Sağlık alanında dosyaların elektronik ortama aktarılması, bu bilgilerin güvenliklerinin daha sıklıkla gündeme gelmesine yol açıyor. Hastalar, hekimlerle paylaştıkları verilerin gizli tutulmasını istiyor, ancak araştırmalar bu bilgilerin daha çok personel tarafından sızdırıldığını gösteriyor.
2009 yılı Eylül ayında açıklanan bir rapora göre 11 milyondan fazla hastaya ait medikal bilgiler bir şekilde el değiştirdi. Profesyonel hizmetler şirketi PricewaterhouseCoopers LLP’nin (PWC) araştırmasına göre, medikal bilgilerin daha fazla online ortama aktarılması veri hırsızlığının daha da artacağını gösteriyor. Bilgilerin, hatalı biçimde değerlendirilmeleri dolayısıyla üçüncü şahısların eline geçmesi araştırmanın en dikkati çeken yönünü oluşturuyor.
Araştırma, mahremiyetin korunabilmesi için güvenlik parametrelerinin genişletilmesi gerektiğine işaret ediyor. PWC yetkilisi James Koening, sağlık alanındaki iyileştirmelere paralel olarak kayıtlı bilgi güvenliğinin de sağlanmasının gerektiğini belirtiyor. 600’ü aşkın hastane yöneticisi ile sigortacı ve eczacıların iştirak ettiği araştırmaya göre, kuruluşlar son 2 yıl içerisinde en az bir veri hırsızlığı vakası ile karşılaşmış durumda. Kamuoyuna duyurulan olayların yüzde 66’sını veri hırsızlığı oluşturuyor. Bilgilerin çoğu, sağlık kuruluşlarındaki bilgisayar, tablet PC ya da akıllı telefonlar aracılığıyla el değiştirmiş. Veri hırsızlığını gerçekleştirenlerin büyük bir bölümünü hastane işleyişinden haberdar olan çalışanların oluşturması dikkati çekiyor.
Araştırma, kişisel verileri ele geçirme eylemlerinin ardında hastalara yeni bir sağlık sigortası satma niyetinin olduğunu gösteriyor. Araştırmaya katılanların yarıdan daha azının kişisel mahremiyet ve güvenlik konusuna gereken ilgiyi gösterdiklerini belirtmeleri dikkati çekiyor.



Kaynak : 