Bugünlerde trafikte saçını başını yolanların önemli bir yardımcısı var. Gerekli bir fikir olduğunu düşündüğüm uygulama, internet üzerinde olmasa bile, bir sosyal medya örneği olarak görülebilir. turk-internet.com’da iyi işlerin desteklenmesini hedeflediğimiz için, İnteraktif radyoculuğun en başarılı örnekleri arasında olduğuna inandığım bu uygulamanın arka planını merak edenler için araştırdık (Söyleşinin videosunu yarınki bölümde izleyebilirsiniz).
İstanbul, trafiğe her gün yeni katılan yüzlerce otomobil ve plansız yapılaşmayla daha kaotik bir şehir halinde geliyor. Mobil telefonlar üzerinden görüntülenebilen canlı kamera yayını ile trafikteki son durumu paylaşan TV ve radyolarla trafiğin günlük hayata olumsuz yansıması niesbeten azaltılmaya çalışılıyor. 1,5 yıl önce kurulan bir radyo olan Radyo Trafik, bu ihtiyaca cevap veren istasyonlar arasında farklı sunuşuyla dikkati çekiyor. Radyo Trafik Genel Yayın Yönetmeni Cezayir Doğan, ihtiyacın, bir trafik radyosu kurulması düşüncesini beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Radyonun, Saran Holding’in böyle bir yayının başlatılması konusunda karar almasının ardından kurulduğunu söyleyen Doğan, sonrasını şöyle özetliyor:
“Radyonun dünyada çeşitli muadilleri var: Almanya’da, Amerika’da, Rusya’da. Biz onları da inceledik, takip ettik, izledik ve bunu Türkiye’ye uyarladık, İstanbul’a uyarladık. 1,5 yıldır yayındayız, çok da başarılı olduğunun farkındayız, ciddi bir ihtiyaca cevap verdiğimizin farkındayız.
Görünürlük esasına göre yayın yapmaktayız. Ne yapıyoruz? Bize bilgi vermek isteyen insanların iletişim bilgilerini alıyoruz, bulundukları noktadan yol ve trafik durumu hakkında bilgi veriyorlar, alternatif yol önerileri veriyorlar ki bu çok önemli.
Bir şekilde bir yerlerden trafik bilgisine sahip olmak artık mümkün ama alternatif yollar sunabilen tek mecra biziz. Dinleyiciler bunu yaparken de sadece radyolarının düğmesine basıyor. Bunun karşılığında herhangi bir ücret ödemiyor. 1,5 yıldır da her geçen gün dinleyici sayımız katlanarak artıyor.
turk-internet.com’un “Radyo dinleyicilerine ulaştırdığınız bilgileri toplarken hangi kaynaklardan yararlanıyorsunuz?” sorusuna Cezayir Doğan şöyle cevap verdi :
“Bahsettiğim gibi, gönüllü muhabirler, genel bilgiler, onun dışında, itfaiyeden, belediye yetkililerinden, hatta emniyetten, ekiplerden, bir çok noktadan farklı bilgi alıyoruz. Twitter sayfamızdan, Facebook sayfamızdan da yine çok sayıda bilgi geçiriliyor. En son, kar yağışının etkili olduğu dönemde sadece bilgi göndermekle kalmadı insanlar fotoğrafladılar o anki görüntüyü, o fotoğrafları da Twitter’dan paylaştılar. Yani sosyal medyayı da çok iyi kullanan bir radyoyuz.
Doğan’a “Yurtdışında da benzer radyolar var dediniz. Sizin radyonuzun onlardan ne gibi farkları var?” diye sorduğumuzda ise şöyle cevap verdi :
Bizim helikopterimiz yok, fark bu. Onun dışında, pek bir fark yok.
