dFlora, alışılageldik yazılım çözümlerinin dışına çıkan, ülkemize özel analizler geliştiren bir firma. Veri miktarının hızlı artışı işlenebilir veriye sahip olmayı daha da önemli kılıyor. Bu çerçevede, sağlanan verilerin temizlenmesi yaygınlaşan uygulamalar arasına giriyor. dFlora, bu yönde çözümler sunan bilişim şirketlerinden biri.
Ifas IT Consulting Genel Müdürü Sedat Ekşi, temelleri 2004 yılında atılan şirketin yazılım geliştiren lider firmalardan biri olma hedefiyle yola çıktığını ifade ediyor. 2005 yılında pazardaki boşluk üzerine veri temizliği ile veri yönetimi alanlarına da girmeye karar verdiklerini anlatan Ekşi, adres sisteminde yapılan hataların önemli bir iş sahası oluşturduğunu anlatıyor:
“Türkiye’de adres sisteminin oturmadığını, adres sisteminde çok ciddi hataların olduğunu ve ama müşterilerin analizinde adresin önemli bir yer olduğunu gördük. Hep bunu konuşuyorduk ama gelen projelerle piyasa analizlerimizde de bunun hakikaten gerekli olduğuna ve nitelikli yapılması gerektiğine inandık.
Bunun üzerine ilk çalışma olarak Türkiye’deki adres verisinin temizliğiyle başladık ve bunun için bir sözlük oluşturma kararı verdik. 2005’te tüm Türkiye’nin datasını toplamaya başladık ve 2005-2006 senesinde bu verinin tamamıyla doygunluğa erişmesi için çaba gösterdik. Ve hakikaten 2006 senesinden itibaren de Türkiye’de lider dediğimiz, tüm Türkiye’yi kapsayan, hemen hemen %99 kapsama alanı veri setine eriştik.”
Firmanın ilk yazılım projesini 2005 yılının sonunda tamamladığını belirten Ekşi, bunun bir yapay zeka ürünü olduğunu vurguluyor:
“Bu veri seti tek başına hiçbir işe yaramıyordu, çünkü müşterilerimizdeki veriler standart bir yapıda değildi. Ben de yazılımcı kökenden geldiğim için adres 1, adres 2, adres 3 alanlarından oluşan verilerimiz vardı. Baktığınızda 120 ile 150 hatta abartılırsa 250 harfe giden veriler vardı. Ve bu veriler düzgün tekstle yazılmış, konuşurcasına yazılmış, tarif edercesine yazılmış adreslerden oluşuyordu.
2005 senesinin sonlarına doğru da biz ilk yazılım projemizi geliştirdik. Bu yapay zeka ürünü yazılım, adres tekstinden ne yapılacağına karar veriyordu.
Gelinen noktada kurumsal müşterilerimiz kendi müşterilerinin nerede oturduklarını tam olarak algılayabiliyorlar. Müşterinin nasıl segmente edildiğini, pazar araştırma şirketlerinin ekonomik durum verileri ile nüfus bilgilerini de yanına koyarak hangi ilçenin ne kadar doygunluğa ulaştığını ölçülebilecek bir formata soktuk.
İlk projemiz de Turkcell oldu. Turkcell’le bütün müşterilerinin parçalanarak adreslerinin yerine yerleşmesi, bunun müşteri analizinin yapılması hatta bütün pazarlama ağının bu şekilde oluşturulması için bir çaba içine girdik.”
Adres düzeltme çözümünü bir standarta kavuşturmak maksadıyla dünya veri kalitesinin önde gelen isimlerinden Trillium ile anlaştıklarını anlatan Ekşi, işi adres boyutundan öteye, müşteri boyutuna taşıdıklarını ifade ediyor. Ekşi, adresleri analiz edilebilir hale getirdikten sonra işletmelerin dikkatine sunduklarını anlatıyor:
“Geçen seneki projelerimizden birisi ING Bank’ta gerçekleştirildi. Müşterilerini tekilleştirdiler ve sonrasında daha doğru ve daha güvenilir hizmetler vermeye başladılar. Sonuçta baktığınızda müşteri her şekilde hizmetini alıyor ama böyle aldığında banka da müşterinin gerçek değerini anlayabilir hale geliyor. Bunu birçok kurumda hem küçük firmalarda, özellikle perakende firmalarda, hem de büyük bankalarda, birçok farklı projede kullandık. Bu, müşterimize hem maliyet avantajı hem de rekabet avantajı sağlar bir çözüm oluyor.”
Veri temizliği işini hem servis hem de ürün satma olarak iki aşamada ilerlettiklerini belirten Ekşi, birinci aşamada müşterilere ürünleri sunduklarını, ikinci aşamada ise projeyi beraber gerçekleştirdiklerini daha sonrasındaysa danışmanlık hizmetleriyle ilerlediklerini söylüyor. Ekşi, firmanın yeni hedeflerini şu şekilde açıklıyor:
“Bu seneki hedefimizde de bunu artık harita üzerine taşımak var. Şu anda bununla ilgili de birçok firmayla ortak bir proje geliştiriyoruz. Bu, Türkiye’de belirli büyüklükteki projelerden biri haline geliyor olacak. Burada öncelikle amacımız veriyi pigeon’la temizlemek daha sonra haritada yerine koymak olacak.
