Teknopark’lar ya da teknokent’ler 2000’li yıllarda tanıştığımız bir kavram. Daha öncesinde çok üzüldüğümüz “bizde yaratıcılık yok”, “ekonominin daha iyi olması için üretici olmak lazım, kopyacı ya da dağıtıcı değil” tartışmaları, son dönemde bu ARGE alanlarında geliştirilen bazı ürünler ya da teknolojilerle yerini ümide, heyecana bıraktı.
Ama yine de, bazı şikayetler var. Teknopark’lara sadece “zaten ihtiyacı olmayan” büyük firmalar alınıyor ya da “metrekare fiyatları çok pahalı, nerdeyse plazalar gibi” türünden ifadeler zaman zaman tartışılan başlıklar. Geçtiğimiz günlerde bir konferansta karşılaştığımız eski Balıkesir Milletvekili (DYP), 8 yıldır Türkiye’nin en büyük teknoparklarından olan Hacettepe Teknokent’in Genel Müdürü İlyas Yılmazyıldız ile teknopark’lar konusunda ufak bir söyleşi gerçekleştirdik :
turk-internet.com : İlyas Bey, biz sizi eski DYP Balıkesir milletvekili olarak tanıyoruz ama şimdi ikinci bir şapkanız var. Hacettepe Teknokent’in müdürlüğünü yapıyorsunuz. Bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
İlyas Yılmazyıldız : Elektronik yüksek mühendisiyim. Hacettepe Üniversitesi teknik heyetinin kuruluşundan bu yana genel müdür ve başkan vekili olarak görev yapmaktayım. 8. yıl doldu. Şu anda Türkiye’nin önde gelen özellikle sağlık alanında en önde gelen Teknokentiyiz.
turk-internet.com : Ben de tam onu soracaktım, Hacettepe Teknolent’te ne tür projeler geliştiriliyor?
İlyas Yılmazyıldız : Hacettepe Teknokent’te her alanda, madenden kimyaya, gıdaya, endüstri mühendisliği, otomotiv, makinaya, sarma sanayiye, bilişim tabi ki en büyük parça ama Hacettepe Üniversitesi Teknokent’in en önemli özelliği Teknokent’teki firmaların %40’a yakını sağlık sektöründe. Biyomedikal, tıp, ilaç, eczacılık gibi alanlarda çalışan firmalar mevcut. Bu alanda Türkiye’nin önde gelen Tekno Kent’iyiz.
Dünya çapında faaliyet gösteren pek çok ilaç firması Tekno Kent’te yer alıp üniversitemizdeki akademik ve teknolojik birikimini akademisyenlerimizin, yeni teknolojiler geliştirmek, insan sağlığını iyileştirmek için Türkiye’de bu alanda teknoloji üretmek için kullanıyorlar.
Hacettepe Tekno Kent’inde geliştirilen teknolojiler dünyanın dört bir tarafına ihraç ediliyor. Amerika, İngiltere, Hindistan, Güney Kore, Japonya, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu gibi bütün dünyanın dört bir tarafına ihraç edilmektedir.
Özellikle Hacettepe Tekno Kent olarak her yıl düzenlediğimiz yarışmalarda dereceye giren projelerin daha sonra ürün olarak dünya çapında küresel pazara dahil edilmesi bizi ziyadesiyle mutlu etmekte. Tekno Kent’te firmalar birbiriyle sinerji içinde çalışmakta. Bir firmanın ürünü bir başka firmanın ürününün alt parçası olarak kullanılabilmekte. Bu yönüyle ülkede teknolojik kapasitenin yükseltilmesi, vasıflı elemanlara iş bulunabilmesi, üniversitedeki geliştirilen yeni teknolojilerin, teknolojik ürünlerin sanayiye aktarılması gibi konularda başarıyla çalışmalarımızı her geçen gün arttırarak sürdürmekteyiz.
turk-internet.com : Hacettepe Teknopark’ta kaç tane firma var?
