Teknoloji firmaları bugün dünya ekonomisinin zirvesinde yer alıyorlar. Dünyada global marka değeri sıralamasına baktığımızda ilk 5’te yer alan firmaların 4’ü, ilk 10’da yer alan firmaların ise 7’si teknoloji ve telekom firmaları. Üstelik gelir anlamında bakıldığında da tabloda büyük bir değişim olmuyor. Bu durum da başarının yolunun günümüzde mutlaka teknolojiden geçtiğini gösterir nitelikte.
Türkiye’de de bu durum çok farklı değil. Ancak Apple gibi, Google gibi veya Facebook gibi bir garajda veya üniversite yurdunda başlayıp kısa sürede başarıyı yakalayan firmamız yok denecek kadar az. Gerçi globalde zaten böyle bir firmamız yok, yerelde baktığımızda ise tek tük firmaların başarı yolunda ilerlediğini görüyoruz. İşte iki Türk girişimcinin (Başar Akpınar ve Bahadır Kuru) 2005’te kurduğu ve adını kısa sürede tüm dünyadaki operatörlere duyuran P.I. Works firması da bu az sayıdaki başarılı firmalarımızdan birisi.
Yurt dışında önemli görevlerde bulunmuş birkaç Türk mühendisin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan P.I. Works, 2005 yılında kurulmasına rağmen bugün çok sayıda telekom operatörüne hizmet sunan, yurt dışına teknoloji ihraç eden yerli firmalardan biri olmayı başarmış durumda. Biz de turk-internet.com olarak firmanın 2 kurucu ortağından birisi olan ve firmada Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CTO – Chief Technology Officer) olarak görev alan Bahadır Kuru ile bir video röportaj gerçekleştirdik. Hem P.I. Works özelinde network optimizasyonu işini ve firmanın tarihini hem de bu alandaki dünyadaki genel trendleri konuştuğumuz söyleşimizin ilk kısmını yazının devamında okuyabilirsiniz.
Turk-internet.com: Bahadır Bey, merhaba. Öncelikle biraz kendinizi ve firmayı tanıtmanızı isteyeceğim ben sizden.
Bahadır Kuru: Tabi, ben Bahadır Kuru. 1972, İstanbul doğumluyum. Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezunum. Kariyerim telekomünikasyon alanında geçti ve kablosuz iletişim alanında çalıştım hep. Öncelikle 90 yılında Turkcell’de başladım. RF mühendisi, ya da performans mühendisi olarak çalıştım Turkcell’de. Daha sonra 2001 yılında yurtdışına çıktım danışman olarak telekomünikasyon alanında.
Yaptığım iş, dünyanın değişik operatörlerinde öğrendiklerimizi uygulamak ve onların operasyonlarına katkıda bulunmak gibi işlerdi yani optimizasyon yaptım daha çok. Nerelerde çalıştım derseniz bir sene kadar Dubai’de çalıştım Etisalat diye bir operasyonda. Daha sonra Çin’de çalıştım, China Mobile’da. Daha sonra bir buçuk seneden fazla Meksika’da Telcel diye bir operatörde çalıştım. Ondan sonra da Amerika’ya geçtim. Amerika’da Washington DC’de TMobile’de görev yaptım bir seneden fazla.
Tüm bu profesyonel hayatım boyunca gördüklerim, edindiğim tecrübeleri kendi firmamda da kullanmak istedim açıkçası. Hep zaten kafamda böyle bir hayal vardı, o zaman ortağım Başar’la beraber bunun peşindeydik hep. 2005 yılında Türkiye’ye döndük, o da gelmişti. Ondan sonra beraber P.I. Works’ü kurduk o tarihte. Firmayı 2005 yılında Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan TeknoPark’ta kurduk. Yıl 2011 oldu bugün hala orada büyüyerek, orada daha fazla yer almaya çalışarak devam ediyoruz.
Firmanın yaptığı iş şu aslında; biz kablosuz iletişim yani wireless telecommunications dediğimiz alanda network şebekeleri ve operatörleri ile beraber çalışıyoruz. Daha doğrusu onların partneri gibi çalışıyoruz. Yaptığımız iş onların network altyapılarını incelemek, network altyapılarındaki trafik akışını görmek, bu akışı değerlendirmek ve gözlemek. Daha sonra ise eğer trafik akışında düzeltilebilecek yerler varsa veya daha efektif kullanmayı sağlayabilecekse onlara bu konuda optimizasyon çalışmaları yapmak, optimizasyon servisleri vermek.
Bu konuda geliştirdiğimiz bir software platformumuz var ve bu platform üzerinde değişik aplikasyonlar koşuyor. Bunları operatördeki mühendisler de kullanabiliyorlar biz kendimiz de kullanabiliyoruz. Hem 7/24 monitörleme yapabiliyorlar hem de bazı şeylerle, yani optimizasyon araçlarıyla, onlara öneriler de verebiliyoruz. Bu sayede bunları kendi networklerinde uygulayıp iyileşme sağlayabiliyorlar veya bu önerileri biz kendimiz servislerle veriyoruz.
Bizim pay for performance dediğimiz bir servis modelimiz var P. I. Works içerisinde. Bu servisimiz P.I. Assurance Service adını alıyor ve burada yaptığımız aslında biraz endüstride bir farklılık yaratmak oldu. Gerçi ürünlerimiz de zaten baya farklılık yaratan ürünler ve oldukça profesyonel ürünlerdir.
Ancak servis tarafında getirdiğimiz yenilikse şu oldu; biz operatöre gittiğimiz zaman onların networkünü belli oranlarda iyileştireceğimizi söylüyoruz ve iyileştirme konusunda belli yüzdeler veriyoruz onlara. Eğer bu yüzdelere ulaşamazsak bize herhangi bir ödeme yapmayın diyoruz, bu kadar da net söylüyoruz. Eğer hedeflenen iyileştirme oranına ulaşırsak da bizim fiyatımız budur diyoruz.
Bugüne kadar en azından insanlar costlarını yani maliyetlerini alıyorlardı ancak biz bu maliyetleri de almıyoruz. Yani diyoruz ki, optimizasyon dediğimiz iş ilerlemedir ve bu ilerlemeyi sağlayamazsak size bu ürünü vermemiş oluruz, servisi vermemiş oluruz o zaman niye para ödüyorsunuz diyoruz. Herkes “para mı istemiyorsunuz?” diyoruz, yok hayır, önemli olan burada işin çözülmesidir. Gerçek budur. Ve bugüne kadar da başarılı uyguladığımız bir model.
Söyleşinin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Kaynak : 