web analytics
Perşembe, Temmuz 16, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa ARAŞTIRMA

Dijital Otoyollar Hazır, Yolcu Çekecek Cazip Modeller Aranıyor

Uluslararası yönetim danışmanlığı şirketi Booz&Company’nin hızla gelişen bilişim ve iletişim teknolojilerinin sosyo-ekonomik etkilerini ve azami fayda için gereklilikleri inceleyen çalışması, tüketici beklentilerindeki ve teknolojilerdeki hızlı değişimin, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde “dijital otoyollara” duyulan ihtiyacın arttırdığını gösteriyor.

Türk-İnternet Haber Merkezi-Türk-İnternet Haber Merkezi
4 Temmuz 2011
- ARAŞTIRMA, Mobil Haberleşme Teknolojileri
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Uluslararası yönetim danışmanlığı şirketi Booz&Company’nin hızla gelişen bilişim ve iletişim teknolojilerinin sosyo-ekonomik etkilerini ve azami fayda için gereklilikleri inceleyen çalışması, tüketici beklentilerindeki ve teknolojilerdeki hızlı değişimin, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde “dijital otoyollara” duyulan ihtiyacın arttırdığını gösteriyor.

Dünyanın her yerinde sosyal ve ekonomik gelişimi hedefleyen devletler, “dijital otoyol” diye adlandırılan yüksek hızlı genişbant erişim altyapılarını kurmaya giderek daha fazla önem veriyor. Kablolu ve kablosuz erişim ağlarının birleşimiyle oluşan bu altyapı, artık tüm dünyada sosyal ve ekonomik gelişimin dinamosu kabul ediliyor.

Ancak altyapı çok önemli olmakla birlikte, arzu edilen gelişimi sağlamak ancak bu altyapıyı en etkin şekilde kullanacak “dijital komünitelerin” oluşmasına bağlı. Tıpkı karayollarının insanları birbirine yaklaştırarak sosyal ve ticari etkileşime imkan vermesi gibi, dijital otoyollar da sanal komünitelerin oluşmasına ve fiziksel yakınlığa ihtiyaç duymaksızın benzer etkileşimin kurulmasına olanak sağlıyor. Gerçek gelişim ise daha fazla insanın eğitim, sağlık ve temel devlet hizmetlerine ulaşması, yani onlara bu hizmetleri sağlayacak kapsamlı uygulamaların hayata geçirilmesi ile mümkün.

Örneğin bu konuda ileri bir pazar olan ABD’de bile, Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Mart 2010’da yayınlanan raporunda, Amerika’da her 10 evden yalnızca 7’sinde internet kullanıldığı dile getiriliyor, ülkenin rekabetçi gücünü korumak için yüksek hızlı ve uygun fiyatlı erişimin kritik olduğu vurgulanıyordu. Raporda genşbant erişimi ile geliştirilmesi hedeflenen öncelikli alanlar arasında eğitim, sağlık, enerji ve çevre ile belediye hizmetleri sayılıyordu.

Teoride yeni bir kanaldan hizmet ulaştırma mantığı anlaşılır olmakla birlikte, bunu pratikte etkili şekilde sağlayabilmek oldukça zor. Çünkü hizmeti sunan ve alandan oluşan basit bir değer zinciri söz konusu değil. Bu hizmetlerin sunulması için gerekli yasal düzenlemeler, altyapı, erişim hizmeti, cihaz, içerik gibi bileşenler düşünüldüğünde, farklı partilerin dahil olduğu kompleks bir yapıdan konuşmak gerekiyor.

Bir tarafta sosyal katılımı hedefleyen devlet, diğer tarafta hizmet sunan eğitim, sağlık gibi sektörler, telekom işletmecileri, cihaz üreticileri, uygulama geliştiriciler gibi özel sektör temsilcileri bulunuyor. Bu noktada farklı gündemlerin ve hedeflerin çatışması kaçınılmaz oluyor. Fakat dijital otoyolların tam potansiyeline ulaşması da ancak tarafların birlikte çalışması ve en uygun çözümü bulması ile mümkün.

Booz & Company’nin raporunda, dijital otoyolllara duyulan ihtiyacın baş döndürücü bir hızla artmasına dikkat çekilirken, bu artışa daha fazla ivme kazandırabilmek için tarafların neler yapması gerektiği inceleniyor:

Dijital Dünyanın Büyüme Hızı Baş Döndürüyor

1990 yılında dünya çapında 100 milyon kişisel bilgisayar varken, bu sayı 2010’da 1.4 milyara ulaştı. Aynı zaman zarfında mobil telefon kullanımı 10 milyondan 5 milyara, internet kullanıcı sayısı 3 milyondan 2 milyara çıktı. Bunun yanı sıra, her yerde ve her zaman ulaşılabilir dijital içeriğe olan talepte de, özellikle kullanıcıların içeriği kendilerinin yaratmaya başladığı noktadan itibaren patlama yaşandı.

