Türk Bilişim-telekom pazarının özellikle donanım kısmı tamamen ithalata dayalı. Distribütör/kanal ya da teknomarketlerle oluşturulan bilişim pazarının toplamı 8-9 milyar $ olarak hesaplanıyor. Zaman zaman sektöre yönelik değerlendirmeleri yayınlıyoruz. Benzer bir kısa söyleşiyi sektörün en önemli 2 distribütöründen birisi olan Arena Genel Müdürü İzi Kohen ile konuştuk (son bölümde bu söyleşinin videosunu izleyebilirsiniz) :
turk-internet.com : İzi Bey, merhaba.
İzi Kohen : Merhaba.
turk-internet.com : Size bilişim sektörünün bugünlerdeki görüntüsünü soracağız, nasıl görüyorsunuz? Bir sürü tekno market, bir sürü bayi kanalı, ürünler hep genellikle yabancı ve bu ortamda bilişim sektörünün büyümekte olduğundan bahsediyoruz. Siz nasıl görüyorsunuz?
İzi Kohen : Şöyle söylemek lazım, bilişim sektöründe tüketicinin satın aldığı ürünlerin adetleri büyüyor. Daha fazla cihaz satılıyor, daha fazla notebook satılıyor, daha fazla yazıcı satılıyor, her şey daha fazla satılıyor ama pazar büyüyor mu, ona bakmak lazım.
Benim söylemim, pazar büyümüyor çünkü satılan malların fiyatları düşüyor. Türkiye’de tedarikçilerin de destek olduğu sürekli olarak bir fiyat erozyonu var. Özellikle son 3 senede Türkiye’de perakendecilerin tedarikçiler üzerine kurduğu hegemonya nedeniyle, oluşturdukları satış gücü nedeniyle.
turk-internet.com : Burayı biraz açabilir miyiz? Özellikle tekno marketler büyük kampanyalarla açıyorlar. Çok büyük indirimler yapıyorlar veya bir grup ürününü çok enteresan fiyatlarla satıyorlar vesaire. Bunu nasıl yapıyorlar?
İzi Kohen : Bu en baştan başlayarak geçmiş söyleşilerimde de söylediğim, bir arz fazlasından kaynaklanıyor. Özellikle bazı araştırma kuruluşlarının Türkiye’deki pazarın büyüme hızıyla ilgili yaptıkları yanlış tahminlerden dolayı ve yabancı üreticiler de Türkiye pazarına bakış açılarını fazla derinlemesine araştırmadan veya geçmişteki verilere pek fazla bakmadan, sadece bu araştırma kuruluşlarının yaptıkları tahminlere dayandırdıkları için Türkiye’de sürekli olarak suni olarak büyüyen, büyütülen bir pazar var.
Böyle bir pazarın aslı olmadığı için sürekli olarak fazla mal arzı şeklinde, stoklarda kalan mallar şeklinde oluşuyor. Bu stoklarda kalan malların geri gitmesi pek mümkün olmadığı için bu mallar satılmak zorunda. Satılması için de büyük indirimler, kampanyalar, kredi kartı kampanyaları vesaire yapılıyor ve bu mallar tüketiciye ulaşıyor bir şekilde.
turk-internet.com : Bu tüketici açısından iyi bir şey. Peki sizin sektör açısından nasıl?
İzi Kohen : Tabi tüketicinin ucuz ürüne ulaşması açısından çok güzel bir şey. Ama başta tedarikçiler olmak üzere bütün aracıların karları burada yok oluyor. Çünkü stokta uzun süre kalan malın stok maliyeti, finansal maliyetleri, onla ilgili fırsat maliyetleri ve bu malın fiyatının indirilerek tüketiciye ulaştırılması sırasında başta yine demin söylediğim gibi tedarikçiler olmak üzere bütün aracıların, distribütörlerin, bayilerimizin karlarında müthiş bir erozyon var. Kar marjları düşüyor. Kar marjlarının düşmesini bırakın bu finansal ve nakit akışı sıkıntılarından dolayı birçok şirket mali zorluğa da giriyor. Ödemelerini yapmakta zorlanıyor. Ve işten çekilmek zorunda da kalabiliyor.
turk-internet.com : Peki daha önceki röportajımızda siz demiştiniz ki, tekno marketlerin Türkiye’ye girmesi kanalın daha hizmet bazlı çalışmasının yolunu açacak ya da hizmet bazlı çalışanlar ayakta kalacak. Bir de oradan bakarak söyler misiniz? O tür firmalar çoğaldı mı? Bu firmalar daha mı iyi ayakta duruyor?
İzi Kohen : Mutlaka işini iyi yapan, gerçekten tüketiciye bir hizmet ulaştıran şirketler gelişiyorlar, ayakta kalıyorlar ve gelişmeye devam ediyorlar. Hatta birleşmeler de oluyor veya olacak. Tabi ki katma değer katmadan sadece cihaz satan şirketler bu perakende zincirleriyle rekabet edemez durumdalar ve bu böyle de devam edecek. En azından önümüzde gördüğümüz süreçte. Ve katma değer sunanlar tabi ki daha başarılı olacaklar, tüketiciyle buluşacaklar ve katma değerlerinin karşılığını alabileceklerine inanıyorum ben.
Söyleşinin devamını yarın okuyabilirsiniz.



Kaynak : 