Hatırlayacağınız üzere yaklaşık 1 hafta kadar önce, Sağlık Bakanlığı’nın talebi üzerine yaklaşık 200 kadar web sitesinin kara listeye alındığı haberini vermiştik [1]. Söz konusu siteler kilo sorunu, kalp, diyabet gibi hastalıklara karşı “ilaç” olduğu ileri sürülen bir takım maddelerin satışını yapıyorlar ve İnternet üzerinden satın alınan ilaç benzeri maddelerin yarattığı ölüm ve rahatsızlıklar sonrasında Sağlık Bakanlığı bu sitelerle daha etkin bir mücadele başlatmaya karar vermişti.
Öncelikle altını çizerek belirtelim ki, ilgili siteler herhangi bir mahkeme kararıyla veya TİB’in re’sen aldığı kararlarla erişime kapatılmadı. Şimdilik sadece Güvenli İnternet Hizmeti kapsamındaki kara listeye dahil edildiler.
Yani internet hizmeti alırken Aile veya Çocuk filtresi seçen internet kullanıcıları –ki sayılarının 1-2 milyon arasında olduğu belirtiliyor–, bu sitelere giremiyor, diğer tüm kullanıcılar ise bu sitelere girebiliyor.
Tabi ki, sağlığa zararlı sitelerin bu şekilde engellenmesi iyi bir şey. Özellikle de yakın geçmişte, sağlık bakanlığı kontrolünden geçmeden İnternet’ten satılan zayıflama ilaçları ile öldüğü belirtilen kişiler düşünülürse.
Ancak ilk yapılan açıklamalarda, TİB’in Sağlık Bakanlığına erişim hakkı verdiği ve bununla Sağlık Bakanlığı’nın bu siteleri erişimi kendisinin engellediği bilgisi vardı. Bir yandan “zararlı sitelerin engellenmesi” gibi “iyi niyetli” bir yaklaşım sözkonusu olmakla birlikte, bu tür bir kapının açılması uzun vadede, zararlı olmasa da, sakıncası olmasa da, herhangi bir devlet kurumunun istemediği ve hatta o kurumda çalışan birilerinin hoşlanmadığı sitelerin, hukuksuz bir şekilde engellenmesi hususunu gündeme getirir mi? İnternet aktivistlerinin hoşlanmadıkları durum bu oldu.
Biz de turk-internet.com olarak ortaya çıkan bu durumu biraz daha derinlemesine incelemeye karar verdik ve Sağlık Bakanlığı ve TİB yetkilileri ile temasa geçtik. Sağlık Bakanlığı’na yönelttiğimiz sorular şöyleydi.
Sağlık Bakanlığı : İnternet Üzerinden İlaç Satışı Kamu Sağlığını Tehdit Ediyor
turk-internet.com: BTK ile Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun ortak çalışması hangi tarihler arasında yürütülmüştür ve bahsi geçen 200 kadar site hangi yöntemlerle saptanmıştır?
Sağlık Bakanlığı: Söz konusu çalışma, Kurumlar arasında yapılan görüşmeler neticesinde nihayete erdirilmiştir. Bu çalışmalar son dönemlerde hızlandırılmış ve sonuç alınmıştır.
İnternet siteleri, Bakanlığımızca re’sen yapılan araştırmalar ve vatandaşların şikâyetleri doğrultusunda yapılan incelemeler neticesinde uzman kişiler tarafından belirlenmektedir.
turk-internet.com: Talep Sağlık Bakanlığı’ndan mı gelmiştir? Böyle bir talebin oluşmasında hangi etkenler rol oynamıştır? Örneğin ihbar ve şikâyetler üzerine hareket edildiyse bunların sayısı ve kapsamı nelerdir?
