Programlar vardır. Bizi alır, uzak diyarlara götürür. Bir taraftan bilmek, öğrenmek istediğimiz şeyleri işaret ederken, bir diğer yandan görmek istediğimiz mesajları, hasretini duyduğumuz duyguları içerir. Tıpkı Fatih Türkmenoğlu’nun hazırlayıp sunduğu, CNN Türk’de yayımlanan “Hayat Gezince Güzel” programında olduğu gibi. Tam da Van’daki deprem felaketinin yaşandığı günün ertesinde görüştüğümüz Türkmenoğlu ile farklı bir gazeteciliği konuştuk.
Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra New York Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları Yönetimi ve İşletme okuyan Türkmenoğlu, sonrasını şu şekilde özetliyor:
“New York Üniversitesi, Master’ı olmayan lisans üstü bir okuldu. Ondan sonra Türkiye’ye dönüp, biraz ne iş yapsam diye debelenip gazeteci olmaya karar verdim. İyi ki de olmuşum diyorum. Birçok şey yaptım gazeteciliğin içinde. Sıcak haber yaptım, CNN’in Türkiye temsilciliğini yaptım. Bu arada bir çok kez Atlanta’ya, Amerika’ya gittim. Ama en sonunda Amerika’dan bir burs kazandık. Eşimle birlikte bir buçuk yıllığına gittik. Sonra döndüğüm zaman dedim ki ‘artık sıcak haberi bitirmeliyim’ çünkü beni fazla yormaya başladı. Gece gündüz hiçbir şey yok, bayram yok, yılbaşı yok, ailece tatil planı yok. Tamamen benim dışımda gerçekleşen bir kariyer yoluydu ve gezi programcısı olmaya karar verdim. Böyle diyorum ya, ben biraz da şanslıyım aslında. Karar verdim deyince oluyor. Yoksa hayatta öyle bir şey yok. Herhalde çok şanslıyım. Şansım yaver gitti, doğru insanlar karşıma çıktı.”
Turk-internet.com: İyi ki böyle bir tercih yapmışsınız diyorum çünkü Türkiye’nin en sevilen programlarından birini yapıyorsunuz. Bize programınızın bu denli sevilmesinin nedenlerini anlatabilir misiniz?
Fatih Türkmenoğlu: Programımın sevildiğini sizden duymak çok güzel, ayrıca teşekkür ederim. Sevilmesinin sebebi çok mail alıyor, ben onlardan gelen tepkilerle söylüyorum, izleyicinin söylediklerini söylüyorum. Bir kere yalan ve riya yok, çok çalışıyoruz. Bütün ekip çok çalışıyoruz.
Programın her aşamasında kan, ter, gözyaşı, acı var. Yani hiç kolay olmuyor. Bazen yemek yemeyi unutuyoruz, yemiyoruz ve diyoruz ki – çok şanslıyım, çok iyi bir ekiple çalışıyorum – ‘boş ver yemeyelim, bir tane yoldan simit alalım idare edelim, gün batana kadar çekeceğimiz her yeri çekelim.’ Bu bir, iyi çalışmamız.
İkincisi kurguyu bence iyi kuruyoruz. Bir şekilde üç ayak düşünelim, üç ayağın bir ayağında mesela biz neredeyiz, Bodrum’dayız. Buranın gezilecek, gidilecek yerleri, müzeleri, lokantaları, deniz kenarları, plajları bunları mutlaka anlatıyoruz. İki, oradaki aktiviteler, yapılacak şeyler ki bunlar da halkın sevdiği şeyler. Uçurtma mı var, yamaç paraşütü mü var, yüzme mi var, sörf mü var, bunları deniyoruz, yapıyoruz ne yapılacaksa. Üç, insan öyküleri. Orada yaşayan ilginç kim var, bizim programla kim ilgilenir, bunlara mutlaka yapıyoruz.
Turk-internet.com: Ben kendi gözlemimden hareket ederek bir şey sormak istiyorum. Benim kendi gözlemim, siz insan boyutunu çok iyi çıkartıyorsunuz ve bu sizin programınızı diğerlerinden ayrıştıran bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Neden insan boyutu diye sorsam?
Fatih Türkmenoğlu : İnsansız hiçbir şey olmaz, ben hiçbir yeri insansız sevmiyorum. İnsanları da seviyorum ama ön koşulsuz değil. Bir kere ben psikoloji eğitimi aldım ve insanları anladığımı düşünüyorum, insanlarla doğru iletişim kurduğumu düşünüyorum.
Hani çok güzel bir laf var My Fair Lady’de. Bir çingeneyle bir prensesi ayıran tek özellik ona nasıl davranıldığı. Eğer insana kötü davranırsan kötülük alırsın, iyi davranırsan iyilik alırsın.
Ama hepimiz için geçerli değil bu, biraz haddini bilmeyenler de oluyor zaman zaman. Biz de karşılaşabiliyoruz, o zaman ben de ilgilenmemeyi ve ilişki kurmamayı seçiyorum ama bence programa yansıyan benim doğru ilişki kurmam. Çünkü yalnızlık ve mutsuzluk görüyorum insanlarda.
İşte ondan ‘burası ne kadar güzelmiş, ne yapıyorsunuz burada’ falan denmez. Orada başka bir şey konuşmak lazım. Biliyor musunuz ne oldu, geçen yaz çok yaşlı bir teyze Kaleköy’de yürüyordu ve ben de yürüyordum. Kamera çekimdeydi şans eseri ama elimde mikrofon yoktu. ‘Teyzeciğim merhaba’ dedim. ‘Çıkaramadım’ dedi. ‘Yok, ben sizi tanımıyorum. Sadece merhaba dedim’ dedim. ‘Çok teşekkür ederim bana merhaba dediğiniz için, bana aylardır kimse merhaba dememişti’ dedi ve ağlamaya başladı.
