Güvenlik firması Kaspersky’nin adı bir kaç günden bu yana daha sıklıkla gündeme geliyor. Bunda, firmanın kurucusu Eugene Kaspersky’nin İran’da tespit edilen “Flame” isimli virüs hakkında yaptığı çarpıcı açıklamaların önemli bir payı bulunuyor.
Kaspersky, geçtiğimiz ayın son günlerinde yaptığı açıklamada “Flame” olarak bilinen bir virüsün kitle halinde saldırılar gerçekleştirerek, hedef seçtiği ülkelerden gizli bilgiler sağladığını açıklamıştı. Kaspersky’nin virüs konusundaki uzmanı Vitaly Kamluk ise ortaya çıkartılan bu yeni tehditin Stuxnet gibi fiziki altyapılara zarar vermek yerine hassas bilgileri ele geçirmek amacıyla yazıldığını ve gerisinde bazı devletlerin olduğunu iddia etmişti. (1) İran, olayın dünya kamuoyuna duyurulmasından kısa bir süre sonra virüs ile baş edebilecek bir savunma sistemi geliştirdiğini duyurmuştu. (2)
Stuxnet virüsünün Amerikan ve İsrailli programcılar tarafından yazılmış olabileceğini iddia eden Kaspersky, sanal silahlanmayı, “insanlığın inovasyon ekseninde geliştirdiği en büyük tehlike” olarak nitelendiriyor. Kaspersky, ABD ve İsrail’in, İran’ın nükleer bomba yapma gücünü kırmak amacıyla yaptığı saldırıların dozunun arttırılması durumunda bunun hedef ülkeyi harabeye çevirebileceği iddiasında bulunuyor. Kaspersky’nin, bunu söylemesi oldukça ilginç. Zira bazı anti virüs ve web güvenlik firmalarının, daha geniş bir iş hacmine sahip olmak ve dikkatleri kendi üzerlerine çekebilmek için çeşitli virüsler üzerinde bizzat çalıştıkları yönünde iddialar zaman zaman ortaya atılıyor.
Kimi ülkelerin sanal silahlara ağırlık verdiğine dikkati çeken Kaspersky, bunda sanal silah sistemleri için konvansiyoneldeki kadar büyük bütçe ayrılması gibi bir zorunluluğun olmamasının etkili olduğunu ifade ediyor. Kaspersky, sanal tehditleri ortadan kaldırmak adına tüm uluslar için bağlayıcılık taşıyacak uluslararası bir anlaşmanın gerektiğinin altını çiziyor. Kaspersky bu sözleri söylüyor ancak ülkesindeki sanal çeteleri de 12 milyar dolar olarak ifade edilen dünya sanal suç “pazarının” 3’te 1’ini kontrol ediyor. Bağımsız güvenlik uzmanları, Kaspersky’nin ülkesindeki sanal suç odaklarını ifşa etmediğini, aksi durumda bunların açık hedefi haline gelebileceğini iddia ediyor.
Günümüzde antivirüs ve güvenlik firması olmanın kolay olmadığını ima eden Eugene Kaspersky, buna örnek olarak uzmanlarının tespit ettiği Flame virüsünü gösteriyor. Kaspersky, arkasında ABD’nin bulunduğu bir yapıyı ifşa etmesinin en azından gelecek 5 yıl için firmasının Amerikan devletinden herhangi bir ihale almasının önünü kapattığını sözlerine ekliyor.
Konuyla ilgili bir başka not olarak, Rusya’nın, sanal ortamın “silahsızlandırılması” konusunda Amerika’yı ikna girişimlerinde bulunduğunu, ancak Amerikalıların buna pek sıcak bakmadıkları paylaşmak istiyoruz.
Anlaşılan 3.dünya savaşı bir siber savaş olacak ve belki de başladı bile..
(1) Flame İsimli Bir Virüsün Kitle Halinde Saldırılar Gerçekleştirdiği Uyarısı Yapıldı
(2) İran Flame Virüsü ile Mücadele Edecek Bir Çözüm Geliştirdiğini Duyurdu



Kaynak : 