Söyleşinin
- Birinci bölümünü burayı tıklayarak
- İkinci bölümünü burayı tıklayarak
- Üçüncü bölümünü burayı tıklayarak
- Dördüncü bölümünü burayı tıklayarak
okuyabilirsiniz..
SÖyleşiye keldığımız yerden devam ediyoruz :
Turk-internet.com: Peki, ben biraz da teknik konulardan bahsetmek istiyorum. Network optimizasyonu işini biraz açmanız mümkün mü? Yaptığınız iş tam olarak nedir? Hangi şebekelerde çalışıyoruz,? Tüm şebekeleri yani 2G, 3G, LTE hepsini destekliyor mu P.I. Works? Bunlardan biraz bahseder misiniz?
Bahadır Kuru: Tabi tabi, memnuniyetle. Network optimizasyonu diyoruz ama bunu oğlunuz ne iş yapar diye anneme de soruyorlar ve kadıncağız tabi zor cevap veriyor, kolay bir iş değil anlatmak açıkçası. Ama şöyle özetleyebiliriz aslında, son kullanıcı tarafından bakarsanız ya da yaptığımız işin son kullanıcıya etkisi nedir diye düşünürseniz, hepimiz telefon kullanıcısıyız artık. Hatta bu akıllı cihazlar geldikten sonra interneti de telefondan kullanır olduk. Bu cihazlarla normal telefon konuşması da yapıyoruz data transferi de yapıyoruz veya internete de bağlanıyoruz.
Burada bazı sorunlarımız oluyor, çekmiyor diyoruz, buradan bağlantı kuramadınız. Ondan sonra çekti bağlantıyı kurduk ama konuşma arada kesildi, düştü diyorsunuz. Ya da konuşuyorum ama cızırtı o kadar fazla ki, karşı taraftakini hiç anlamıyorum diyorsunuz.Ya da data kullanıcısısınız, mailime bağlanamadım bir türlü ya da internette şu sayfa gelecekti yarım saattir gelmedi gibi böyle şeylerden şikayet ediyorsunuz. Bunların hepsi network’te oluşan problemlerden kaynaklanan konular. Bizim yaptığımız şey de bunları çözmek.
Network optimizasyonu dediğiniz zaman aslında bunun iki tane ayağı var. Bir tanesi var olan sorunları çözmek yani ekipmanda ya da konfigürasyonda hatalar varsa bunları öncelikle çözmeye çalışıyorsunuz. İkincisi de mevcut olan yatırımı, şebeke yatırımını daha efektif kullanmaya çalışmak. Yani siz bir birim taşıyorsanız network trafiği olarak, aynı ağı kullanarak bir buçuk birim taşımaya çalışmak diyebiliriz. Ama ekipman sayısını, yatırımı arttırmadan. Bu da network optimizasyonunun bir parçası.
Yani hem sorunu çözmek hem de networkü daha verimli kullanarak oradaki operatöre de bir fayda sağlamaya çalışıyorsunuz. Yani operatörün harcamalarını daha az yapması veya Capex – Opex dediğimiz harcama miktarlarını düşürmesinin de faydasını sağlamaya çalışıyorsunuz. Bu ikisi bir araya geldiği zaman bir network operasyonu için zaten inanılmaz büyük faydalar sağlıyor. Hem parasal anlamda hem de prestij anlamında. Çünkü kaliteli bir network her zaman tercih edilen bir network oluyor.
Geçen hafta bir tane konferanstaydım. Orada yine konuşulan bir konu oldu bu. Müşteriler neden kaçar diye. İnsanların anketlere verdiği yanıtlarla gerçek arasında bayağı büyük bir fark oluşmuş. Yani diyorlar ki fiyat çok önemli, halbuki fiyat en son sırada. Gerçek anlamda müşterinin bir operatörden diğer bir operatöre geçmesinin en büyük sebebi günümüzde özellikle hızmış. Yani datadaki, veri transferinden hızdan dolayı kaçıyorlar. Eğer yavaşsanız gidiyorlar öteki tarafa. Bunun hemen ardında konuşma kesilmeleri, kalite vesaire problemleri geliyor. Bu sorunları çözmezseniz müşteriyi elinizde tutamıyorsunuz.