Uluslararası Veri Kurumu (IDC)’nin tahminlerine göre 2010’da dünyada üretilen dijital içerik 1.2 zettabyte’a ulaştı. (1.2’nin yanında 21 adet 0 konularak byte karşılığı hesaplanabilir. Bu rakam, 75 milyar adet tam dolu 16-gigabytle’lık Apple iPad’e denk geliyor). IDC’ye göre bu rakam 2020’de otuz katına çıkarak 35 zettabyte’a ulaşacak.

Bu alanda en önemli kilometretaşı, Aralık 2009’da geçildi. Ericsson’un yakın zamanlı bir araştırmasına göre, bu tarihte ilk defa toplam mobil data trafiği, ses trafiğini geçti. Bu konuda itici faktörlerden biri akıllı telefon kullanımı. Araştırmalara göre akıllı telefon kullanıcıları normal telefon kullanıcılarına göre 15 kat daha fazla “bant genişliği” kullanıyor. Kablosuz teknolojiler her ne kadar zaman içinde geliştiyse de, data talebindeki bu patlamayı karşılamaya yeterli gelmiyor. Akıllı telefonların kullanımı yaygınlaştıkça, mobil operatörlerin sabit genişbant altyapısından daha fazla yararlanması gerekecek gibi görünüyor.

Talebin artışındaki bir diğer tetikleyici faktör de e-devlet hizmetlerinin oldukça yaygınlaşmış olması. Birleşmiş Milletler’in e-devlet anketine göre, bugün dünya ülkelerinin sadece %2’sinde e-devlet sitesi bulunmuyor.

Hem talep hem de arz tarafındaki bu yükseliş, ülkelerin dijital otoyollara sürekli yatırım yapmasını gerekli kılıyor.

Dijital otoyollar yeterli mi? Ülkeler Nasıl Hazırlanıyor?

Dijital otoyolların sosyo-ekonomik gelişmişlik üzerindeki itici etkisi son derece net olmakla beraber, bugün dünya nüfusunun %83’ünün bir genişbant altyapısına (2 Mbps ve üstü hıza) erişimi bulunmuyor. 5Mbps’dan yüksek hızdaki internete ise, dünya nüfusunun sadece %6.2’si ulaşabiliyor.

Devletlerin bütün iyi niyetli çabalarına rağmen, “dijital uçurum” diye adlandırılan erişim imkanlarındaki eşitsizlik, özellikle gelişmekte olan ekonomilerde sürdürülebilir büyümenin önündeki önemli bir engel olarak beliriyor. Buna karşın, bu konuda son yıllarda fazlasıyla aşama kaydedildiği de bir gerçek. Bu alandaki gelişimi ulusal öncelik olarak tanımlayan devletler, gerekli önlemleri almak konusunda yarışıyor. Örneğin:

  • Finlandiya: Temmuz 2010’da genişbant erişimini kanuni hak olarak tanımladı, ve 2015’de Finlandiya’daki her evi yüksek hızlı (100 Mbps) erişime kavuşturma hedefini açıkladı.
  • Fransa: Fransız meclisi, genişbantı 2009’da temel insan hakları arasında tanımladı
  • İspanya: Benzer bir düzenlemeyi 2011’de meclisten geçirmeyi planlıyor
  • ABD: Federal İletişim Komisyonu (FCC), genişbant altyapısını iyileştirmek için gerekli inisiyatifleri sıralarken, bunun için 9 milyar $ fon önerdi
  • İngiltere: Hükümet genişbantın planı için 850 milyon £ (1.4 milyar $) kaynak ayırdığını açıkladı
  • Brezilya: Beş yıl için 7.3 milyar $ kaynak ayırdı
  • Estonya: Ulusal genişbant altyapısı yapımı için 500 milyon $ harcayacağını açıkladı

Avrupa Komisyonu, operatörler arasında yeni nesil fiber altyapıların ortaklaşa kullanımını teşvik eden düzenleme önerilerini yayınladı
Devletler ve düzenleyici kurumların yanı sıra, telekom operatörleri de ard arda yeni projeler ve girişimler açıklıyor. Ancak halen pekçok ülke, öncelikle genişbant altyapısının gelişmesine odaklanmış durumda. Sosyal refahı artıracak ve hizmetleri daha verimli hale getirecek bütünsel uygulamalar henüz kapsamlı şekilde sunulmuş değil. Bu uygulamaların sunulmasıyla beraber, hizmetleri etkin şekilde kullanan komünitelerin yaratılması da önemli bir gereklilik olarak görünüyor.

