Geleneksel gazetecilik, günümüzün getirdiği noktada “sosyal medya” olarak da isimlendirilen sosyal ağlarla iç içe geçiyor. Facebook, Twitter gibi platformlar, çok kısa bir süre önce hayatımıza girmelerine karşın, okur-gazeteci etkileşiminde önemli roller oynuyor. Pew Research’ün, bir süre önce sonuçlarını duyurduğu, gazete okurunun bakış açısını değerlendiren çalışması, sosyal medyayı aktif kullanan bireylerin yarısının haberleri buradan aldıklarını ortaya koyuyor. (1)
Araştırma ve analizler, sosyal ağların, gazeteci-haber etkileşiminde gözardı edilemeyecek bir noktaya taşındığına işaret ediyor. Biz de turk-internet.com olarak meslekdaşlarımızın sosyal ağlarla etkileşimlerini öğrenmek amacıyla kendilerine mikrofon uzattık.
Haber portallarına girdikleri haberlerin aynılarını sosyal ağlarda da paylaştıklarını ifade eden Fotomaç’tan Yiğit Şeker, sosyal ağların herkesi bir muhabir haline getirdiğini söylüyor. Şeker;
“Sizin gazetenizi okumayan bir kişi, sosyal ağdaki arkadaşı vasıtasıyla size ait bir linki görüp ona tıklayabiliyor. Bu sayede yayınlar çok daha geniş bir etki alanına sahip oluyor. Zaman zaman ‘sosyal medya geleneksel medya yayıncılığını bitirecek mi’ diye tartışılıyor. Ben buna katılmıyorum. Zira içerik olmadan hiç bir şey olmaz. Sosyal ağlar sadece içeriğin dağıtım şeklini değiştiriyor.”
Türkiye Gazetesi’nden Murat Tamer sosyal ağlarda paylaşılan yorumların ufkunu açtığını belirtmekle birlikte buradan edindiği bilgilerle haber yapmadığını ifade ediyor. Tamer:
“Sosyal ağların haber kaynağı olması etik açıdan mümkün değil. Ama, bakış açısı sağlamaları bakımından gazetecilere avataj sağladıklarını düşünüyorum”
diyor. FourFourTwo dergisinden Barış Tekin, sosyal medyayı günlük yaşantısında, kişisel amaçlarla çok az değerlendirdiğini söyleyen bir kullanıcı. Sosyal ağ kullanımının genç jenerasyonlar tarafından yoğun kullanıldığına vurgu yapan Tekin, bunun dışında kalmaktan ötürü bir şikayetinin olmadığını ifade ediyor.
FourFourTwo dergisinden Rafet Eryılmaz, sosyal ağlar vasıtasıyla haber okunurluğunun arttığı görüşünü dile getiren bir diğer gazeteci. Eryılmaz, sosyal ağların haber ekseninde ne denli önemli bir rol oynadığını şu örnekle anlatıyor:
“En son bu Çağlayan Adliye Sarayı’nda görülen futboldaki şike davasında salona kamera v.s. almadılar. Ancak buna rağmen içeridekiler olup biteni Tweet atarak kamuoyuna aktardılar. Kullanımının yaygınlaşması da haber linklerinin paylaşımını ve dolayısıyla gazetelerin okunurluklarını etkiliyor.”
Reuters’in, Sosyal Medya Editörü Anthony DeRosa da benzer bir değerlendirme yapıyor. DeRosa, kendisiyle yapılan bir röportajda sosyal medyanın, pratik hayatta karşılaşamayacağı okurlarla aynı düzlemde bir araya gelmesine yardımcı olduğunu, iyi bir “dünya vatandaşı” olmasına zemin hazırladığını ve böylelikle çok yönlü haber alma imkanının ortaya çıktığını ifade ediyor.
Sözün özü; varlığını kabul etsek de reddetsek de bir sosyal ağ olgusu hayatlarımızın içine giriyor. Uzun vadede böyle bir olguya karşı durmanın ve dışında kalmanın pek mümkün olmadığını söylemek gerekiyor.
(1) UNDERSTANDING THE PARTICIPATORY NEWS CONSUMER



Kaynak : 