Bunun ötesinde elinizde tuttunuz belki ama bunu siz de çok iyi biliyorsunuz, trafikler günümüzde inanılmaz artıyor. Artık bu akıllı cihazlar data trafiğini korkunç boyutlara taşımaya başladılar. Bugünden 2014’e kadar 8 kat büyüme bekliyoruz. Yani bu 8 kat büyüme demek operatörler için bugün taşıdığınız trafiğin 8 kat fazlasını taşıyacaksınız anlamına geliyor. Bunu sağlamak için 8 kat daha fazla networkünüz olması lazım. Önümüzdeki 3 sene içinde zaten böyle bir yatırım yapmanız mümkün değil. Peki bunu nasıl taşıyacaksınız?
İşte bu da network optimizasyonuyla olacak veya azından işin büyük bir kısmını network optimizasyonuyla yapacaksınız. Çünkü yatırımlar, uygulamalar yetişmeyecek maalesef. Dolayısıyla network optimizasyonunun bu anlamda da çok büyük bir misyonu var şu an dünyada. Biz de o misyonu yerine getirmeye çalışıyoruz.
Turk-internet.com : Bu konuda bahsedilen 3 ana unsur var aslında. Birincisi teknolojik gelişmeler, yeni teknolojilerin çıkmasıyla bant genişliği sorununun belki bir miktar azalabileceği ya da çözülebileceği söyleniyor. Bir diğeri bahsettiğiniz network optimizasyonu işi ve bir de son olarak bant genişliklerinin tekrar düzenlenmesi sıkça konuşuluyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz, network optimizasyonu sizce bu işin yüzde kaçını oluşturuyor? Diğer alanlardaki gelişmeler baltalayabilir mi optimizasyon işini ya da tam tersi söz konusu mudur?
Bahadır Kuru: Tabi bu konuda yüzde vermek çok kolay bir şey değil ama optimizasyonun aslında işin büyük çoğunluğunu oluşturduğunu söylemek isterim. Çünkü yeni yapılan gelişmeler – özellikle şu an LTE gelecek herkesin konuştuğu bir konu – tarafında hala daha bizim elimizde düzgün konseptlerimiz yok. Network’ler çok fazla hazır da değiller. Bu belli bir zaman alacaktır.
Biz bunu üçüncü nesle geçerken yani 3G’ye geçerken de görmüştük. Belli bir süre o teknolojinin oturması, yerleşmesi sürüyor. Bugün bile baktığımızda üçüncü jenerasyona giriş o kadar da fazla değil aslında. Daha hala biz bir çok şeyi ikinci jenerasyonda taşıyoruz. Özellikle ses iletişimi büyük çoğunlukla ikinci jenerasyonda hala ki, data trafiğinde bile bir çok trafik oradan taşınıyor. Yani bu iş yavaş gelişiyor. Üçüncü jenerasyonun da aslında 2000’de ortaya çıktığını düşünürseniz, bugün 2011’deyiz. Yani 11 senede ancak yavaş yavaş oturmaya başlamış ve Asya’da bazı network’ler yeni geçiyor 3G’ye.
Şimdi LTE’den aslında bizim de beklentimiz çok büyük. Çünkü belli şeyleri özellikle IPTV vesaire gibi hizmetleri ok daha yaygın hale geldiğinde videoda özellikle talebi karşılayamayacağımızı biz de görüyoruz. Yani üçüncü jenerasyon da daha sıkıntı yaratacak. Ama LTE’nin tamamen networklere yayılması bana soracak olursanız 2015 yılından sonraya denk gelir.
Belli yerler bu konuda çok istekli ama bence zaman alacaktır. Ama onun dışında yine data ihtiyacı ve trafiği artıyor ve yapacak bir şeyiniz yok. Hızlar da artıyor, dolayısıyla network optimizasyonu özellikle bu önümüzdeki 3 – 4 yıl en birincil kalem olarak network operatörlerinin önünde duracaktır.
Kaynak : 