Mobil teknolojilerin hayatımızın her alanında yaygınlaştığını paylaştığımız haberlerle siz değerli okurlarımıza duyuruyoruz. Öyle ki, gelinen noktada cebimizden eksik etmediğimiz mobil telefonlarımız müşterisi olduğumuz firmaların yeni kampanyalarını duyurmada kullandıkları temel araçlar halini alıyor. Mobil teknolojiler, müşteri sadakati sağlamada da kullanılıyor. Peki günümüzde şirketler bu imkanı yeterince değerlendiriyor mu? Bu soruyu, bir mobil pazarlama, sadakat ve ödeme platformu olan Shopamani’nin Kurucusu Kerem Sözügeçer’e soruyoruz.
Firmaların, bugün itibariyle kendilerine sunulan imkanlardan gereği ölçüsünde yararlanmadıklarını belirten Sözügeçer, halihazırda kullanılan fiziksel sadakat kartlarını ortadan kaldırmaya yönelik bazı girişimlerin olduğunu söylüyor:
“Varolan kartı dijital hale getiren uygulamalar çıkmaya başladı. Her ne kadar hayatı kolaylaştırsa bile aslında varolan problemin çok ufak kısmına çözüm getiriyor. Şu anda başarılı denebilecek sadakat programları bir elin parmakları kadar az sayıda ve buradaki problem programın içeriğinde. Dolayısıyla çalışmayan aynı zamanda da masraflı olan sadakat programının içeriğini değiştirmeden sağlanan yararların hepsi geçici çözümler.”
turk-internet.com: “mobil ödeme”, “mobil pazarlama ve iletişim”, “mobil sadakat” hizmet verdiğiniz alanlarda geçiyor. Üçü de aslında yeni yeni gündeme gelen kavramlar. Rica etsek bize kısaca bunları tanımlar mısınız?
Kerem Sözügeçer: Aslında Shopamani şirketlerle müşteriler arasında durduğu için iki tarafa da hizmet ediyor. Ama gerçek anlamda şirketleri ön planda tutuyoruz. Şirketlere herhangi bir altyapı yatırımı olmadan 6-8 hafta gibi çok kısa süre içerisinde sıfırdan mobil sadakat ve ödeme sistemi kurabiliyoruz. Bu sistemi aynı zamanda müşterileriyle birebir, kişiye özel mesajlarla iletişim kurabilecekleri bir pazarlama aracı olarak kullanma imkanı sağlıyoruz.
Buradaki önemli nokta müşteriler mobil aplikasyon içerisinden kişisel tercihlerini, neler sevdiklerini belirtebildikleri için, bu pazarlama hizmetini müşteriyi rahatsız etmeden yapabiliyoruz. Örnek olarak müşteri “ben ayakkabı ve çanta kategorisi ile ilgileniyorum” da diyebilir, ”sadece beyaz gömleklerle ilgileniyorum” da. Bu kişilere sadece ayakkabı ve çanta ürünleri veya sadece beyaz gömlekler ile ilgili iletişim yapılabilmesini sağlayabiliyoruz.
Şirketlerin bütün CRM ve sadakat altyapısını Shopamani sağlıyor, dolayısıyla içeride sunucu barındırma ve bakım masraflarından kurtarmış oluyoruz. Bunun yanında raporlama ve yönetim portalı sayesinde şirketler istedikleri zaman anlık detaylı raporlara ulaşıp, anında sistemde değişiklik yapabiliyor, müşterilerine gönderecek yeni mesajlar, kampanyalar oluşturabiliyorlar.
Sadakat ve pazarlamanın son bacağı da mobil ödeme. Ortaklık yaptığımız mobil ödeme şirketleri sayesinde kasada veya masada kredi kartsız, akıllı telefonlar üzerinden ödemeyi sağlıyoruz.
Dolayısıyla hiç sadakat kartı, kredi kartı, POS makinesi ve ekstre olmadan alışverişi her iki taraf için de kolay hale getirmeyi hedefliyoruz. Yani cüzdanı evde bırak, rahat rahat alışveriş yap, puan kazan, puan harca, hepsi hep elinin altında! Dijital cüzdan’dan bahsediyoruz aslında!
