Avrupa ve Türkiye’de yapılan araştırmalar sektörde ciddi bir ciro artışının olduğunu gösteriyor. Reklamcılar Derneği Başkanı Aytül Özkan, son yıllarda reklam yatırımlarında görülen artışın sektör adına olumlu bir sinyal olduğunu belirtiyor. İnternet mecranın tanınmasının reklamcılığın genel manada gelişimine katkıda bulunacağı değerlendirmesini yapan Özkan, arama motoru pazarının büyük bir bölümüne sahip olan Google’ın rakip olarak görülmemesi gerektiğini ifade ediyor. Aytül Özkan’ın, dijital reklamcılıktan fikri hakların korunmasına kadar bir çok konuda görüş ve değerlendirmelerini aşağıda bulabilirsiniz.
turk-internet.com: Size Reklamcılar Derneği Başkanı sıfatıyla Türkiye’de internet reklamcılığının gelişimini sormak istiyoruz?
Aytül Özkan: 2011 yılını, bütün reklam yatırımlarında ’lik bir büyüme ile kapattık. Onun öncesindeki 8 çeyreğe yakın bir döneme bakarsak da Türkiye’deki reklam yatırımları sürekli artıyor. Bu çok iyi bir gösterge. Reklam yatırımlarının artması demek bizim hali hazırdaki markalarımızın Türkiye’deki gündeme ve özellikle de ekonomisine güvendiklerini gösterir. Çünkü bizler güvenli ve sağlam ekonomiler içerisinde büyüyebilen, yer alabilen meslek gruplarıyız reklamcılık alanında. Böyle olduğu sürece de yeni reklam verenler, yeni markalar da girecektir. Mecralarımız daha da güçlenecektir. Bunlar gerçekten iyi haberler. 2010’u %31’lik bir büyümeyle kapamıştık, 2011’i ile kapattık, 2012 beklentilerimiz de yine çift haneli bir büyüme bekliyoruz. Sanırım daha basınla birlikte tam datalar toplanmadı ama %15’ler civarında olabileceğini öngörüyoruz.
Kırılımlara baktığımız zaman ülkemizde yine en büyük pay her zamanki gibi televizyonun. Yani krizlerden de televizyon daha fazla pay alarak çıkıyor, bu yatırımlar arasında da payını çoğaltıyor. %35’lik büyüme ile belirli bir mecradaki en büyük artışı gösteren yer internet. Bu da dijital reklamcılığın öneminin vurgulandığını gösterir. Bunlar hala belki bizim nüfusumuza yada gücümüze göre çok ufak rakamlar olabilir ama %35’lik büyümelere baktığımızda hele şu anda komşularımızın, Avrupa kıtasının genel olarak bir sıkışma içinde olduğu bir dönemde Türkiye için çok ümit verici ve sağlıklı.
Tabi ki biz bundan da etkileneceğiz, tek başımıza bir ülke değiliz mutlaka negatif gelişen yan ekonomiler bizi de biraz zorlayacaktır ama bu istikrarın ve büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz. Dijital reklamcılığa gelince bu kavram doğru ama bir taraftan da bir kanal orası, bir mecra. Ve buradaki yatırımlar o kanala artık hızla artarak kaymaya devam edecektir ya da yeni kaynaklar yaratılacak ve oraya gidecektir.
Ama bunu geleneksel ve dijital veya farklı bir şey gibi adlandırmayı ben doğru bulmuyorum çünkü sonuçta bugün reklamcılık mesleğinin de içi, yapılış şekli, organizasyonel yapıları tabi ki hızla değişiyor. Yani hayatımızda öyle bir teknoloji var ki birçok şeyi daha basitleştiriyor, prodüksiyonlarda farklılıklar yaratıyor, diğer mecralara göre tüketiciyle olan interaktif veya sizin etkileşim alanlarınızı çok farklı boyutlara taşıyor.
