Saygın Amerikan gazetelerinden Washington Post’ta yer alan bir haber, kamu çalışanları arasında tedirginliğe yol açtı. Habere göre, federal kamu kuruluşları adına çalışanların kullandıkları bilgisayarlar yine bu kuruluşların istihbarat birimleri tarafından herhangi bir “sızıntıya karşı” takip altına alındı. İlk olarak Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA)başlatılan uygulama mahremiyet savunucularının kaygı dolu açıklamalarıyla karşılaştı.
ABD’nin, Bilgi Güvenliği Denetleme Kurumu ISOO (Information Security Oversight Office) tarafından yapılan açıklamaya göre, (1) kamu kurumlarının bilgi güvenliğinin sağlanması amacıyla sadece 2011 mali yılında 5.6 milyar dolar harcandı.Kamu yöneticileri herhangi bir sızıntıya karşı teknik takibin yapılmasından memnun, ancak mahremiyeti savunan sivil toplum kuruluşları (STK) bireysel gizlilik haklarının ihlal edildiği endişelerini dile getiriyor.
FDA çalışanlarının haklarını koruyan avukatlardan Stephen M. Kohn, uygulamaya tepkisini takip eden kişilerin bir iletinin anayasaya aykırı olduğuna nasıl karar verebileceği sorusunu yönelterek gösteriyor. Zira, bu konuda regülasyonun nasıl gerçekleşeceği belirsizliğini koruyor. İletileri takip edilen FDA çalışanları, piyasaya henüz çıkmamış ilaç ve medikal sistemlere onay veriyor. Diğer yandan, kamuoyunda gizlice takip yapan kurum ve kişilerin açığa çıkartılması yönünde talepler giderek hız kazanıyor. 2011 yılı başında yayınladığımız bir haberimizde o günlerde Las Vegas’ta gerçekleştirilen Tüketici Elektroniği Fuarı(CES) kapsamında yapılan bir panelde mahremiyet konusunun gündeme geldiğini ve hararetli tartışmaların yaşandığını duyurmuştuk. (2) Mahremiyetin bir kişisel mülkiyet mi, yoksa doğal bir insan hakkı mı olduğunun odak noktasını oluşturduğu panelde söz alan Amerikan Kongresi üyesi Marsha Blackburn, regülasyon boyutunun kazandırılmasından önce “veri mahremiyeti” tanımının yapılması gerektiğine dikkat çekmişti.
(1) The Information Security Oversight Office
(2) Online Mahremiyet, Kişisel Mülkiyet Mi, Yoksa Doğal Bir İnsan Hakkı Mı?



Kaynak : 