Shopamani olarak, A’dan Z’ye kadar sadece sadakati değil, tüm alışveriş tecrübesini uçtan uca ele aldıklarını anlatan Sözügeçer, diğer yandan bunun gerekliliğini de şirketlere anlatmaya çalıştıklarını söylüyor. Alışveriş tecrübesinin, sektörden sektöre farklı olacağını belirten Sözügeçer;
“Bir gerçek var ki, teknoloji kullanımı arttıkça, insan iletişimi de bir o kadar azalıyor. Dolayısıyla kullanılacak teknolojileri sektöre göre, ya da şirketin amacına göre doğru belirlemek önemli. Ama teknik anlamda, müşteriler kısa zaman içerisinde mağazalarda kimseyle konuşmadan bütün alışverişlerini telefon üzerinden yapabilip, ürünleri karşılaştırıp, olmayanları sipariş verip, olanları da direk telefonlarından ödeyip kasaya uğramadan çıkabilecek hale gelecekler. Bu yönde de çalışmalarımız var”
diyor. İlk olarak perakende sektörüyle yola çıktıklarınmı anlatan Sözügeçer, diğer sektörlerde de benzer şekilde ihtiyaç olduğunu gördüklerini ve 3 ayrı sektörden lider markalar ile görüşmelerinin devam ettiğini belirtiyor. İlk olmanın çeşitli zorluları bulunduğunu ifade eden Sözügeçer, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Özellikle Türkiye’de şirketlerde yeniliklerde lider olmaktansa “önce birisi yapsın da görelim” düşüncesi hakim olduğu için, ilk adımı atmak daha zor oluyor. Bizi en çok şaşırtan bu oldu aslında. Böyle bir yenilik ile fark yaratma ve ses getirme fırsatını verdiğiniz şirketler önce başka kim yapıyor diye soruyor. Biz de İngiltere’den, Avrupa’dan ve Amerika’dan örnekler veriyoruz. Hemen gözleri açılıyor ama burada ilk olma cesareti yok maalesef.
Örneğin Londra’da Jamie Oliver restaurantlarında ‘masada ödeme’ uygulamasını bu ay sonunda lanse ediyor. Biz de Londra’da aynı ekip ile işbirliği içerisindeyiz ve yakın zamanda Türkiye’de bir restaurant zinciri ile çok daha kapsamlı, içinde loyalty de barındıran bir çalışmayı lanse etmeyi planlıyoruz.
Bunun dışında da bazı şirketlerde biz herşeyi kendimiz in-house yapalım düşüncesi var. İşimizin kapsamı dolayısı ile bunu bu şekilde direk söylemeseler de bazen hissediyoruz acaba kendimiz yapabilir miyiz diye akıllarından geçirdiklerini.
Hadi bir sürü paralar harcanıp, ekipler kurulup deneme yanılma yoluyla uzun süreçler sonrasında bir noktada teknik olarak bir çözüm üretilebileceğini varsayalım, işi kahve satmak ve bunu brand etmek, ya da tekstil üretmek ve pazarlamak olan bir firmanın böyle bir IT ve yazılım yükünün altına girmesi ve buna fiks bir kaynak ayırması ne kadar mantıklı olabilir. Global olarak iş dünyasında gelinen son nokta core business’a yönelip diğer tüm fonksiyonları outsource etmek iken Türkiye’de hala böyle bir eğilim var. Herkes herşeyi kendisi yapmak istiyor.”
turk-internet.com: 2012 için ne gibi hedefleriniz var?
Kerem Sözügeçer: 2012’de farklı sektörlerden birkaç büyük markanın mobil sadakat ve ödeme servislerinin lansmanının yapmayı planlıyoruz. Altyapımız tamamen hazır olduğu için önümüdeki aylarda hızlı ilerlemek istiyoruz. Ayrıca bir sektörde daha küçük, kendi sadakat programı olması feasible olmayacak işletmelerin tümüne yönelik bir ‘coalition loyalty’ (birden fazla markanın katılımıyla oluşan ortak sadakat programı) çalışmamız var. Bunun da tanıtımlarına başlamak üzereyiz. Paralelde başka ülkelerdeki kontaklarımız ile gelen yurtdışı taleplerini de değerlendiriyoruz. Bu arada Shopamani uygulaması hem Türkçe hem İngilizce olarak mevcut. Daha ileriye dönük olarak yine yenilikçi planlarımız var.
ABD’de uzun yıllar Siebel CRM & Oracle’da çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüğünü ve Shopamani’yi geliştirdiğini anlatan Kerem Sözügeçer, projede Silikon Vadisi’nden, Avrupa’dan ve Türkiye’den teknoloji, perakende ve finans sektörlerinden tanınmış melek yatırımcıların yer aldığı bilgisini paylaşıyor.
Shopamani’yi bir Mobil Pazarlama, Sadakat ve Ödeme platformu olarak tanımlayan Sözügeçer, şirketin amacını şu şekilde ifade ediyor:
“tüketicilerin alışveriş tecrübelerini yüzde 100 mobile taşıyarak hayatlarını kolaylaştırmak ve daha sosyal hale getirmek, markalar için ise kart, kağıt, POS makineleri, ve teknik altyapı gibi yatırımları ortadan kaldırarak hem masraflarını minimize etmek hem de müşteri memnuniyetini arttırmalarını sağlamak.”

Kaynak : 