Sağlık Bakanlığı: Bakanlığımızın görev ve yetkilerinin belirlenmiş olduğu 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 27. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi
“Sağlık beyanı ile satışa sunulacak ürünlerin sağlık beyanlarını inceleyerek bu beyanlara izin vermek, izinsiz veya gerçeğe aykırı sağlık beyanı ile yapılan satışları denetlemek, gerektiğinde durdurma, toplama, toplatma ve imha iş ve işlemlerini yapmak veya yaptırmak, izin ve sağlık beyanları yönünden bunların her türlü reklam ve tanıtımlarını denetlemek ve aykırı olanları durdurmak, piyasaya arz edilen ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlerin reklam ve tanıtımının usûl ve esaslarını belirlemek ve uygulamasını denetlemek.”
hükmünü haizdir. İlgili kanun hükümleri gereği Bakanlığımızca gerekli görülmesi nedeni ile söz konusu çalışma başlatılmıştır. Kurumlar arasında yapılan yazışmalar uzun zaman almaktaydı. Her iki kurumun iş yükünün azalması ve işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için bu çalışma planlanmıştır.
turk-internet.com: Çalışmanın kapsamı ne olmuştur, hangi kurum(lar) hangi rolleri üstlenmiştir?
Sağlık Bakanlığı: Tedavi amacı ile kullanılan ürünlerin/ilaçların hekimin önerisi ve eczacının uyarısı doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Ancak son günlerde bazı internet sitelerinde endikasyon (tedavi edici etki) belirtilerek birçok ürüne ait reklam, tanıtım ve satışlar yapılmaktadır.
İnternet üzerinden ilaç satışı yapılması kamu sağlığını tehdit etmekte olup, içerikleri tam belli olmayan birçok bitkisel ürün ve/veya gıda takviyelerinde alınabilecek maksimum dozun üzerinde alınması, içeriğinde belirtilmemiş aktif bileşenlerin ve kurşun, civa gibi toksik metallerin yer alması ve ayrıca sağlığa zararı nedeni ile kullanımları kısıtlı (efedrin, sibuturamin) bazı etken maddelerin izinsiz olarak söz konusu ürünlerin içeriklerine dahil edilmesi bu ürünleri kullanan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.
Kurumumuzca tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan, söz konusu ürünlerin tüketicilere aldatıcı ve yanıltıcı reklamlarla tanıtımının engellenmesi için çalışmalar devam etmektedir. Bu nedenle özellikle internet aracılığıyla reklamı yapılan bu nevi ürünlerin reklamlarının engellenmesi için Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumuyla müşterek çalışmalar yürütülmektedir.
Bu tür ürünlerin Güvenli İnternet Kapsamında değerlendirilerek ilgili sitelere erişimin engellenmesi için internet siteleri online ihbar olarak Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumuna bildirilerek Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun yapacağı incelemenin ardından bu siteler güvenli internet kullanıcılarıın erişimine kapatılmaktadır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bu tür ürünlerin reklamlarına muhatap olmak istemeyen kişilerin güvenli internet kapsamına dahil edilmektedir.
turk-internet.com: Bu çalışma süreğen midir, yani bundan sonra da Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kurumları sürekli olarak değerlendirmelerde bulunacak ve oluşturulan kara liste genişletilecek / daraltılacak mıdır?
Sağlık Bakanlığı: Bu süreç; dinamik bir süreç olup, etik olmayan tanıtımlara devam eden siteler için devam edecektir.
TİB : Devlet Kurumları Zararlı Olduğunu Tespit Ettikleri Siteleri, Kullanıcıları Bilinçlendirmek Amacıyla Web Sitelerinde Açıklamalılar Çünkü Filtre Kullanmayan İnternet Kullanıcıları da var
Tabi konunun bir de Telekomünikasyon İletişim Bakanlığı tarafı var. turk-internet.com olarak cuma günü yayınlanan Sağlık Bakanlığı haberi konusunda TIB (ya da BTK) ile de görüştük. TIB yetkilileri, Sağlık Bakanlığına yetki verilmesinin ve sitelerin Sağlık Bakanlığının kendisi tarafından kapatılmasının söz konusu olmadığını bildirdi.
TIB tarafından aldığımız bilgide, gerek kullanıcıların şikayetleri sonucunda, gerekse çeşitli kurumların tespit ettiği çeşitli siteler olduğu, bu sitelerin insan sağlığına zararlı/gerçek olmayan malzeme sattığı ya da para alıp karşılığını göndermediği ya da insanları iş bulma gibi karşılığı olmayan vaadlerle kandırdığı, bahis-kumar gibi para tuzağı olan sitelerle dolandırıcılık yapıldığı belirtildi.