Ama sonuçta bu bir mecra. Onu iyi anladıktan, iyi kullandıktan sonra genel olarak reklamcılık büyüyecektir. Markalar yeni alanlarda, yeni fırsatlarla tüketicileriyle çok daha çabuk ve farklı şekillerde yüz yüze kalmaya başlayacaklardır, bu zaten oluyor. Bu da diğerlerinin yok olacağı yada öleceği anlamına gelmiyor tabi ki. Sadece bu pasta büyümeye devam edecek, yeni uygulama alanlarında ve yeni nesil reklamcılık modellerine hızla geçiyor olacağız. Zaten bunu yapabilen ayakta kalacak ve büyümeye devam edecek. Buna ayak uyduramayan marka ve iletişim hizmet ortakları silinecekler gibime geliyor.
turk-internet.com: Reklam dünyası, arama motorlarının hakim olduğu bir pazar aynı zamanda. Siz bunun nasıl bir etki yaptığını düşünüyorsunuz?
Aytül Özkan: Reklamcılar Derneği 19 yıldır sektörel bir istatistik veriyor reklam yatırımlarıyla ilgili. Bunları, hem Türkiye’ye hem de dünyaya açıklıyoruz. 19 yıllık istatistiği incelediğiniz zaman birbirini doğrulayan bazı noktalar var. Örneğin hep bir büyüme trendi içinde olduğumuzu söyledim.
İkincisi televizyonun her koşulda payının en büyük olması ve artan bir payla yoluna devam edeceğini görüyoruz. Son yıllarda tabi internetin, oradaki yatırımların arttığını ve kullanımların arttığını görüyoruz.
Böyle baktığımız zaman gidiş rotamızı o istatistiğe bakarak değerlendirmek mümkün. Ama bunun dışına çıkıp şu an Google’daki yatırımlar ekseninde oradaki rakamları gerçekten ölçebileceğimiz bir durumda olmadan herhangi bir bilgi vermiyoruz. Bizim verdiğimiz rakamlar örneğin sadece banner ve internetteki görsel uygulamaları yada mobil kullanımdaki, mobil cep telefonlarındaki promosyon veya benzeri çalışmaları içeriyor.
Ve biz bu bilgiyi de derneğimize üye medya ajanslarından aldığımız tüm dataların bir ortalaması olarak veriyoruz. Ama sizin sorduğunuz bölümde de ciddi bir yatırım var tabi ki. Örneğin, Google’ı bir rakip gibi görmemek lazım. Sonuçta o bir mecra içinde eskilerin çok güçlü öne çıkabilen bir kanalı olabilir. Nasıl televizyon kanalları içinde birtakım rekabetler oldu, değişik uygulamalar oldu. Google da bu alanda çok yeni fırsatlar sunuyor, farklı uygulama alanları sunuyor ve çok güçlü bir konuma geldi.
Bugün reklam ajanslarının bazen yurtdışı toplantılar da tartışıyoruz, nasıl bir yere gidiyor bu iş, birtakım ajanslar yada birtakım varlıklar yok mu olacak; her şey o ortamda daha içerik odaklı yada data odaklı bu olacak; onların cevabı bende yok.
Ama ben öyle bir şey görmüyorum. Sadece yine o mecranın, Google da sonuçta reklam gelirleriyle yada orada var olacak içerik olsun, kiralama olsun veya satın alınan yerler olsun, o alanda hızla büyüyecek ve gelişecek. Endüstri olacak sadece eskiden bu kadar çalışmadığımız kadar yakın çalışıyor olacağız.
Dünyadaki tüm networkler, reklam ajansları da bu oluşumları çok ciddi takip ediyor. O endüstriyle birlikte yakınlaşma, ortak birtakım ürünler ve platformlar oluşturma konularında gerçekten büyük yatırımlar yapılıyor. Özetle şunu söyleyebilirim, birtakım temel şeyler marka oluşumlarında değişmeyecek tabi ki.
Tüketiciler var oldukça, markalar var oldukça ve sağlam kuruluşlar var oldukça bazı temel değerler uzun yıllar daha devam eden temel değerler olacak.
Ama bunların üzerindeki uygulamalara ve çağımıza döndüğümüzde hiçbir şey de eskisi gibi kalmıyor. Fazlasıyla değişiyor. Hız dedik, içeriğin önemi giderek artıyor. İçerik yaratmaktaki tarafların kim olduğu çok önem kazanıyor, data çok önem kazanıyor. Heyecanlı bir dönem.
turk-internet.com: 2012 yılı için ne gibi hedef ve stratejileriniz var?
