22 ağustosta yürürlülüğe girecek olan “profilleme” konusunda Bilgi Üniversitesinde yapılan sivil toplum örgütleri toplantısı sonrasında İnternet Kurulu tarafından oluşturulan görüşlere aldığımız yorumlara devam ediyoruz. Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr.Yaman Akdeniz ile konuyu tartıştık :
turk-internet.com : Yaman Bey, merhaba. Sizin, Turk-internet.com’da hala yayınlanmakta olan bir röportajınız var ama bugün başka bir konuyu görüşmeye geldik. O da 22 Şubat’ta alınan ve 22 Ağustos’ta yürürlülüğe girmesi beklenen kararla ilgili olarak İnternet Kurulu’nun önerileri. Biliyorsunuz bu hafta yayınlandı. Onu nasıl değerlendiriyorsunuz, bunu merak ettik. Önerileri herhalde okuma şansınız oldu.
Yaman Akdeniz : Evet, biliyorsunuz, sizin de katıldığınız Bilgi Üniversitesi’nde İnternet Kurulu aracılığıyla bu filtreleme konusunda bir toplantı yapılmıştı, o toplantıya ben de katılmıştım. Sivil toplumdan çok sayıda katılan olmuştu, sektörden katılanlar olmuştu. O toplantıda ortaya çıkan sonuç aslında bu 22 Şubat tarihli BTK kararının kaldırılmasıyla ilgili bir görüş bildirilmişti.
Kimse filtre kullanımına karşı değildi fakat devlet eliyle bunun zorunlu olarak, hem servis sağlayıcıları tarafından zorunlu olarak kullanıcılara sunulması, hem de kullanıcıların zorunlu olarak bu sistemi kullanması açısından belirginlik ve şikayetler vardı. Bundan sonrasında İnternet Kurul’u geçtiğimiz hafta sonu bir kısa rapor yayınladı.
turk-internet.com : Profil sayısı azalıyor.
Yaman Akdeniz : Evet 4’ten 2’ye indirilmesini önermişler. Yurtiçi profili denen ne olduğunu kimsenin çok iyi anlayamadığı profilin ortadan kaldırılmasını talep etmişler, bir de standart profil denilen çok tartışmaya yol açan profilin kaldırılmasını söyleyip aile ve çocuk profilleri üzerine yoğunlaşan bir model önermişler.
Ufak tefek bununla ilgili başka önerileri de olmuş İnternet Kurulu’nun. Şimdi bunu inceleyip değerlendirdiğimiz zaman maalesef filtre sistemine İnternet Kurulu’nun da destek verdiği ve devam edilmesine yönünde bir görüş bildirdiği fakat kapsamının daraltılmasını yönünde bir talepte bulunduğunu görüyoruz. Ben şahsen bunun yani bu ikili yeni modelin de dörtlüsünden çok farklı olduğunu düşünmüyorum.
turk-internet.com : Ne açıdan?
Yaman Akdeniz : Çünkü ilk aşama ve en problemlisi ki, bu konuda aslında internet servis sağlayıcılarının da ses çıkarması gerekir. Servis sağlayıcıları açısından hala zorunlu bir sistemle karşı karşıyayız. Yani ilk aşamada servis sağlayıcılarına dayatma usulüyle yani BTK’nin geliştirdiği bu filtreleme sistemini siz mecburen bütün kullanıcılara sunacaksınız.
Şimdi kullanıcılar kullanır ya da kullanmaz tartışmasını sonraya bırakırsak servis sağlayıcıları bu filtre sistemini zorunlu olarak tüm kullanıcılarına önermek durumundalar. Yani bu aslında servis sağlayıcılarına rekabet açısından belki kullanmak isteyecekleri farklı filtreleme sistemleri ya da kullanmak istemedikleri bir sistemi zorla kullanıcılara sunmalarını gerektiren bir sistem bu.
turk-internet.com : Yaman Bey, peki bir de profil olma zorunluluğu yok mu? Yani bir de zararlı yayınlar var biliyorsunuz. Diğer ülkelerdeki ISS’ler böyle zorunluluklar yaşamıyor mu?
Yaman Akdeniz : Agit bölgesine bakarsak, Viyana’da Agit için hazırladığım resmi rapor çerçevesinde ortaya çıkan tabloda – yani 56 üye ülke var Türkiye’nin de dahil olduğu Agit bünyesinde – devlet eliyle yapılan ve Türkiye’dekinin benzeri yani dörtlü ya da ikili sistemin benzeri bir sistem Agit bölgesindeki hiçbir başka ülkede yok. Yani olmayan bir sistem. Türkiye bu konuda bir ilki başaracak.
turk-internet.com : İlki başaracak derken, acaba hakikaten iyi bir şey midir, bir başarı mıdır?
Yaman Akdeniz : Sarkastik anlamda söyledim aslında, yani başarı derken maalesef benim değerlendirmem negatif anlamda. Çünkü devlet eliyle filtreleme yapıldığı zaman zorunlu olsun veya zorunlu olmasın, hemen sansür tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Filtre kullanılan ülkeler var. Ama filtrenin kullanımı genellikle tamamen kullanıcılara serbest bırakılmış. Yani isteyen istediği filtre sistemini evindeki bilgisayarında kullanabiliyor.
Agit bölgesinde ayrıca ilköğretimde kullanılması zorunlu olan yani okullarda kullanılması zorunlu olan ülkeler var. Kütüphaneler veya Türkiye’de 2007’den beri olduğu gibi internet kafelerde kullanılması zorunlu olan ülkeler var. Fakat ev kullanımı açısından filtrenin devlet tarafından geliştirilip ve dayatma usulü yapıldığı başka bir sistem yok.
turk-internet.com : Profil nedir, filtre nedir? Biraz da onun farkını bize söyler misiniz?
Yaman Akdeniz : Aslında bu İnternet Kurulu raporunda da bazı konseptler birbirine karıştırılmış, yani mesela erişim engellemeyle, filtreleme de aynı şey değil. Erişim engelleme hukuken aslında hukuka aykırı olduğu iddia edilen içerikler için kullanılan bir yöntemdir. Türkiye’de 5651 sayılı kanun altında erişim engelleme vardır.
turk-internet.com : Çocuk pornosu gibi.
Yaman Akdeniz : Evet. Ama filtreleme dediğiniz zaman, İngilizcede de “filtering” anlamına gelen filtrelemeden bahsettiğiniz zaman aslında hukuka aykırı olmayan fakat çocuklara zararlı olduğu düşünülen ya da ailenin uygun görmediği ve çocukların erişimini istemediği bazı sitelerin ya da içeriklerin filtrelenmesi olayıdır. Fakat buradaki fark, filtrelemeden bahsederken hukuka uygun fakat aileler tarafından ya da şirketler tarafından da olabilir.
turk-internet.com : Mesela şirketler de mesai saatlerinde Facebook’u engelliyor. Elemanının mesai saati arasında kullanmasını istemiyor.
Yaman Akdeniz : Randıman ya da verimi düşmesin diye.
turk-internet.com : Kanun açısından sorun yok.
Yaman Akdeniz : Yok, hayır. Girmeniz yasak olmayan, kanuna aykırı olmayan içerikler ya da siteler. Mesela büyük şirketler turizm şirketlerinin sitelerini, hatta haber sitelerini de, çünkü buralarda çok vakit geçirdiği için, filtreler koyuyorlar.
Söyleşinin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 