Söyleşinin ilk bölümünü Prof.Dr.Yaman Akdeniz : Türkiye’de, Yurtdışındaki Filtreleme Örneklerinden Farklı Bir Sistemle Karşıkarşıyayız – 1 ve ikinci bölümünü başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz :
turk-internet.com : Yani İran gibi sadece yurtiçindeki sitelere açık bir internet gelmesinden mi korkuyorsunuz?
Yaman Akdeniz : Yani yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanması gibi bir şey. İnternet doğası gereği sınır tanımayan bir iletişim mecrası ve öyle kalması gerekiyor. Yani bunun siz sistemle oynamaya başladığınız zaman çok ciddi problemler çıkıyor ortaya. Yani Google’ın arama motorunun olmadığı bir internet yurtiçi profilinde insanlar zaten nereyi nasıl bulacaklar orası da çok şüpheli. Aynı şekilde çocuk profiline baktığımız zaman çocuklara zararlı iddiasıyla Facebook ve belki Youtube gibi siteler de çocuk profili altındaki beyaz listede yer almayacaklar. Belki bunu aileler izin verse dahi BTK izin vermediği için bazı sitelere çocuk profili altından da ulaşılamayacak.
turk-internet.com : Yarı anlamda uygulanamaz bir sistem mi demek istiyorsunuz ya da Google mesela Türkiye’ye geliyor, bunu aşıyor, belki diğer sitelerin de Türkiye’ye gelmesi, vergi ödemeleri için bir yol açar mı?
Yaman Akdeniz : Kağıt üzerindeki sistem yurtdışındaki filtre yazılımlarının ruhuna aykırı bir filtre sistemi. Yani tamamen kontrolü devlete bırakıyor, kriterler bilinmiyor, uygulamanın nasıl olacağı çok şüpheli. Burada hem kullanıcılar, hem içerik sağlayıcıları, büyük ihtimalle yurtdışındaki büyük şirketler bir şekilde zapturapt altına alınmaya çalışılıyor. Yani bir kontrol mekanizması, bunun ne şekilde kullanılacağı yani politik amaçlarla mı kullanılacak, vergi konusunda bazı şirketlere baskı yapmak için mi yoksa başka bir amacı mı var bunu biz anca 22 Ağustos’tan sonra sistem kullanılmaya başlanıldıktan sonra göreceğiz.
turk-internet.com : Peki Bianet’le yaptığınız dava başvurusunda aile dışında hangi konular var?
Yaman Akdeniz : Şimdi bütün profillerin yani kriterlerin ve kontrolün BTK ya da devlet kurumlarına bırakılmasının çok ciddi problemleri olduğu ki bu yönde hem Avrupa Birliği’nin hem Avrupa Konseyi’nin tavsiye kararlarında bunun tehlikelerinin ve sansür tehlikesinden bahsedildiğini Bianet başvurusunda da Danıştay’a anlatıldı ve anlatılmaya çalışıldı.
Şimdi profillerin oluşturulması zaten başlı başına bir problem. Yani hangi site girecek hangi kriterlerde girecek. Benim kendi cyber-rights.org sitem ya da Turk-internet.com ya da ekşisözlük aile kara listesine alındığı zaman, ortalama bir buçuk-iki sene bu listeden çıkmak için idare mahkemelerinde dava açacağız. Kaybedersek belki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmek durumunda kalacağız.
turk-internet.com : Bu arada sitenin tüm reklam kaynakları gitmiş olacak.
Yaman Akdeniz : Reklamı gidecek, kullanıcısı gidecek eğer çoğunluk bu aile filtresini kullanırsa. O bakımdan çok ciddi hem idare usulü açısından problemler var bu kararla ilgili hem de düşünce ve ifade özgürlüğü açısından çok ciddi problemler var.
Burada demokratik ülkelerdeki böyle bir sistemin gerekliliği sorgulandı. Ki bu Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin standartlarından en önemlisidir.
Yani demokratik bir toplumda böyle bir koruma sistemine gerek var mı ? Gerek varsa da sistem ne şekilde olmalı. Ve bu bütün insan hakları kriterlerine aykırı bir sistemden bahsediyoruz.
Kaldı ki AGİT için hazırladığım ve gelecek hafta içinde Viyana’da yayınlanacak olan internette düşünce özgürlüğü adlı raporda da 56 Agit ülkesini incelemeye aldım ve bunlardan bir tanesi de Türkiye. Agit’ten resmi giden sorulara resmi cevaplar verildi ülkeler tarafından. Bu incelemenin kapsamından bir tanesi filtreleme konusuydu. Yani gelen cevaplara baktık, bir çok ülkede bireysel bilgisayarlarda filtre kullanımının teşviki var. Bazı ülkelerde de ilköğretim seviyesinde ve internet cafe’lerde Türkiye’de olduğu gibi filtre kullanılması mecburi hale getirilmiş.
Fakat Türkiye’nin yapmaya çalıştığı yani BTK kararı ve uygulamasının bir başka benzeri AGİT bünyesindeki 56 ülkeden hiç birinde yok. Yani Türkiye maalesef burada bir kötü örnek teşkil ediyor. Bunu servis sağlayıcı seviyesinde ve devlet politikası olarak bütün ev kullanıcılarına zorunlu hale getirmektedir.
turk-internet.com : Peki burada keselim, 2. Video bölümünde başka şeyler soracağız.

Kaynak : 