İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD), Kalkınma Bakanlığı himayesinde 19 Eylül’de İSO Vakfı Dinçkök Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Toplantı Salonu’nda “Rio+20 Sonrası Sürdürülebilir Kalkınma Diyaloğu” başlıklı bir konferans düzenledi.
Geçtiğimiz Haziran ayında gerçekleştirilen Rio+20 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı’nın değerlendirildiği etkinliğin sunuculuğunu gazeteci, yazar Fatih Türkmenoğlu yaptı.
Konferansa; Kalkınma Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri ile iş dünyasından üst düzey yöneticiler, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerden oluşan yaklaşık 150 kişi katıldı.
Molinas: “En iyi uygulamalara, rekor sayıda başvuru oldu”
Konferansın açılışında konuşan İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Başkanı Galya Frayman Molinas, Türk iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma ekseninde geldiği nokta ile ilgili SKD gözlemlerini ve Rio+20 sonrası döneme dair görüşlerini aktardı.
Molinas şöyle konuştu:
“SKD olarak, Rio+20 öncesindeki hazırlık sürecinde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Kalkınma Bakanlığımız ile yakın işbirliği içinde çalıştık. Rio+20 Zirvesi’ne taşınacak olan rapor için, ülkemizin ‘sürdürülebilir kalkınma’ alanındaki ‘en iyi uygulamalarının’ kapsamlı bir çalışma ile seçilmesi sürecini yönettik. En iyi uygulamaların seçim sürecinde 181 gibi ‘rekor sayıda’ başvuruyu değerlendirdik. Bunların arasından seçilen 24 tanesi RİO+20 Zirvesi’ne katılarak projelerini anlattılar”.
Rio+20 Zirvesi’nin sonuç belgesinin “zorunluluklar” getirmediği için aldığı eleştirilere değinen Molinas şunları söyledi:
“Her ülkenin şartlarının, coğrafyasının, ekonomisinin birbirinden farklı olduğu bir ortamdayız. Böyle bir ortamda bağlayıcı zorunlulukların başarılı sonuçlar getirmesini mümkün görmüyorum. Küresel sorunların ülkemiz üzerindeki etkileri doğru analiz edilerek, erken ve proaktif bir yaklaşım sunulmalı.”
Najam: “Rio+20’de 500 milyar dolarlık yatırım taahhüt edildi”
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Shahid Najam ise açılışta, Rio+20 Zirvesi’nin uluslararası düzeyde ve Türkiye için önemine değindi. Najam şunları belirtti :
“Zirvede iş dünyası, kalkinma bankaları, belediyeler ve bölgeler, STK’lar, kamu ile Birleşmiş Milletler Ajanslarından oluşan 700 gönüllü kuruluş tarafından 500 milyar dolar yatırım taahhüt edildi. Bu da ekonomik ve sosyal sektörlerden motive olmuş kararlı liderlerin sürdürülebilir kalkınma için çabaları hızlandırmaya yardımcı olacağını gösteriyor. Türkiye’nin konferanstaki aktif katılımı uluslararası çerçevede takdirle karşılandı. Zirve sonrasında artık faaliyete geçmek için samimiyetimizle çalışmalara başlamaya ihtiyacımız var. Hepimizin gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak konusunda rolü var”.
Madenoğlu: “İş dünyasının daha aktif olmasını bekliyoruz”
Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Kemal Madenoğlu, Türkiye’nin kalkınma politikalarında sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin önemini anlattı, Rio+20 Zirvesi’nde Türkiye’nin verdiği önemli mesajları paylaştı.
Madenoğlu, “Rio+20 Zirvesi’ne 9 ay süren, Türkiye’de geniş kesimlerle işbirliği içinde yürüttüğümüz bir hazırlık çalışması sonrası katıldık. Yapılan çalışmalar, konferansa hazırlıkla sınırlı değil, bunlar sürdürülebilir kalkınma için önümüzdeki fırsatların ortaya konması için de bir araç oldu” dedi.
Zirvenin yeşil ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma için kurumsal çerçeve oluşturmak olmak üzere iki temel teması olduğunu söyleyen Madenoğlu, zirvenin sonuçları hakkında şu yorumda bulundu:
“Zirvede 20 yıllık sürede yapılan ve yapılamayanlar tartışıldı ve sonunda da ‘İstediğimiz Gelecek’ belgesi ortaya çıktı. Biz de Türkiye olarak zirvede sahip olduğumuz evrensel değerlere yaklaşımımızı göstermiş olduk. Güçlü bir ülke olmanın sorumluluğuyla tecrübemizi paylaşarak katkı sağladık. Türkiye yükselen profili ve küresel konulara ilgi ve iradesini, krize rağmen ekonomik anlamda sağladığı başarıları ve kaydettiği ilerlemeyi bu konferansta duyurma fırsatı buldu. Temel politikamızı ve stratejimizi toplumun entegre yapısıyla geleceği sahiplenmek üzerine inşaa ettik. Kalkınma Bakanlığı olarak, çocuklarımızın geleceğini etkileyecek bu büyük projede öncülük etmekten gurur duyuyoruz.”