Aytül Özkan:
Her şeyden önce kamu ile olan çalışmalarımız kuvvetleniyor. Yeni RTÜK yasasında da karşılıklı bilgi alışverişimiz oldu. Oradaki bir takım sorunlar çözüldü. Ürün yerleştirme, sponsorluklar, siyasi iletişimin artık izninin olması, ilaç sektöründe, medikal alandaki iletişimde bazı esneklikler gibi.
Bunlar tabi bizim sektörümüz için çok önemli ve olumlu gelişmeler. Bu konuların içinde aktif bir taraf olmak ve bu konularda istenildiği takdirde dünya örneklerini yada bizim ülkemizin gitmesi gereken istikameti iletebilmek çok sağlıklı. Bu alanlarda memnunuz.
Bir diğer tarafta ödüllerimiz devam ediyor; Kristal Elma her zaman için Türk reklamcılığının yaratıcılık çıtasını gösteren ve ödüllendiren bir oluşum. Yine vefayla ilgili bizim özellikle sektörümüzde emeği geçmiş yada bu alanlardaki varlıklarıyla teşekkürü ön planda tuttuğumuz İz Ödüllerimiz var. Reklamcılık Vakfı’mızın Step gibi, yaz okulu gibi yada Bilgi Üniversitesi’yle birlikte yürüttüğümüz AdSchool gibi gerçekten çok sağlam eğitim programları var.
Gündemimizdeki konulara da çok kısa olarak baktığımda tabi ki bütün bu teknolojik gelişmeler dışında bizim varlığımızın ana sebebi olan yaratıcılık ve fikrin korunması var. Fikri mülkiyet bizim en önemli konularımızdan bir tanesi. Çünkü bu konuda hem faaliyet gösteriyor, bu şekilde bizim değerimiz anlaşıyor ve bu şekilde bir fiyatlandırılmaya ve korunmaya yönelik doğru çalışmalar yapılırsa reklamcılık sektörü büyüyecektir.
Bizim büyümemiz zaten marka ekonomisinin büyümesi demek. Türkiye’den artık bunu da yapalım yani dünyadaki sıralamalarımız birçok alanda çok kuvvetli. İnternet kullanımı diyoruz, Facebook veya MSN gibi platformların kullanımında ilk sıralarda yer alıyoruz. Bunları söylemişken artık ülke olarak şu ilk 100-200 dünya markalarının içinde bizim markalarımızın da yer almasının zamanının geldiğini düşünüyorum. Dolayısıyla, bu çalışmalarla birlikte hem kendi yaratıcı endüstrilerimizin yada yaratıcı yeteneklerimizin kurumsallaşması, korunması, iyi eğitilmesi her şeyden çok önemli. Üstelik de genç nüfusu olan bir ülkeyiz.
Tüm bunları doğru bir şekilde kanun yapıcılarla, sivil toplum örgütleriyle, meslek örgütleriyle ne kadar çok paylaşarak, konuşarak birlikte planlarsak o kadar doğru çalışmaları ortaya çıkarır ve büyürüz diye düşünüyorum. Diğer taraftan yine 2012’de Reklam Verenler Derneği ile olan işbirliğimiz de artıyor. Bu da çok memnun edici bir gelişme. Çünkü biz masanın ayrı taraflarında oturuyor yada karşılıklı yer alıyor gibi görünebiliriz ama o masa tek bir masa. Dolayısıyla oradaki işbirliği çok olumlu.
Ben de bunun çok değerli ve önemli bir oluşum olduğunu düşünüyorum. Onun dışında dediğim gibi büyümeye yönelik Türkiye’mizden dünyada yaratıcılığımızın ödüllendirildiği, dünya markalarına atılan adımların sağlamlaştırılması ve yasalarla belirlenen denetim veya yönetmeliklerin oluşturulması gibi konularda da aktif bir taraf olmayı hedefliyoruz. Amacımız bu sektörü büyütmek. Onun için de doğru bir zeminde, doğru örneklerle, doğru uygulamalarla devam etmek zorundayız. Benim de buna inancım tam zaten.



Kaynak : 