Söyleşinin ilk bölümünü DİYALOGO Dünyada bir Sosyal Network’ü, bir B2B Pazar Yeriyle İlişkilendiren ve Konuşturan İlk Projedir – 1 başlığı altında izleyebilirsiniz.
Ülkemizin en eski yazılım firmalarından birisi olan LOGO’nun kurucusu Tuğrul Tekbulut ile şirketin kendi sosyal networkü olan DİYALOGO ve kendilerinin Çin’li B2B e-ticaret firması Alibaba ile yaptıkları işbirliğini konuştuğumuz söyleşiyi kaldığımız yerden yayınlamaya devam ediyoruz:
Turk.İnternet.com: Alibaba ile işbirliğiniz ne kadar oldu şu anda?
Tuğrul Tekbulut: Şuanda 3 sene dolu haziran ayında dolmuş oldu. Böylece biz Türkiye de bir çok KOBİ’yi ihracat yapar hale getirmiş olduk.
Alibaba üzerinden şimdi bana şunu soruyorlar, DİYALOGO aynı noktaya gelemez mi? Evet gelirdi ama yıllar alırdı.
Ayrıca Alibaba gibi bir site Amerika’da bile kurulamamış. İnternetin anası olan Google, Facebook gibi sitelerin bulunduğu ülkede bile, böyle bir şirket kurulamamış. Bunun sebebi şu 1. Çinin ihracat ağırlıklı olması, 2. KOBİ ağırlıklı bir ihracat seferberliğine girişmiş olması. Bu 2 nedenle Alibaba Çin’de oluşmuş ve büyüyebilmiş.
Alibaba başka bir ülkede kurulamadı diyorum, çünkü başarılı olamazdı örneğin Hindistanda da var böyle siteler ama bu büyüklüğe ulaşamıyor. Çünkü Hindistan’ın ekonomisi KOBİ ağırlıklı değil. Bilişim şirketleri dev şirketler. KOBİ’ girişimciliği henüz Hindistan’da başlayamadı.
Bu süreç içinde ABD ve Batı Avrupa, Çin’in KOBİ’lerinin müşterisi olmuş. Alibaba bu iki pazarı, Çin’deki tedarikçilerle birleştirmiş. Sonunda bazı girişimciler –ki bunların içinde Türk girişimcileri de var– “Alibaba’dan ben yararlanamaz mıyım?” demiş.
Alibaba da sitede Türk aktivitesinin yoğun olduğunu görüp, Türkiye hakkında bir analiz yapmış. Türkiye KOBİ ağırlıklı bir ülke. İhracat odaklı ve ihracat yapması zorunlu olan ülkelerden bir tanesi.
Dünyada her ülke KOBİ ağırlıklı değil. Biraz önce bahsettim örneğin; Hindistan KOBİ ağırlıklı değildir, Rusya KOBİ ağırlıklı bir değildir. ABD KOBİ ağırlıklıdır. Almanya KOBİ ağırlıklıdır ama Almanların KOBİ’lerinin ihracat yapmak için Alibaba’ya ihtiyacı yoktur. Almanya teknolojisi ile, markası ile dünyada kendisini ispat etmiş bir ülkedir. Bu nedenle Çin’de gelişmiş olan Alibaba’nın tarzı Türkiye KOBİ’lerinin gelişme projesine çok uyuyordu. Bu nedenle Alibaba ile çalışmaya başladık ve gayet te güzel bir sinerji oluştu. Şimdi işler iyi yürüyor
Türk internet.com: Bu platform üzerinden Türk firmalarının gerçekleştirdiği işlem hacmi hakında hem sizin, hem Alibaba’nın fikri yok değil mi? Çünkü süreç firmaların kendi aralarında gerçekleşiyor.
Tugrul Tekbulut: Dediğiniz gibi B2B ticaret zaten. Alibaba sitede herhangi bir transaction yapmıyor. Diyalogo da transaction yapmıyor. Transaction’u global düzeyde yaptığınız zaman, ortaya çok ciddi gümrükler, nakliyeler, ülkeler arasındaki ticaret anlaşmaları gibi bir sürü problem giriyor. Çok zor bir problem.
Alibaba’nın yapmaya çalıştığı şey kişileri bir araya getirmek. Hani bir şekilde sanal fuar gibi oluyor. Tabi sanal fuardan daha hızlı faaliyet gösteriyor. Fakat işletmeler birbirlerini tanıyorlar ve kendi aldıkları riskler oranında işler yapıyorlar. Alibaba herhangi bir garanti vermediği gibi, yapılan işin büyüklüğü hakkında da herhangi bir bilgi sahibi değil.
Ancak oldukça büyük bir site olduğu için Alibaba’da ciddi bilgiler oluşabiliyor. Bu diyalogo’da da oluşuyor. Türk bir firma, ürünlerini koyduğu zaman bunu en cok kimler soruyor. Buradan siz bir trend oluşturabiliyorsunuz. Türkiye’ye ilgi en çok Ortadoğudan geliyor gibi.
Türk internet.com: Sizin elinizde böyle bir çalışma var mı?
Tugrul Tekbulut: Bilgiler Alibaba’nın elinde oluşuyor. Bunlar veri madenciliği ile tepit ediliyor. Bazı zaman biz bir rapor sipariş ediyoruz; “bize böyle bir rapor çıkarır mısınız?” diye. Oturuyorlar ellerinde oluşan Veri madenciliği ile bize bu raporu çıkartabiliyorlar.
Biz de bunu eğitim toplantılarımızda üyelerimizle paylaşıyoruz. Diyoruz ki bakın bu pazarlara yönelik şu bilgiler var. Sizin ürünlerinize bu pazarlarda ilgi olabilir. Bu ilgiler bazı zaman rakip hakkında bilgi almak için de olabilir. Gerçek sipariş vermek için de olabilir. Bunu oturup incelemek iş adamı, KOBİ’nin yani orda ürünü satan ya da alanın kendi sorumluluğudur.
Söyleşinin son bölümünü Tuğrul Tekbulut : Devletin KOBİ’lerin İhracat Mentalitesi Üzerinde Çalışması, Daha Yüksek Katma Değerine Yönlendirmesi Lazım – 3 başlığı altında izleyebilirsiniz.

Kaynak : 