Madenoğlu, Bakanlık olarak sürdürülebilir kalkınma konusunda iş dünyasını daha aktif olmaya davet ederek, birlikte çalışmak konusunda söz verdi:
“Bakanlık olarak yakın geçmişte gösterdiğimiz koordinasyon ve öncülük görevimizi Rio sonrasında da etkin bir şekilde sürdüreceğiz. İş dünyasının bu alanda aktif olmasını çok önemsiyorum. Çok daha rasyonel bir bazda, hem dünyada gelişen bilinç düzeyi hem ülkemizde gelişen anlayış düzeyi özel sektör için bir fırsat açıyor. Kim ilk adımları atarsa hem ürün yelpazesi hem de iş süreçleri ve iş alanlarıyla fark yaratacağını düşünüyorum.
İş dünyasıyla yakın bir şekilde çalışmaya kararlıyız, tüm ülkede sürdürülebilir kalkınma bilincinin yaygınlaşmasında öncülük edebileceğimizi ve yaygınlaştırabileceğimizi düşünüyorum. Bu ipin ucunu biz tutabilirsek tek tek özel sektör fark yaratacak biz de ülke olarak fark yaratmış olacağız. Bunu önemsiyorum ve sizlerle yakın çalışacağımızın sözünü veriyorum.”
Açılışın ardından konferans “Rio+20 Zirvesi’nin Değerlendirilmesi Paneli” ile devam etti. Panelde, Rio+20 kapsamında gerçekleştirilen “İş Dünyası Günü”, “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Forumu” ve uluslararası müzakerelerin sonuçları üzerine kamunun, özel sektörün ve Birleşmiş Milletler’in bakış açıları ortaya konuldu. Panelde Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Dairesi Başkanlığı Kalkınma Bakanlığı’ndan Rıza Fikret Yıkmaz, UN Global Compact Türkiye Temsilcisi Deniz Öztürk ve İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD) Genel Sekreteri Engin Güvenç söz aldılar.
Yıkmaz: “Rio+20 son 25 yılın en önemli konferansı”
Panelde ilk olarak söz alan Yıkmaz, Rio+20‘nin 25 yıllık geçmişi olan kalkınma konusu çerçevesinde şu ana kadar yapılan en önemli konferans olduğunu belirterek çıktılarıyla ilgili bilgi verdi. Konferansın çıktıları “İstediğimiz Gelecek” adı altında, birçok alan ve paydaşı ilgilendiren, tedbir ve önlemler sunan ve sıkı müzakereler sonucu belirlenen 283 maddeden oluşan bir sonuç belgesinde bir araya getirildi.
Sonuç belgesi 53 sayfa ve 6 bölümden oluşuyor. Sonuç belgesini başlıklarıyla özetleyen Yıkmaz, Türkiye’nin zirveye etkin katılımına dikkat çekerek bazı bilgiler paylaştı:
“Zirveye gelecek nesilleri düşünen, fırsat eşitliği ve kapsayıcı bir kalkınmayı hedefleyen bir ülke olarak katkı sunmaya çalıştık. Zirvede devletler, ulusal organizasyonlar ve STK’lar tarafından 500’den fazla yan etkinlik düzenlendi. Bunlardan ikisine ülkemiz de katkıda bulundu. Bunlar 21 Haziran’da UNDP işbirliğiyle düzenlenen “İnsani Kalkınma” ve Nepal ve Belçika ile birlikte düzenlediğimiz “En Az Gelişmiş Ülkeler ve Rio+20” başlıklı üst düzeyli yan etkinliklerdi.
Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da bu etkinliğe katılarak insanı kalkınmayla ilgili olumlu mesajlar verdi. Konferans kapsamında “Atletler Parkı”nda stant kurma imkanı tanınan 57 ülkeden biri de biz olduk. Bu standı 3 bin katılımcı ziyaretçi etti. Burada ülkemizin yeşil büyüme çalışmaları ve en iyi uygulama örnekleriyle ilgili bilgi verdik. 200 kişilik bir heyetle konferansa katıldık. Katılım düzeyimizle konuyu sahiplendiğimizi ortaya koyduk.”



Kaynak : 