Halka arz (IPO), ve borsaya kote olmak ABD’de pek çok firma için kurumsal ve kalıcı olmanın en önemli göstergeleri arasında yer alır. Yeni kurulan pek çok firma, önce melek yatırımcılar ve girişim sermayesi firmalarında yatırım alarak büyümeyi hedefler. Firmalar tohum olmaktan çıkıp belirli bir büyüklüğe eriştiklerinde ise yeni hedef ilk halka arzı (IPO) gerçekleştirmek olur.
Halka arzın getirdiği bazı avantajlar özsermayenin desteklenmesi ve çeşitlenmesini sağlamak, sermayeye daha ucuza erişimi mümkün hale getirmek, prestij kazancı, sermayedarlar için daha fazla likidite sağlanması, değiştirilebilir tahvil ve daha hesaplı banka kredilerinin alınması gibibirden çok finans fırsatının oluşturulması olarak sıralanabilir. Halka arz konusundaki dezavantajlar ise yasal yükümlülüklerin ve muhasebe kayıtlarının artışı, finansal bilgilerin ve yatırımcıları etkileyebilecek iş bilgilerinin kamuyla paylaşımının zorunlu hale gelmesi, talep edilen fonun toplanamama riski olarak sıralanabilir.
Özellikle ABD’de ilk halka arz konusunda en aktif olan sektörler ise şu anda teknoloji, enerji ve finans sektörleri. Çeşitli raporlarda ve finans haberleri kaynaklarında ABD’de toplam 24 teknoloji firmasının 2011 yılı içinde ilk halka arzını gerçekleştirdiği belirtilmekte. Ancak bu firmalar için işlerin beklendiği gibi gittiğini söylemek çok da doğru olmaz. Zira ilk halka arzları sonrasında büyüme kaydeden yalnızca 8 firma mevcut. 16 firma ise büyüme konusunda negatif hanelerde kalmışlar yani ilk halka arzda açılan hisse fiyatının altında işlem görmekteler.
Bu firmalar arasında en başarılı olanlar hisse fiyatlarını ilk halka arzın ardından yaklaşık %70 oranında arttıran LinkedIn ve %39 oranında artış kaydeden Carbonite firmaları. Düşüş yaşayan firmalara bakıldığında ise FriendFinder Networks firmasının hisselerinin ilk halka arzın ardından %80 oranında değer yitirdiği göze çarpıyor. Bir diğer kaybeden ise borsadaki hisseleri ilk açılışın ardından %60 değer kaybı gösteren RenRen adlı sosyal network. BCD Semiconductor, Freescale Semiconductor, MagnaChip Semiconductor gibi yarı iletkenler alanında faaliyet gösteren 3 farklı firmanın da ilk halka arzlarının ardından ciddi ölçülerde değer kaybetmeleri çarpıcı.
Sonuç olarak bakıldığında 2011 yılı içinde teknoloji alanında faaliyet gösteren ve ABD’de ilk halka arzlarını gerçekleştiren firmaların toplam değer kayıpları %19’u bulmuş durumda. 24 firmadan sadece 8’inin IPO sonrasında değerini arttırabildiği gözleniyor. Ancak ilk halka arzdaki amaç daha çok “yeni sermaye yaratmak” veya “borçları kapatıp büyüme trendine geçmek” olduğundan firmaların hedefledikleri şeyleri gerçekleştiremediğini söylemek tam olarak doğru olmaz. Örneğin en başarısız halka arz olarak dikkat çeken FriendFinder’ın IPO sayesinde ciddi anlamda borç yükünden kurtulduğu konuşulmakta.
Private equity, melek yatırımcılar, inkübasyon projeleri gibi kavramlar son dönemde Türkiye’deki teknoloji camiasında da çok konuşuluyor. Yeni girişimlerin ve girişimci sayısının artması fevkalade önemli. Bu firmaların ilk başarılarını yakaladıktan sonra kurumsallaşma adına yöneldikleri doğrultu ise ilk halka arzlarını gerçekleştirmek. Ancak ilk halka arz öncesinde, piyasa koşullarının iyi irdelenmesi ve sadece başarılı örneklere değil; tam tersine özellikle başarısız örneklere göz atmak, yeni kurulan firmaların geleceklerine yön verebilmeleri açısından son derece elzem.

Kaynak : 