Bu söyleşinin ilk bölümünü Baltaoğlu : İnternet Kafe’ciler Çok Uzun Senelerdir Sürekli Cefa Çekiyor – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz..
Hafta sonu genel kurulunu gerçekleştirecek olan İstanbu İnternet Kafeciler Odası’nın (İİKO) Başkanı Metin Baltaoğlu ile İnternet Kafelerin durumu ve sorunlarını konuşuyoruz. Dünkü bölümde, baskınlarda bırakmıştık.
turk-internet.com : Peki bütün bu olaylarda internet cafelere sahip çıkan birileri olmadı mı?
Metin Baltaoğlu :Hayır, kesinlikle. Hatta tam tersi herkes vurun abalıya şeklinde internet cafelerin üstüne çullandı. Aslında bu tabi internet yayanların da , ISS sahiplerinin de, satanların da işine geldi.
turk-internet.com : Neden?
Metin Baltaoğlu :En azından kendilerine saldırılmıyordu. Kabahatli internet cafelerdi. Hazır kabahatli bulunmuşken, hazır bir şekilde nasıl derler bir deyim vardı… Günah keçisi. Hazır bir günah keçisi bulunmuşken neden seslerini çıkarsınlar ki? Orada hazırda insanlar bir şekilde birilerini dövüyorlar, onlar da kendi satışlarına bakıyor. Bu ortamda benim yaşadığım bir olay bugün bu noktaya gelmemle alakalı bir sürecin de başlangıcı oldu aslında.
turk-internet.com : Ne gibi?
Metin Baltaoğlu :Ben emniyet mensuplarını bir kere tenzih ediyorum hepsi aynı şekilde değil, hani bir kutu elmanın içinde çürük elmalar her zaman mevcuttur. Bu çürük elmalardan biri bir gece bana denk geldi. Benim işyerime geldi ve bana eşimin yanında hakaret etti.
O gün ben ilk defa sorguladım: “ben ne iş yapıyorum, ben nasıl bir mesleğin içine düştüm de bana böyle davranılıyor.” diye..
turk-internet.com : Bir ara sizin bir hikayeniz vardı. İnternet Kafe sahiplerinden birisinin oğlu, okulda sanki babası fuhuş işi yapıyormuş benzeri bir yaklaşım mı olmuştu?
Metin Baltaoğlu :İsim vereyim, Orhan Ekşi arkadaşımız, şu anda İiko’nun (İstanbul İnternet Kafeciler Odası) yönetiminde kendisi. Evet oğlu okulda sınıftayken öğretmeni “İnternet cafelere gitmeyin. Oralarda kötü şeyler yapılıyor.” gibi bir cümle kuruyor. Tabi bütün sınıf arkadaşları, arkadaşımın oğlunun internet cafeci olduğunu, babasının internet cafeci olduğunu biliyor. Ve çocuk gerçekten çok utanıyor, psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyor. Evde hareketleri değişiyor çocuğun. Bir süre sonra babanın dikkatini çekiyor, araştırmaya başlıyor. Orhan Bey de gerçekten araştırmacı bir insandır. Ve nihayetinde oğluyla konuştuğunda, yaklaşık iki saatlik bir konuşmanın sonucunda ne olduğu anlaşılıyor. Böyle oldu diyor. Orhan Bey gerçekten çok üzülüyor, öğretmeniyle konuşmaya gidiyor, öğretmen de sonranda yaptığı hatanın farkında varıyor ama iş işten geçmiş, olan olmuş. Bunlar bizim yaşadığımız dramatik olaylar.
turk-internet.com : Siz polisten bahsediyordunuz, sonra mı oldu bu?
Metin Baltaoğlu :Evet, sonrasında o geceye ben çok fazla girmeyeyim ama benim 3 gün 3 gece uykularım kaçtı ve ben ne iş yapıyorum diye sorgulamaya başladım. Ve hakkımı asıl arama noktasına geldim. İşte burada bir derneğin kurulmasında TİEV – Tüm İnternet Evleri Derneği’nin kurulmasında öncülük ettim.
turk-internet.com : İnternet Kafelerin ilk organizasyon oluşturma çabası buydu galiba öyle değil mi?
Metin Baltaoğlu :Evet, Tİev – Tüm İnternet Evleri’ydi. Orada 2006 senesine kadar pek çok faaliyette, pek çok sosyal organizasyonda yer aldık. Türkiye’de birçok illere kadar gittik. İnternet cafelerin sıkıntılarıyla ilgili toplantılar, seminerler verdik. Hatta kaymakanlar ve valilerle görüşme noktasında sürekli fala bir çalışma gerçekleştirdik.
Ankara’da 2000 senesinde yayınlanan bir genelgemiz vardı, bu size bahsettiğim sıkıntılı zamanlarda yayınlanan bir genelge. İnternet üzerinden oyun dahi, yani internet siteleri üzerinden okey dahi oynamayı yasaklıyordu bu genelgemiz. İşte bunun değiştirilmesini sağladık. İçişleri bakanlığımıza bir ziyaret gerçekleştirdik. Burada yaşanan sıkıntıları çok açık ve net bir şekilde anlattık. İnternetin teknoloji olduğunu, gelişim olduğunu, internetin artık yeni bir dünya anlamına geldiğini bir şekilde ifade ettiğimizde sayın bakanımız, o zamanki içişleri bakanımız Abdulkadir Aksu Bey’di, sağ olsun bize yardımcı oldu ve 2003 senesinde genelgemiz değişti. Daha hafif bir genelde, şartları daha rahat olan bir genelde ortaya çıktı.
turk-internet.com : Daha hafif derken internet cafecileri biraz daha rahatlatan mı?
Metin Baltaoğlu :
Sonuç itibariyle 2006 senesinde geldiğimizde Türkiye’de çocuk pornosu olayları patladı, hatırlarsınız. Ve orada tamamen haksız bir şekilde, yine medyanın burada reyting düşüncesi, kaygıları bu olayı çok abartılı bir şekilde gündeme getirdi. Bir şekilde toplum infiale sürüklendi. Tam olarak olan buydu. Devlet önlem alma gereği hissetti.
Sonuç itibariyle kabak yine internet cafelerin başına patladı. İnternet cafe baskınları arttı. Baskın olarak nitelendiriyorum çünkü gerçekten baskındı, bunlar denetim değildi. Tabi ki internet cafeleri denetlemek, kontrol etmek gerekiyor. Fakat burada insana saygı çok önemli. Yani bir işletmecinin iş yerine girdiğinizde eğer siz bir örgüt evi basıyormuş gibi davranıyorsanız, işletmeciye de sanki örgüt mensubuymuş gibi davranıyorsanız burada bir sıkıntı var demektir. Kaldı ki pek çok işletmeci aynı zamanda bir anne, bir baba, ya da annesinin babasının izniyle o işyerini açmış bir evlat. Yani bu vatanın evladısınız.
Bu söyleşinin devamını Metin Baltaoğlu : İnternet Kafelere Satılan Yazılım Sözleşmelerinde 2 Sene Maddesi Şaşırtıcı – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz..

Kaynak : 