Taraflar Ne Yapmalı?

Dijital komünitelerin yaratılmasında, genişbant “ekosistemi”nde yer alan bütün partilere belirli roller düşüyor. Booz&Company’nin araştırmasında, mevcut en iyi örnekler de incelenerek bu rollerin ne olması gerektiği tartışılıyor:

  • Düzenleyici Otoriteler, Konuyu Ekosistem Perspektifinden Değerlendirmeli: Öncelikle, bu alandaki düzenleyici kurumlar, muhakkak sağlık, eğitim, enerji başta olmak üzere diğer sektörlerin düzenleyici kurumlarıyla işbirliğine girmeli. İkinci olarak, bulut bilişim (cloud computing) gibi, uygulama ve yazılım geliştirmeyi destekleyici alanların düzenlenmesi gerekiyor. Son olarak, genişbantın etkinliğini, penetrasyon ve hizmet kullanımı gibi klasik verilerle ölçmenin ötesine geçmeleri, sosyal ve ekonomik gelişime olan katkısını da ayrıştırabilmeleri önemli bir faktör olarak görülüyor.
  • Telekom Operatörleri Fırsatları Değerlendirmek İçin Yeni Yetkinlikler Geliştirmeli: Önümüzdeki 5 yıl içinde telekom operatörlerinin gelir kaynakları ses taşıma temelli geleneksel altyapıdan çıkıp, yeni nesil dijital altyapılara kayacak. Geleneksel altyapılara yaptığı yatırımların geri dönüşünü henüz almamış operatörler bile bu duruma ayak uydurmak zorundalar.

Nitekim bunun farkında olan operatörler de stratejilerini bunun üzerine kuruyor ve uygulama geliştiricilerle ya da ekosistemin diğer oyuncularıyla ortaklıklara gidiyor. Örneğin Vodafone İspanya, kurumsal müşterilerine bulut bilişim hizmetleri sunmak için Microsoft ile ortaklığa girdi. Brezilya’da Vivo, Ericsson ve NGO Saude e Alegria ile Amazon’daki izole toplulukara sağlık ve eğitim hizmetleri vermek üzere işbirliği açıkladı. Pek çok operatör, kendi uygulama satış mağazasını (Apps Store) kurmak için girişimlere başladı. Yakın zamanda dünyadan 24 operatör ve 3 cihaz üreticisinden oluşan bir grup, toptan uygulama satışı platformu kurmak için ortak planlarını açıkladı.

Ancak bu tip iş modelleri geliştirebilmek ve uygulayabilmek, geleneksel telekom hizmetlerinin çok ötesinde bakış açıları ve yetkinliklere sahip olmayı gerektiriyor. Öncelikle, karşılıklı fayda sağlayan iş ortaklıkları kurabilmek çok önemli. Bunun için hangi alanlarda ortaklığa ihtiyaç duyulduğu, neleri içeride yapmanın daha avantajlı olacağı da iyi analiz edilmeli. Tasarlanan ürünlerin ne kadar basit ya da karmaşık bir yapısı olacağı, tarafların potansiyel katma değeri, en uygun gelir paylaşımı modelinin ne olacağı gibi konuların titizlikle değerlendirilmesi şart. Sadece büyük şirketlerle değil, çok sayıda küçük uygulama ya da içerik geliştiriciyle işbirliği yapılması gereken durumlarda da yine buna uygun teknik platformun ve yönetim modellerinin gelişirilmesi gerekiyor.

Artık operatörlerin internet ve bilişim gibi bilindik işbirliği alanlarının dışındaki sektörlere de yönelmeleri, yeni gelir kaynakları yaratmaları için zorunluluk olarak görülmeye başlıyor. Bunun somutlaşmaya başlayan örneklerinden biri, telekom operatörleriyle elektrik şirketleri arasında akıllı sayaç gibi uygulamalar için geliştirilen işbirliği modelleri.