Devletin vatandaşlarını koruma görevi hatırlatılarak, bu sitelere karşı ilgili kurumların bir tedbir almak istedikleri ve bu amaçla TİB’e basvurdukları belirtildi.
TİB’e kurumlardan ya da vatandaşlardan gelen mesajlar çerçevesinde bu sitelerin uzmanlar tarafından değerlendirildiği ve Sağlık Bakanlığının bildirdiği siteler konusundaki çalışmaların da bu aşamada olduğu açıklandı.
Ancak TİB’in devlet kurumlardan bir talebi var. Bu kurumların aynen Sağlık Bakanlığının, Damacana Su ve Tarım-Ormancılık Bakanlığının, Bal konularında üstlendiği gibi, sorumluluk üstlenerek, bu tür siteleri araştırdıktan sonra kendi sitelerinden kamuoyuna açıklamaları gerektiğini bildiriyorlar.
TİB’in bu önerisinin arkasında ise, halkı bilinçlendirme amacı var. Su ve Bal konuları sonrasında, kullanıcıların Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı sitelerini ziyaret ederek, bilgi alma alışkanlığının oluşmaya başladığını belirten TİB yetkilileri halkın böylece zararlı besin ve ilaçlar konusunda bilgilendirilebileceği, e-devlet sitelerinin bir amacının da bu olduğu düşüncesindeler.
Ayrıca, filtre programında kara listeye alınacak dolandırıcı sitelerin en fazla filtreye üye olan 1 ya da 2 milyon kişi tarafından görülemeyecek olması mümkünken, geride 70 milyona varan insan olduğu hatırlatılıyor. Bu sitelere suçlamaların ciddi bulunarak, 5651 kapsamında erişim engelleme yapılsa bile, halkın bilinçlenmesinin daha önemli olduğu belirtiliyor.
Filtre Nedir? Engelleme Nedir?
Site engelleme, 2005’li yıllardan bu yana Türk internet camiasının gündeminden inmiyor. Siteler çeşitli nedenlerle ilgili kanunlar çerçevesinde IP numaraları üzerinden ve Türkiye’deki ISP’ler üzerinden bloklanıyor. Böylece bu sitelere Türkiye içinde erişim sağlanamıyor (farklı yollarla ulaşılsa bile zorlanılıyor).
Erişim engelleme nedenleri; Fikir ve Sanat eserleri Kanunu (FSEK) çerçevesinde film ve müzik firmaları tarafından istenen engellemeler, kişisel hakaret ya da özel fotoğraf/video gibi materyalin yayınlanması durumunda Medeni Kanun ya da 2007’den bu yana engellenmesinde acilliyet olan çocuk pornosu gibi durumlar için yayınlanmış olan 5651 sayılı kanun.
Filtre ise 2011 kasımından itibaren “Güvenli İnternet” başlığı altında uygulamaya alınan ve aile ve çocuklar için sakıncalı görülen sitelerin kara listeler yoluyla engellenmesi için oluşturulmuş bir sistem. Filtrelerden birisini seçen internet kullanıcısı, kara listeye alınmış siteleri göremiyor.
Filtre programlarına bugüne kadar, ISS’ler üzerinden 2 milyon kişinin üye olduğu ve bu nedenle kara listeye giren bazı sitelerin, ancak bu kişiler tarafından görülemediği, filtreye üye olmayan kişilerce ise görülebildiği bildiriliyor.
Kullanıcı Şikayetleri
TİB kullanıcı şikayetleri konusuna da açıklık getirdi. Pek çok konuda şikayet aldıklarını, bazı şikayetlerin sonucunda yapılan ya da yapılmayan işlemlerin, vatandaşları tatmin etmemesi durumunda ise, Cumhurbaşkanı ya da başbakan’a doğrudan şikayetler olabildiğini, bu şikayetlerin de sonuçta kendilerine ulaştığını belirtiyorlar.



Kaynak : 