Söyleşinin İlk bölümünü Murat Dursun : Atıl Hale Gelmiş Cep Telefonu Sayısı 93,7 Milyon ve Ederi 20,3 Milyar $ – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın eleştirdiği cep telefonu ithalatı konusunda Mobisad Başkanı Murat Dursun ile yaptığımız söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz :
turk-internet.com : Peki ama yazık değil mi böyle bir rakamın ithal edilmesi? Bunun bir çözümü yok mu?
Murat Dursun : Şimdi bir kere, sanıyorum sayın Bakan’a bu konuda kaynak veren, bilgi aktaran kişiler yada kurumlar bir yanlışa düşmüşler. Sayın Bakan da bunu dile getirmiş. Burada ciddi bir rakam hatası var her şeyden önce, teknik bir hata var.
turk-internet.com : Rakam hatası neye bağlı sizce?
Murat Dursun : Ortalama kullanım süresiyle ilgili rakamı kastediyorum. Bizim 2011 yılıyla ilgili dolar bazında yine ödediğimiz rakam cep telefonlarına yaklaşık 2 buçuk milyar dolar seviyesinde, bu donanıma ödediğimiz para.
Bilhassa son yıllarda akıllı cihazların piyasaya arzının artması ve bu yönde talebin artması doğal olarak ödediğimiz rakamı da misli olarak yukarı taşımıştır ama bu rakam hiçbir zaman bizim yakın israf olarak değerlendirmemiz gereken bir rakam olamaz, büyük bir yanılgı olur.
Az önce değindiğim gibi ekonomiye sağladığı katkıyı göz ardı ederek yalın bu rakamı dile getirmek doğru değil. Peki 2 buçuk milyar doların cari açıktaki payını da değerlendirelim. Yani bu çok küçük bir oranını oluşturuyor cari açık üzerinde. Sonuçta cari açığın temek sebeplerinden biri olarak göstermek yada bu konuma getirmek de ciddi haksızlık olur. Bunun fevkinde şeyler varsa, biz tartışmaya bu konuda da açığız. Elimizde rakamlar gayet açık, çok rahatlıkla ortaya konulabilir, tartışabilir. Kesinlikle bir yanlış yapıldığı görüşündeyiz.
turk-internet.com : Bu arada Murat Bey, tartışılan bir konu da biliyorsunuz ÖİV’nin yükseltilmesi ile ilgili.
Murat Dursun : Ona değineceğim. Şuraya gelmek istiyorum, sonuçta ben şunu mu demek istiyorum; 2 buçuk milyar dolar artıyor, bu bizim sağladığı katma değer karşılığında harcaması son derece doğal olan bir bedeldir, bu konuyu irdelemenin gereği yok.
Hayır. Böyle bir ekonomik süreçte olan ve ciddi ivme kazanmış bir ekonomide olan ve büyük bir mücadelenin verildiği, çok ciddi hedefleri ortaya koyduğumuz ülkemizde sadece teknolojide değil her alanda kaynaklarımızı daha verimli nasıl kullanabiliriz ve daha az maliyetle aynı faydayı nasıl elde edebiliriz’in arayışında olmamız lazım.
Bu faydayı bir tarafa atıp araçları kısıtlamak değil, bu araçlardan azami istifadeyi elde etmek ve bu araçları en verimli şekilde kullanarak maliyetleri bir şekilde göreceli olarak aşağıya çekmek gerekir. Sadece bizim sektörümüz için değil bu, her sektör için geçerli. Bu toplumsal bir sorumluluğumuz aslında, her kurum için ve her birey için geçerli bir hedef olmalıdır.
Bizde ne yapılabilir, bizim yapabileceğimiz bir şey yok mu? Var. Sayın Bakan’ın değindiği şu konuda yalın bir israf var. Bunun nereden söylediğini de biliyorum aşağı yukarı. Biz kullanılabilir durumda olan cihazlarımızı değiştirebiliyoruz. Yada ihtiyacımız olan cihazı aldıktan sonra daha gelişmiş, daha teknolojik cihazları, bize daha geniş yelpazede hizmet verecek cihazları aldıktan sonra daha vasat olan kullanılabilir durumda olan cihazlarımızı atıl hale getiriyoruz. Daha doğrusu atık haline getiriyoruz.
Ben ona kabaca atık olmayan atık diyorum. Yani halen kullanılabilirken, halen fayda sağlanabilecekken, ekonomik ömrünü henüz tamamlamamışken biz atıl hale getiriyoruz. İşte yapmamız gereken bunları ekonomiye tekrar nasıl kazandırmalıyız, bu maliyeti aşağıya çekebilelim. Bana göre odaklanmamız gereken yer burasıdır.
Söyleşinin son bölümünü Murat Dursun : Cep Telefonunda 2.El Cihaz Ticareti ve Elektronik Atık Yönetimi Getirilmelidir – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 