Söyleşinin ilk bölümünü DİYALOGO Dünyada bir Sosyal Network’ü, bir B2B Pazar Yeriyle İlişkilendiren ve Konuşturan İlk Projedir – 1 ve ikinci bölümünü Tuğrul Tekbulut : Alibaba KOBİ’lerin Olduğu Ülkelerde Popüler – 2 başlıkları altında izleyebilirsiniz.
Türkiye’nin B2B platformlarının en önemlilerinden olan DİYALOGO’nun kurucusu Tuğrul Tekbulut ile yaptığımız söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz :
Türk internet.com: Üye adedinde bilgi ver bilir misiniz? Hem DİYALOGO hem Alibaba’nın ne kadar üyesi var?
Tugrul Tekbulut:DİYALOGO’nun üyesi yakışık yüz bin firmaya geliyor. 150.000’i aşkın LOGO Yazılım üyesi var. Biz LOGO müşterilerini direkt olarak DİYALOGO’ya üye kaydetmiyoruz. Hepsine bir mail gönderiyoruz isterseniz buraya üye olabilirsiniz diye. Buraya üye olmak, gönüllükle, istekle olan bir şey. Üyeliğini aktive eden üye olabiliyor.
Bunun ötesinde LOGO müşterilerini, küçük ve orta ölcekli sanayi ve ticari şirketleri (KOBİ) diye düşünelim. Ama Türkiye’de aynı zamanda birçok mikro işletme var. DİYALOGO ve Alibaba mikro işletmelerde de aktif aslında.
Diğer yandan mikro işletmelerin çok daha fayda sağladığını düşünmek gerekiyor. Çünkü şirketlerin büyümeye ihtiyacı var. Acilen müşteri bulmaya ihtiyacı var. DİYALOGO ve Alibaba ilk başlardaki projelerimizin tersine, mikro işletmelere penatrasyonumuzu artırdı.
Mikro işletmeler LOGO’nun klasik ürünleri ile hizmet ettiği firmalar değil. Mikro işletmelerin çoğu muhasebelerini dışarıda tutturuyor.
Türk internet.com: mikro işletmeler değiniz KOBİ’ler için cirosu dört yüz bin TL’nin altında olan şirketleri mi?
Tugrul Tekbulut: Ben rakamsal olarak konuşmuyorum firmaları tarzlara ayırmaya çalışıyorum. Tasfiri, tarzları acısından ayırmaya çalışıyorum. Kategorik yada bilimsel anlamda söylemiyorum bunları bakanlıklar, araştırma kuruluşları yapmakta. Benim söylemeye çalıştığım şey; biz bazı zamanlar, kim kimdir, bakıyoruz. Alibaba’da çok etkin çok iyi bir ihracat yapan firmanın, aslında evinde çalışan bir insan olduğunu görüyoruz. Örneğin bir LOGO müşterisi hiçbir zaman evinde çalışmaz. Bir kurum vardır, bir organizasyonu vardır. Küçük dahi olsa, yirmi otuz kişi çalışıyordur.
Tuğrul Tekbulut’la, DİYALOGO ve Alibaba Üzerine Sohbet from Noete.com on Vimeo.
Türk internet.com: Evinde derken mesela dantel satan mı vardır?
Tugrul Tekbulut: Evet öyle şey de olabiliyor. Örneğin yurtdışından bir ürünü alıyor, başka bir imalatçıda, onun üzerine başka bir değer ekletiyor. Sonra onu Afrika’ya satıyor.
Türk internet.com: Böyle ilginç örnekleriniz var mı?
Tugrul Tekbulut: Alibaba dünyada kimin ne yaptığı ile ilgili bilgi alabileceğiniz güzel bir site. Bizim miletimizin aslında tüccar olduğunu anlatan örnekler de Alibaba’dan çıkan verilerden ortaya çıkıyor.
Türkiye’den giden üyelerden %42 si hem alıcı, satıcı. Yani aldığını başka bir yere satıyorlar. Çinli’lerin tamamı üretici. Türkler Çin’den alıyorlar, Nepal’den alıyorlar, Afrika’ya satıyorlar. Yani hala bu arbitrasyondan para kazanmaya çalışıyor. Bizim de söylemeye calıştığımız şey, bu uzun vadede sürdürülebilir bir şey değil. Mutlaka yükselttiğimiz değeri artırmak lazım.
Türk internet.com: Bu kişilere yönelik eğitim veriyor musunuz bizim söylediğimiz şey derken neyi kastettiniz?
Tuğrul Tekbulut: Zaten kimlerin aktivite yaptığını gördüğümüz ve Alibaba’dan bize rapor geldiği için, biz bunları çağırıyoruz veya destek grubumuz var destek grubu bunları arıyor, onların nasıl başarılı olacağını anlatıyoruz.
