Doç.Dr.Uğur Ömürgönülşen : Ben teşekkür ederim.

Kaynak : 