Artan dijitalleşme günümüz ICT sektörünü kökünden değiştirirken, alt sektörler arası geleneksel sınırları da bulanıklaştırıyor. Apple ve Google gibi yeni nesil oyuncular, bu sınırların ötesinde katma değerler ve Cloud, Tablet PC, ve dijital içerik gibi çeşitli ürünler sunarak, farklı alanlarda yerleşik oyuncuların pazar pozisyonlarını ve paylarını tehdit ediyor.
Telekom, yazılım ve donanım şirketleri ile IT hizmet sağlayıcıları ise çeşitli yazılım ve internet grupları aracılığıyla pazar paylarını ve iş modellerini korumaya çalışıyor. Bu şirketlerin girdikleri alanlar giderek daha büyük oranda birbiriyle çakışıyor.
Bir kaç ICT iş modeli ise diğerlerine nazaran daha iyi büyüme ve karlılık getiriyor. Yenilikçi teknolojileri ICT hizmetleriyle birleştirebilen Microsoft, Oracle ve SAP gibi yazılım ve Google gibi internet şirketleri, %10 ve üzeri ciro büyümesi ve %25 ve üzeri operasyonel karlılık rakamlarına erişebiliyor.
Bunun dışında ancak denizaşırı IT Hizmetleri veren TCS, Infosys ve Wipro gibi şirketler ile HP ve Cisco gibi bir kaç altyapı şirketi bu seviyede büyüme ve karlılığa ulaşabiliyor. Klasik ve bölgesel IT hizmet sağlayıcılar ile telekom şirketleri ise, bir yandan pazar payı için savaşırken diğer yandan yapısal büyüme, yenilikçilik ve gelir tarafında krizlerle boğuşuyor. Özellikle son beş yılda şirketlerin kazançlarında durgunluk göze çarpıyor.
Araştırmanın bulgularının yayınlandığı “Global ICT 50” araştırmasında Booz & Company temel trendleri, başarı için gereken becerileri ve en büyük 50 şirketin performansını inceliyor. Şirketler dört alanda değerlendiriliyor ve puanlandırılıyor: (1) finansal durum (gelir üretme ve yatırım gücü), (2) portföy zenginliği (geleneksel IT hizmetlerinden yeni nesil entegre çözümlere kadar) (3) yenilikçilik ve büyüyen pazarlarda konumlanabilme becerisi, ve (4) satış ve dağıtım becerisi.
Bu değerlendirmeden çıkan sonuçlar şu şekilde özetleniyor:
- IT Hizmetleri ve sistem entegrasyonu alanlarının gelirleri ve önemi giderek azalıyor: Bu, sektörde son yıllarda gözlenen trendlerle de örtüşüyor. Kurumsal stratejiyi IT hizmetleri ve sistem entegrasyonu tarafına kaydırarak donanım ürünlerinden vazgeçmek, dijitalleşme çağında geçerliliğini yitiriyor. Entegre çözümler sunabilen, ya da yazılım veya donanım ürünlerini ona uygun uygulamalar ve içerikle bütünleyebilen şirketlerin başarı şansı artıyor. Gelir yaratma potansiyeli olarak, entegre Cloud çözümüyle Microsoft’un ya da kendi donanımı üzerinde çalışan kurumsal uygulamalar portföyü ile veritabanı uygulamalarına sahip Oracle’ın klasik ve entegre olmayan çözümler sunan oyunculara göre çok avantajlı olduğu görülüyor. Bölgesel kalan IT oyuncuları da bu yarışta geriye düşüyor.
- Gelişmekte olan ülkeler ICT sektörü için büyüme fırsatı sunuyor: Booz & Company’nin araştırması aynı zamanda ICT büyümesinin hızlanacağı coğrafyaları da inceliyor. Bugün BRIC ülkelerinin ICT satışları en büyük 5 ICT pazarındaki (ABD, İngiltere, Japonya, Almanya ve Fransa) satışların %10’u civarında iken, önümüzdeki 10 yılda bu rakamın katlanarak ’ye çıkması bekleniyor. Bu pazarlarda yazılım, donanım ve internet alanlarında agresif ürün sunumları gözlenirken, IT Hizmetleri ve telekom şirketleri daha geri planda kalıyor. Özellikle telekom şirketleri, lisanslama ve altyapı bakımından yüksek yatırım gereklilikleri yüzünden kısıtlanmış görünüyor.
- Kazananlar daha inovatif: İnovasyon stratejilerine ve ilişkili yatırımlara bakıldığında, farklı gruplar arasında çok büyük fark olduğu gözleniyor. En büyük 10 yazılım ve en büyük 10 donanım şirketi, toplamda 50 milyar Euro Ar-Ge yatırımı yapıyor. Buna karşılık en büyük 20 IT hizmet sağlayıcı bu miktarın ancak yedide birini harcıyor. Sonuç olarak ikinci grup, endüstriyi yönlendirecek ve dönüştürecek güçten yoksun kalıyor.
Booz & Company İstanbul ofisi yönetici ortağı Burak Altınbaşak durumu bölgesel şirketler için şöyle değerlendiriyor:
“Eğer bölgesel IT hizmet sağlayıcıları ve telekom şirketleri, global yazılım ve donanım şirketlerinde üretilen inovasyona bağımlı kalmak istemiyorlarsa, kritik becerileri hızla geliştirmek ve ürün portföylerini geliştirmeye yönelik ortaklıkları ve satın almaları değerlendirmek zorundalar. Burada gereken kritik beceriler arasında stratejik ortaklıkların yönetimi, satın alma ve birleşme stratejileri, inorganik büyüme ve inovasyon stratejileri yer alıyor. Şirketler ekosistemin lider ICT oyuncusu olabilmek için, entegre cloud ve internet, güvenlik yönetimi ya da entegre cihaz yönetimi gibi alanlardan hangilerine yönelecekleri ve müşterilerine nasıl değer sunacakları konusunda net bir yol haritasına sahip olmalılar. Türkiye’de de örneğin kurumsal ICT pazarının her yıl % 10’un üzerinde büyüyerek beş yılda 2 milyar Dolar’a yaklaşacağı düşünüldüğünde, fırsatı kaçırmamanın çok önemli olduğu anlaşılıyor.”



Kaynak : 