Mobil uygulama pazarında, her gün birbirinden farklı yüzlerce hatta binlerce yeni ürün kullanıcılarla buluşuyor. Dolayısıyla geliştiriciler açısından bakıldığında fark yaratacak ve benzerlerinin arasından sıyrılabilecek uygulamalar geliştirebilmek son derece önemli. İyi haberse, mobil uygulama kullanıcılarının giderek daha sadık hale geliyor olmaları. Araştırmalara göre retention (müşteri korunum) oranları bir önceki yıla kıyasla %19 artmış durumda.
Localytics adlı ABD’li bir mobil uygulama analiz firmasının yaptığı araştırmalara göre, mobil uygulama kullanıcıları giderek daha sadık hale gelmekteler. Önceleri bir uygulama yükleyip sadece tek bir kez kullanan pek çok tüketici, artık indirdikleri mobil uygulamaları daha fazla kullanmaktalar. Araştırmaya göre iPhone ve iPad için mobil uygulama yayınlayan geliştirciler ise daha da şanslılar zira bu uygulamalardaki retention (müşteri korunum) oranı Android’e göre %52 daha yüksek.
Localytics firması Mart 2011’de yayınladığı bir raporda, tüm mobil uygulamaların %26’sının sadece bir kez kullanılıp sonrasında silindiğini ortaya koymaktaydı. Şimdi ise bu oranın %22’ye gerilediği açıklanmakta. Daha cesaret verici olan ise indirildikten sonra 10 defadan fazla kullanılan uygulama sayısındaki artışta. Rapora göre bu oran 2011’de %26 iken şimdi ise %31’e yükselmiş durumda. Dolayısıyla tüketicilerin uygulamalara olan bağlılıkları giderek artış göstermekte. Bu artıştaki aslan payı ise Apple ürünleri için yazılan uygulamalarda. Araştırmaya göre Apple için yazılan mobil uygulamalarda müşteri bağlılığı Android cihazlara kıyasla %52 oranında daha fazla.
Yayıncılar için tüm bu “müşteri bağlılığı” verilerinin ne önemi var diye soracak olursanız, mobil uygulamalardan kazanılan para ağırlıklı olarak 2 model üzerinden işliyor. Bu modellerden ilki indirme (download) başına elde edilen gelir. Diğer model ise, uygulama içi reklamlardan elde edilen gelirler. Dolayısıyla yazdığınız uygulamanın ne kadar indirildiğinin yanı sıra, ne kadar sık kullanılıyor olduğu da çok önemli.

Kaynak : 