Tabi ki, “helikopter düşünüyor musunuz? diye sorduk :
Tabii ki. İyi bir sponsor ile neden olmasın? Yurt dışında radyoların milyon dolarlık reklam pastalarından aldıkları paylar var. Bizde pasta küçük. Tabii yerel bir radyoyuz biz aynı zamanda. Çok ses getirdik farkındayız ama bunu söylediğimizde insanlar şaşırıyor. Biz yerel bir radyoyuz ama şu an ulusal radyoların dahi önünde bir ilgi görüyoruz her anlamda. Dinleyicilerden de, reklam verenlerden de.
Şu an yayına başladığımızdan bu yana çok ciddi bankalar bizimle işbirliği yaptılar, sponsor oldular, reklam verdiler, destek oldular ama tabii helikopter, işin biraz fantezi kısmı şu anda. Helikopterden ziyade bizim “yolgezer” diye bir projemiz var.
Adını yolgezer koyduk. Motosikletli elemanları giydireceğiz, onların üstüne webcamler koyacağız ve bu webcamlerle dolaştıkları noktadan anlık bilgi ulaştıracaklar ve onu da internet üzerinden yayınlayacağız canlı canlı. Bunu yapmayı istiyoruz.
Ne olacak? Böylelikle emniyet şeridini ihlal edenler anında yayınlanacak. Kaza noktasına gidecek bu “yolgezer” , kaza noktasından bilgi verecek, ilkyardım bilgisine sahip olacak, oradaki insanlara yardım edecek. Bu çerçevede 8-10 kişiden oluşan bir ekip, motorize bir ekip kurmayı düşünüyoruz. Dediğim gibi adına da yolgezer demeyi düşünüyoruz.
Amerikan filmlerinde otoyol polisleri vardır, bir nevi onlar gibi olacak bu yolgezerler. İnsanlar yolgezeri gördüğünde biraz çekinecek diye tahmin ediyoruz. Yardım eden, bilgi toplayan ve bilgi alan bir işleve sahip olacak yolgezer. Yolgezerlerin kolunda ya da sırtında, sponsorlar ile markaların logoları olacak. Böylelikle markaların reklamlarını da yapacağız. Bu anlamda bir destek beklentimiz var.
Doğan’a, laf sponsorlardan açılmışken, nasıl finanse edildiklerini ve bu kadar önemli bir radyonun sponsorlar tarafından nasıl desteklendiklerini sorduk :
Söylediğim gibi, şu an öyle bir aslında sıkıntımız yok. Ciddi firmalardan, markalardan reklam alıyoruz, sponsorluklar alıyoruz ama daha da büyütmek ve özellikle bilinçlendirme adına çeşitli kampanyalar düzenlemek, ilkokullara gitmeyi istiyoruz. İlkokullarda öğrencilere trafiği anlatmayı, İstanbul trafiğini anlatmayı düşünüyoruz. Trafik bilgisine sahip olmalarını istiyoruz. İlkokullar dışında sürücü kurslarına gitmeyi düşünüyoruz. Ciddi bir bilinçlendirme kampanyası başlatmak istiyoruz.
İşte biz aslında bu anlamda destek istiyoruz markalardan. Yani, böyle bir oluşum gerçekleşmeli ki Türkiye’nin markaları, işte Büyükşehir Belediyesi, diğer belediyeler, herkes el ele vermeli, birlikte biz bir bilinçlendirme kampanyası başlatmalıyız çünkü trafikteki en büyük eksiğimiz, en büyük sorunumuz bu. Biz, ne kadar yol yaparsak yapalım, ne kadar cezaları arttırırsak arttıralım, bilinçli sürücüler oluşturamadığımız müddetçe trafik sorununu çözemeyiz diye düşünüyoruz.
Söyleşinin devamını Cezayir Doğan : Gönüllü Muhabirlerimizle Birlikte Hamile Hanımefendinin Yetişmesini Sağlayınca Yaptığımız İşin Önemini Anladık – 2 başlığı altında okuyabilir ve videoyu seyredebilirsiniz.

Kaynak : 