İlyas Yılmazyıldız : Şu anda 130 firma var. 2011 yılında yapacağımız yatırımlarla 2012 yılının ortalarına doğru firma sayısının 260’a çıkmasını, 2’te katlamasını beklemekteyiz.
turk-internet.com : Türkiye’de şu anda kaç tane Teknokent var?
İlyas Yılmazyıldız : Şu anda 42 tane yasal olarak kurulmuş Teknokent var. Bunlardan 24 veya 26 civarında faal olarak devam etmekte. Diğerleri de kurulma sürecini yürütmekte.
turk-internet.com : Teknokent’lerin sorunları nelerdir?
İlyas Yılmazyıldız : Tekno Kent’lerin en önemli sorunu finansman sorunu. Çünkü ilan edildikten sonra fazla bir kamu kaynağı ayrılmadığı için bütün bu finansmanı yönetici şirketlerin organize edip bulması lazım.
turk-internet.com : O da şikayete neden oluyor zaman zaman. Teknokent’lerde m2 fiyatlarının çok yüksek olduğu belirtiliyor bazen.
İlyas Yılmazyıldız : Tabi. Yani şimdi yatırımcıya parayı sizin belli bir sürede ödemeniz lazım. Süre uzadıkça finansman maliyeti artıyor veya yatırımcı bankalardan 10 yılı aşan sürede kredi bulamamaktan kaynaklanıyor. Dolayısıyla siz bunu 10 yılda geri ödemek durumundasınız, bu da otomatik olarak fiyatlara yansıyor.
turk-internet.com : Yani Tekno Kent’lerin durumunun bir incelenmesi lazım.
İlyas Yılmazyıldız : İnceleniyor da zaten ama Tekno Kent’lerin şöyle söyleyeyim, 11 Mart, bu yıl Mart ayında çıkan yeni yasayla teşvik miktarları arttırıldı. Burada geliştirilen teknolojilerin ticarileştirilmesi yönünde risk sermayelerinin oluşturulması lazım. Bu yönde çalışmalar da var. Yani teknolojiyi geliştiren firmaların en büyük sıkıntısı bunları pazarlamakta ve pazarlara ulaştırmakta. Üretim konusunda ciddi finansal desteklere ihtiyaçları var. Tekno Kent’lerin en önemli konusu yasal olarak bana göre yeterli teşvikler olmakla birlikte, altyapısını, yeni kurulan Tekno Kent’lerin altyapısını tamamlamak için finansal kaynakların sağlanabilmesi lazım.
turk-internet.com : Peki, bize Tekno Kent’lerle ilgili söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
İlyas Yılmazyıldız : Dikkat ederseniz 2000 yılından önce Ar-Ge konuşuluyordu ama çok yoğun değildi. Tekno Kent’ler kurulduktan sonra Türkiye’nin gündemi Ar-Ge, araştırma – geliştirme, yazılım geliştirme konusu oldu. İnovasyon konusu gitgide yükseldi. Bugünkü toplantı konularından birisinde de inovasyon var. Yani Tekno Kent’ler Ar-Ge ve inovasyon konusunda ciddi bir Türkiye’de kültürel dönüşüme yol açtı.
Sonuçta Ar-Ge zaman alan bir iş, bir kültür işi. Bir ülkenin bu yönde gelişme sağlaması için belli bir zamana ihtiyacı var. Zannediyorum yasa çıktığından bu yana aşağı yukarı 10 yıl olmak üzere. Ben inanıyorum ki 2015’li yıllardan sonra Tekno Kent’lerde çalışıp faaliyet gösterip dünya çapında ses getiren Türk firmalarının, Türk markalarının, Türk teknolojik ürünlerinin dünya pazarlarına girdiğini göreceğiz.
turk-internet.com : İnşallah, çok teşekkür ederiz.
İlyas Yılmazyıldız : Ben teşekkür ederim, sağ olun.

Kaynak : 