Son olarak, operatörlerin bu konuları değerlendirir ve yatırımlarını yeni gelir kaynaklarına yönlendirirken, kısa vadeli düşünmekten kaçınmaları, uygulamaların ilk yıllarında düşük gelir seviyelerini göze alabilmeleri gerekiyor.

Cihaz Üreticileri ve Uygulama Geliştiriciler Daha Cazip Ürünler için İşbirliğine Gitmeli: Cihaz üreticilerinin önünde hem kamu hem de özel sektör ile pekçok işbirliği fırsatı bulunuyor. Örneğin Nokia, Vodafone Grubu Vakfı, Pan-Amerikan Sağlık Örgütü ve Brezilya sağlık makamları ile; MobiSUS adı verilen ve ulaşımı zor bölgelerdeki Brezilyalı işçilerin sağlık verilerini toplamaya yarayan bir program geliştirdi. Özellikle cihaz üreticileri, uygulamaların ürünlerinde kullanılabilmesi için uygulama geliştiricilerle yakın temas içinde olmalılar.

Büyük uygulama geliştiriciler de operatörlerle kurdukları tipik işbirliklerinin yanı sıra, farklı alanlara da girmeye çalışıyor. Örneğin Google bir fiber altyapı kurma girişimlerine başladı. Büyük ekosistem oyuncularından bir diğeri olan Apple, iPhone’daki uygulama satış başarısını masaüstü bilgisayar ortamına taşımak üzere “Mac App Store” uygulamasının lansmanını yaptı.

Yeni dönemde uygulama geliştiricileri; bulut bilişim, bilgi yönetimi, güvenlik, kişisel bilgilerin gizliliği, bilgi depolama, M2M (makineden makineye iletişim) gibi alanlarda pekçok yeni fırsat bekliyor. Bunları doğru platfomda, doğru zamanda ve doğru müşteriye ulaştırabilmek için uygulama geliştiricilerin de ekosistemin diğer oyuncularıyla sıkı işbirliklerine girmeleri şart.

Türkiye için Değerlendirmeler

Booz & Company İstanbul yönetici ortağı Burak Altınbaşak, Türkiye’de genişbant hizmetlerinin durumunu şöyle değerlendirdi:
“Türkiye’de hem sabit hem mobil genişbant erişimi için ciddi büyüme fırsatı görünüyor. Önümüzdeki beş yılda abone sayılarında ve gelirlerinde yıllık ’nin üzerinde büyümeye devam etmesini bekliyoruz. Bu evlerin % 80’inde genişbant erişimi bir şekilde sağlanmış olacağı anlamına geliyor.

Ülkemizde de diğer ülkelerde olduğu gibi gerek altyapı yatırımları, gerekse genişbant teknolojilerinden faydalanan uygulamaların sunumu ile ilgili yarış tüm hızıyla devam ediyor. Biz Türkiye’de de sabit genişbantın dominant erişim yöntemi olacağını öngörmekle birlikte, mobil genişbant kullanım oranının yurtdışına göre nispeten daha hızlı gelişeceğini ve görece olarak yüksek paya sahip olacağını öngörüyoruz.
Ancak altyapıdan ve teknolojiden bağımsız olarak, genişbantın gerçek potansiyeline ulaşması, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ihtiyaçları doğru şekilde karşılayabilme yeteneğine bağlı. Bunun için, uygun yetkinliklerin birlikte geliştirilmesine dayalı bir ekosistemin yaratılması ve bu ekosistemin parçası olarak dijital dünyanın olanaklarından faydalanan komünitelerin oluşturulması gerekiyor.”

Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Türk-İnternet Haber Merkezi

Türk-İnternet Haber Merkezi

Turk-internet.com Haber Merkezi Türk Internet Endüstrisi Portalı, turk-internet.com, 1 Eylül 2000’de resmi yayına geçerek, iş ve Internet dünyası profesyonelleriyle buluşmuştur. Editör icin [email protected] ya da [email protected].

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Çin’deki Bir Üniversitede “Yapay Zekayı Yanıltma” Sınavı Yapıldı
  • CarbonNature, Yapay Zekâ ve Uydu Verileriyle Doğanın Karbon Değerini Gelire Dönüştürüyor
  • Nato’nun Ankara’daki Zirvesinin “Siber Savunma” Boyutu
  • Palantir’in Siyasi Yaklaşımı, Müşteriler, Yetenekler ve Uzun Vadeli Büyüme Konusunda Endişelere Yol Açıyor
  • Yapay Zeka Halka Arz Patlaması, SBF Döneminden Sonra “Effective Altruism”e İkinci Bir Hayat Verebilir

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.