ABD’de yüksek mahkeme, HP’nin eski CEO’su Mark Hurd ile ilgili olan bir iç soruşturma raporunun hissedarlarla paylaşılması gerekmediğine ve gizli kalabileceğine hükmetti. Hakkındaki cinsel taciz skandalı yüzünden HP’den ayrılan Hurd, Oracle firmasında Başkan Yardımcısı olarak göreve başlamıştı. Hurd ile HP arasındaki itilaf Ağustos 2010’da başlamış ve oldukça uzun bir süre kamuoyu gündeminde yer almıştı.
Hewlett-Packard’ın (HP) CEO’su Mark Hurd, geçmişte iş yapılan 3.parti bir firmanın “cinsel taciz” iddiasını soruşturan yönetim kurulunun isteği üzerine 2010 yılının Ağustos ayında istifa ettiğini duyurmuştu. Hurd’un istifası hiç beklenmeyen bir gelişmeydi ve basında çok farklı şekillerde yankı buldu. Pek çok kişi, bahsi geçen cinsel taciz iddialarının aslında sadece bir örtbas etme operasyonu olduğu ve Hurd’un son dönemdeki başarısız performansı nedeniyle istifaya zorlandığını ileri sürüyordu.
Hurd’un istifası ardından, teknoloji camiasında sular uzun süre boyunca durulmak bilmedi. Mark Hurd istifasından çok kısa bir süre sonra Oracle’ın Başkan Yardımcısı olarak işe başladı. Bu gelişme teknoloji camiasına iki dev firma olan Oracle ve HP’yi karşı karşıya getirdi. Ancak basında çok az yer alan bir gelişme belki de en az bu iki dev firmanın çekişmesi kadar önemliydi. HP hissedarlarından birisi, HP yönetim kurulunun Hurd’un istifasını isterken yanlış bir yönetim anlayışı sergilediği ve bu yüzden Hurd’a 30 milyon Doları bulan bir tazminat ödenerek firmanın zarara uğratıldığını iddia etmekteydi.
Ernesto Espinoza adlı HP hissedarı, iddialarını mahkemeye taşıdı ve HP yönetiminden Hurd’un istifası ile ilgili ellerindeki belgeleri mahkemeye sunmalarını istedi. HP yönetimi bu talep üzerine konuyla ilgili pek çok belgeyi mahkemeye sunarken, yapılan bir iç soruşturmaya ait raporu vermeyi reddetti. Espinoza’nın ısrarla görmek istediği raporun, bir hukuk bürosu tarafından hazırlandığı ve avukat müvekkil ilişkisini zedelememek için gizli kalması gerektiği belirtilmekteydi. Mahkeme heyeti, HP’nin gizlilik talebini yerinde bulunca Espinoza durumu bir üst mahkemeye götürdü. Ancak Delaware Yüksek Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını onadı ve belgenin gizli kalabileceğine hükmetti.



Kaynak : 