Bence özel olan bu, o kalbe dokunuş. Her yerde aynı şeyi aslında söylüyorum, Sezen Aksu’nun bir röportajını okudum. ‘İnsan gözüyle görmez, kalbiyle görür’ dedi Sezen Aksu. Bence çok doğru. İnsan kalbiyle görür ve kalbiyle görmeli. Zaten yaşamın bir amacı varsa bu olmalı. Kalbinde görmelisin ve öbürünün kalbine bakmalısın. Seversin, sıcaklık görürsün, hoşluk görürsün, o kalbe gidersin ama görmezsen de uzaklaşırsın. Bence hayatın zaten amacı da budur. İnsan neden yaşar ki?
Eğer bir felsefe geliştiremiyorsan, ileri gidemiyorsan hayatta yaşamanın ne anlamı var? Program falan aslında her şey detay. Ben iyi yaşamaya çalışıyorum, doğru yaşamaya çalışıyorum, insanlarla bir olmaya çalışıyorum ve aslında ben kendimi geliştiriyorum. Yanı sıra program yapıyorum, ne kadar güzel. Yapamasam da ben aslında buyum. Program olmasa da ben aslında böyle geziyorum ve böyle yaşıyorum.
Turk-internet.com: Tam bu noktada ben size gazeteciliği sormak istiyorum. Günümüzde gazetecilik nereye gidiyor sizce?
Fatih Türkmenoğlu: Günümüzde gazetecilik derken aslında öyle bir şey kaldı mı diye ben de size sormak istiyorum.
Çok acıklı bir durumda bence. Çünkü, günümüzde gazetecilik yok. Günümüzde herkes gazeteci. Herkeste bir kamera, herkes hemen ses alıyor, kaydediyor, herkes hemen her şeyi gönderiyor.
Dün bir konsere gittim ‘kayıt etmeyin’ dediler ki ben son derece saygı duydum böyle bir şeye. Herkes kayıt ediyordu ve herkes bir yerlere gönderiyordu bunu. Çok kötü buluyorum bunu. Yapılmaması gereken bir şey.
Keşke gerçek gazetecilik devam etseydi. Maalesef etmiyor. O kadar artık devir hızlı ki, gazeteciliğin bile eve gel, işe git, yaz, edit edilsin, tekrar okunsun yani buna insanların tahammülü yok. Artık bu dünyada y jenerasyonun egemenliğinde yaşıyoruz. Artık her şey çok daha hızlı ve sonsuz tüketime dayalı. Artık bu devirde bence gerçek anlamda gazeteciliğin geleceği yok diye düşünüyorum.
Turk-internet.com: Peki neler olmalı sizce? Atlanan şeyler neler, bunlar nasıl doldurulur?
Fatih Türkmenoğlu: İşte daha da acıklısı ben bir şekilde doldurulacağını düşünmüyorum. Artık gelecek nokta bu, bunun, y kuşağının içinde. Bu tarz gazetecilikte hızlı ve iyi olanlar daha çok prim yapacaklar ki öyle oluyor zaten. Twitter’a baktığımızda ilk tweet atanlar, doğru şeyi söyleyenler, onu üç cümlede söyleyenler, en iyi gazeteci onlar. Çünkü, artık böyle bir düzendeyiz bence.
Turk-internet.com: Peki sizin burada dikkat çekmek istediğiniz bir nokta var mı? Mesela gazeteciler özellikle neleri ıskalıyorlar? Bir haber peşinde koşarken, sıcak bir haber de olabilir, rutin bir haber de olabilir, neleri ıskalıyorlar?
Fatih Türkmenoğlu : Gazetecilik aslında bakıldığında, bütün gazetelere, televizyonlara baktığımızda gerçek anlamda gazetecilik yapan o kadar az insan var ki. Artık köşe yazarları var, artık röportajcılar var, artık gezi yazarı, sağlık yazarı, güzellik yazarı, moda yazarı, magazin yazarı var. Ama gazeteci ne kadar az var.
Neyi ıskalıyorlar derken, birçok şeyi ıskalıyorlar. Ama en çok şunu ıskalıyorlar, bir kere bir gazete ertesi sabah çıkıyor. Gazete artık çok demode. İnternet haberciliği ne derece güvenilir emin değilim. İnsanlar kendi motorlarını çalıştırıp güvenliği seçiyorlar.
Onun dışında nereden haber alınacak şu devirde? Yine internet kalıyor sadece. İnternette doğru haber yapılması lazım, internette yeni gazetecilerin türemesi lazım. Böyle bir film var Amerika’da yeni çekilen.
Zamanla bunlar da oluşacak diye düşünüyorum. Yani ıskalanan bir şey yok. Zaman içinde buna uyum sağlayacak. Yine bizim eski zaman gazetecilerinin doneleriyle, verileriyle donanmış, yeni zaman internet gazetecileri türeyecek, ki türüyorlar da.
Turk-internet.com: Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Fatih Türkmenoğlu: Eklemek istediğim hiçbir şey yok. Sitenize başarılar dilerim, çok çalıştığınızı sitenizden gördüm. Çok kolay bir şey değil böyle bir şey yürütmek. Kolay gelsin.
Turk-internet.com: Biz teşekkür ediyoruz.

Kaynak : 