Elektronik ticarette nasıl ön plana çıkacaklarını, hangi pazarlarda ön plana çıkacaklarını, onlara anlatıyoruz. Örneğin aynı malı bir Afrika ülkesi başka bir anahtar kelimeyle ararken, bir Avrupa ülkesi başka anahtar kelimeyle arıyor. Diyoruz ki bu iki anahtar kelimeyle ifadelendirin, bakın sizin ürününüzü Avrupa’dan arayanlar, sizin ürününüze eş değer, Avrupalılar bu adla arıyorlar. O zaman bu anahtar kelimeyi de kullanmayı sitesine koyuyor. Vitrin düzenlemek gibi bir şey bu anahtar kelime.
Türk internet.com: Çok ilginç şeyler anlatıyorsunuz aslında ben bir yandan geri planda şunu düşünmeye başladım devletin bu konuya çok önem vermesi gerek. Dünya’ya ihracatını artırmak istiyorsa burada çok önemli veriler var. Burada öyle görüyorum ben.
Tuğrul Tekbulut:
Hemen hemen her ay, Birkaç tane seminer düzenliyoruz. Türkiye’nin her hangi bir ilinde ve buna geçekten çok ciddi katılımlar oluyor. Bunlarla üyelerimizin veriminin ciddi şekilde arttığını görüyoruz.
Ama devletimizin asıl yapması gereken şey şu; KOBİ’lerimizin mantalitesini tümüyle değiştirmek bizim işimiz değil. Devletin örneğin katma değerin arttırılmasıyla ilgili bir şeyler yapması gerekiyor. Mesela mermerimizi blok halde satmak yerine, dilimlenmiş şekilde satmak üzerine, başka şekilde satmak konusunda hem yardımcı olması, hem de yön göstermesi gerekir.
Çünkü bizim değer eklemek gibi bir zorunluluğumuz var. Çünkü Türkiye cari açığı yüksek olan bir ülke. Sadece ihracat yapmak yeterli değil. Bu ülkede katma değeri yüksek ihracat yapmak sürdürülebilir şeyler yapmak durumundayız.
Ama bizim en güzel potansiyelimiz, gerçekten ekmeğini taştan çıkarmaya çalışan, her ortamda kendine müşteri bulmaya çalışan iş yaratmaya çalışan insan potansiyelimiz. Bu insan potansiyelimizi daha yüksek katma değere yönlendirmemiz lazım. Beceri orada olacak. Buraya kaynak aktarmak gerekiyor aslında. Bu da ancak makro politikalarla devletin çözebileceği sorunlar. Bizim gibi sitelerin ona verebileceği tek şey var verilerdir. Ama Türkiye ihracatçılar meclisini de biliyorsunuz, ihracat Türkiye’de çok iyi kaydedilen bir şey olduğu için, onların da elinde her türlü veri var.
İnsanlarımızın profilini değiştirmemiz lazım, kafa yapısını değiştirmemiz lazım ki, bu ülke daha ileriye gidebilsin. Çünkü ihracat yapabilmek büyük bir beceri, bunu katma değerle süslemek ülkeyi sürdürülebilir büyüme sürecine sokar.
Türk internet.com: AliBaba konusunda eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Tuğrul Tekbulut: Enteresan bir şey daha var. Alibaba’nın toplam grup olarak, Alibaba şirketler grubu stratejisiyle, LOGO’nun stratejisi bire bir uyuyor. Alibaba bir e-ticaret sitesinden başlamış, sonra LOGO yazılım gibi bir şirket daha kurmuş. Çünkü para kazandırdığı, KOBİ’lerinin muhasebe sistemlerini falan kurabilmek için bir bulut şirketi kurmuş. Orada muhasebesi de, stok yönetimi de vs. var.
Tabi bunlar LOGO programı gibi gelişkin ve sofistike değiller. Çin’de zaten bu düzende muhasebe ile ilgilenildiğini de söyleyemem. Çünkü Çin’de şu anda devletin enerjiden sağlamış olduğu süspansiyon ve emek ucuzluğu, ayrıca oluşturmuş ölçek nedeniyle hala çok ciddi avantajlar var.
Türkiye’de bir işletme ayakta ve çalışıyor ise, onun verimlilik düzeyi, bence Çin’den daha yüksek. Şu anda bizimkiler çok daha verimli çalışıyorlar. Çünkü çok daha sınırlı marjlarla çalışılabildiği için, daha akıllı becerikli çalıştıklarını söylemem gerekiyor.
Ama Çin’de, büyük firmalar haricinde, daha verimli çalışmaya yönelik ERP yazılımlarına ihtiyacın çok yüksek olduğunu söyleyemeyeceğim. Ama Ali Baba da, oradan oraya gitmiş, KOBİ’ler bir bütün demiş. Kobilere hizmet bir bütündür. Bu adamlara e-ticaret sitesi sağlayacaksın, müşteri bulacaksın, hatta B2C sitesi de kurmuş, oradan ürünlerinden sıcak para kazanmalarını da sağlıyor. Çünkü uluslararası iş birliği yetmemiş ondan sonra bir bulut şirketi kurmuş. Bunu hatırlatmak isterim.

Kaynak : 