Böylelikle, müşteriye harita üstünde her türlü analizi görsel anlamda sağlayarak istediği analizleri çok hızlı bir şekilde sağlayabilecek ortamlar sunuyor olacağız. Burada hep müşteriye tam bir hizmet verme hedefinde olduğumuz için gerek pigeon’da, gerekse yeni olanda artık bir client modeline döndük.
Yani müşterimize gidip de “bize şunu sağlayın, bunu sağlayın ondan sonra bizim yazılımımız çalışacak” sürecinden kurtuluyoruz. Müşterimize de genelde bize bir elektrik verin biz gerisini hallediyoruz diyoruz. Bütün sistemimizi donanımları ve yazılımları kurulmuş, performans ayarları yapılmış bir şekilde müşterimize teslim ediyoruz.
Donanımı biz sağladığımız için sipariş geldiğinde en fazla bir hafta içinde çözümü, entegre edilebilir ve rahatlıkla çalışabilir bir halde teslim ediyoruz. Harita sistemiyle beraber Türkiye’nin bütün datasının üstünde haritasal olarak müşterilerin her noktadaki yoğunluklarını görsel, renkli bir şekilde müşterilerimize veriyor olacağız. Bu da onların hem analiz yapmasını, pazarlık aşamasını, yeri geldiğinde de servisin tüm taleplerinin planlanmasını çok hızlı bir şekilde yapabilmelerine imkan tanıyacak.”
Temel prensiplerinin, her zaman en kaliteliyi en hızlı şekilde müşterilere sunmak olduğunu ifade eden Ekşi, 2009 yılından bu yana sahip oldukları bilgi birikimini müşterilerine danışmanlık hizmeti şeklinde verdiklerini söylüyor. Büyük ölçekli kurumlara yazılım konusunda danışmanlık yaptıklarını anlatan Ekşi, bunun haricinde kurumların spesifik ihtiyaçlarına göre yazılımlar geliştiridiklerini belirtiyor. Bulut teknolojisine paralel çalışmalar yürüttüklerinin altını çizen Ekşi, bu yöndeki faaliyetlerini şu şekilde anlatıyor:
“Bugün itibariyle bütün servislerimizi iki gün sonra bulut ortamında servis edilebilecek şekilde üretiyoruz. Bu da kullanıcılara ilerde sistemlerini daha rahat entegre edebilecekleri çözümler haline getiriyor.
2011 senesinde CRM ekseninde yeni bir iş alanı daha yarattık. Orada Microsoft’la beraber bir işbirliğine girdik. Bu çerçevede, Microsoft’la beraber müşterilerimizin adresleri temizledik ve verileri tekilleştirdik. Şimdi de CRM tarafını yapıyoruz. Artık bir ileri aşamaya geldik. Orada da Microsoft’la beraber müşterilerimize CRM çözümü verebilen, onlara CRM konusunda destek verebilen çözümler geliştiriyoruz.
Sisteme baktığımızda hem veriyi yönetip hem de üstüne uygulama geliştirebilen bir firma haline geldik. Bu da bizi daha ileriye götürdü. Hakikaten, ciromuza baktığımızda da 3 yılda 5 katı gibi bir ilerleme gösterdik ki biz genelde çok al-sat yapan bir firma değiliz. Biz, daha çok kendi ürünlerimizi satıyoruz. Bu şekilde hızlı bir büyüme kat etmeye başladık. Bu sene hedefimiz ciromuzu ikiye katlamak. Çünkü hem iş alanlarımız büyüyor hem de daha satüre olmuş bir ürün gamıyla müşterilerimize hizmet ediyoruz.”
Verinin, çok değerli bir unsur haline geldiğinin altını çizen Ekşi, bunda verinin karlılığı artırmasının önemli payı olduğunu ifade ediyor. Verinin daha verimli değerlendirilebilmesi için temizlenmesi ve analiz edilebilir bir hale getirilmesi gerektiğini belirten Ekşi, veri değerlendirmede gelinen noktayı şöyle ifade ediyor:
“Veriyi yönetmek artık tepeden bakmak, bunu iş zekası araçlarıyla beraber analiz etmekten geçiyor. Biz de müşterilerimize böyle bakabilen bir altyapı sunmaya çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz yeni ürün de bunun üzerine. Yani biz artık diyoruz ki, veriyi yönetmek database bakımı olmaktan çıktı. Sahip olunan verinin içeriği ve tabii ki güvenliği çok daha güvenli hale geldi. Bütün bu süreci yönetebilecek, veriyi korumaktan ve saklamaktan öte bunun nasıl işleyeceği ve en doğru şekilde nasıl işleyeceği şeklinde ürünler geliştirmek üzerine ilerledik.”

Kaynak : 