Geçtiğimiz hafta, Maryland Üniversitesi ilginç bir araştırma sonucu yayınladı. Bu araştırmada Facebook platformunun daha sonra cep telefonları tarafından da izlenecek bir “uygulama sektörü” yarattığı ve bunun sonucunda da “Uygulama Ekonomisi” olarak adlandırılabilecek yeni bir sektörün doğduğu iddia ediliyor. Hatta rapora göre bu sektör, ABD’de en azından 182.000’den fazla iş imkanı ve 12 Milyar Dolarlık bir kaynak yaratmış durumda. Ancak raporda geçen rakamlar tartışma yaratıyor.
Maryland Üniversitesi İşletme Fakültesi tarafından yürütülen araştırma sonunda yayınlanan rapor, Facebook uygulamalarının ekonomi üzerine etkisini incelemek üzere bir dizi formülden yararlanıyor. Örneğin raporda Zynga ve 2009 yılında EA tarafından 300 milyon Dolara satın alınan Playfish de dahil olmak üzere Facebook için uygulama üreten toplam 148 firma olduğu hesaplanmış. Raporda bu firmaların ürettikleri uygulamalar ve her bir uygulamanın ortalama günlük kullanıcı sayısı hesaplanarak ardından üçüncü şahıs uygulama geliştirme şirketleri için çalışan toplam çalışan sayısı tahmin edilmeye çalışılmış.
Söz konusu rapora göre direkt olarak Facebook için uygulama üreten firmalarda çalışan toplam personel sayısı 53.453 kişi olarak bulunmuş. Sonrasında ise bu rakamın “çarpan etkisi” yani bu işler sayesinde yaratılan ikincil iş sahası ve ikincil iş sahasında çalışan kişi sayısı ve bu kişilerin ortalama maaşları hesaplanılmış. Nihayetinde, Facebook sayesinde 182.000 ila 235.000 kişinin istihdam edildiği ve ABD ekonomisine 12 milyar ile 16 milyar Dolar arasında bir kaynak sağlandığı sonucuna varılmış.
Ancak raporda kullanılan yöntemler, ciddi anlamda tartışma konusu. Bunun sebeplerinden ilki, sözüm ona kullanılan “çarpan etkisi” yöntemi. Uzmanlar çarpan etkisi yönteminin bir dizi sorunu da beraberinde getirdiğini belirtmekteler. Örneğin Facebook uygulaması yapmak için işe koyulan ikincil iş alanı firmaları, bu alandan önce başka bir iş kolunda faaliyet gösteriyor olabilirler. Dolayısıyla bu ikincil alanın oluşturduğu ekonomi, aslında başka bir sektörden bu alana transferi gösteriyor ve yeni bir ekonomik değer yaratılmamış oluyor.
Üstelik çarpan etkisi konusundaki uzamanlar, bazı vakalarda bu etkinin geçici olacağı ve kısa sürede kaybolacağı vurgusunu yapmaktalar. Bu süreci en iyi tanımlayan ifadelerden birisi “ham ürünlere çok az değer katan veya hiçbir ekstra değer katmayan projeler, daha küçük bir çarpan etkisini sahip olacaktır ve bu etki zaman içinde kaybolacaktır,” şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu ifadeden yola çıkarsak, bazı bireysel geliştiricilerin sadece birkaç saat içinde geliştirdiği bir Facebook uygulamasının nasıl bir çarpan değeri olabilir ki? Veya Farmville’in 10. nesil bir kopyasını üretmek (Farmville, Cityville, Yovill, Petville vs…) nasıl bir ekstra değer sağlar?
Raporla ilgili bir diğer eleştiri ise, sanki Facebook uygulamalarının tümü ABD’de üretiliyor veya ABD ekonomisine değer katıyor gibi bir algı oluşturulmasından kaynaklanmakta. Facebook platformu için uygulama üreten firmaların pek çoğu, operasyonlarını başka ülkelerde yürütmekteler. Dolayısıyla bu firmaların eleman sayılarından ve o elemanlara ödedikleri ortalama maaşlardan yola çıkmak, ABD ekonomisine sağlanacak değeri tam olarak yansıtmakta aciz kalacaktır.
Çarpıcı bir başka eleştiri ise, araştırmada kullanılan verilerin bizzat Facebook tarafından sağlanılması. Bu durum, söz konusu araştırmanın bağımsız bir çalışmadan ziyade bir PR aktivitesi olduğunu düşündürtüyor. Google firması da geçtiğimiz sene benzer bir çalışma “hazırlatmış” ve özellikle AdSense ve AdWords projeleri sayesinde ABD ekonomisine 54 milyar Dolar katkı sağladığını ileri sürmüştü. Firmayı eleştirenler bu raporun Google hakkındaki antitröst davaları nedeniyle yine Google tarafından düzenlenmiş bir PR çalışması olduğunu savunmuşlardı.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, raporda kullanılan muğlak hesaplama yöntemleri ve “çarpan etkisi” jargonu, aslında en fazla spor müsabakaları organizasyonlarında karşımıza çıkıyor. Olimpiyat Oyunları veya Dünya Şampiyonaları organizasyonlarını almak isteyen hemen her ülkede, ivedilikle bu organizasyonlar sayesinde yaratılacak istihdam ve ekonomik büyüme üzerine çalışmalar açıklanıyor. Oysa genellikle bu durumun tam tersi yaşanıyor ve böyle büyük organizasyonları düzenleyen ülkeler, turizm nedeniyle küçük bir ekonomik canlanma yaşasa da günün sonunda zararlı çıkan taraf oluyor.
Sonuç olarak bakıldığı zaman, kimse Facebook platformunun aslında ABD ekonomisine değer katmadığını iddia etmemekte. Ancak oluşturulan bu değeri hesaplarken kullanılacak yöntemler, gerçek hayattan kopuk ve sadece teoride kalacak formüller olmamalı. Ve gerekirse, her gün Facebook’ta durum güncellemesi yapmak için işyerinde kaytarılan zamanın ekonomik götürüsü de hesaba katılabilmeli

Kaynak : 