Facebook’un sosyal network alanındaki başarısı tartışılmaz. 2004 yılında bir Üniversite kampüsünde küçük ve kapalı bir ağ olarak kurulan bu şirket 2012’ye gelindiğinde tüm dünyada tam 960 milyonun üzerinde aboneye sahip oldu. Ancak firmanın potansiyeline ulaşamadığı ve reklam pazarında çok daha ciddi gelirler elde edebileceği hep konuşulan bir konu oldu. Şimdi Facebook Exchange veya Facebook FBX ile bu kanıtlanmış oluyor.
Facebook şimdiye dek reklamcılık konusunda ne yapıyordu derseniz, oldukça geleneksel bir reklamcılık modeli izliyordu. Yani firmanın elinde yaşı, cinsiyeti ve nerede oturduğu belli olan bir abone kitlesi vardı ve sosyal network devi elindeki bu “envanteri” reklamcılık firmalarının hizmetine sunuyordu. Elbette zaman içerisinde “beğen” butonu gibi yenilikler sayesinde bir takım geliştirmeler sağlandı ve Facebook reklamcılıkta farklı ögeler denedi. Ama tüm bu denemeler hep hedef kitle ile reklamcıyı bir araya getirmeyi temel alan geleneksel reklamcılık anlayışına dayalıydı. Sonucu sorarsanız Facebook 5 milyar Dolarlık bir reklam pastası sahibi oldu. Ancak şimdi anlaşılıyor ki firma biraz daha geleneksel metotlardan kafasını kaldırsaymış bunun 3 katına ulaşabilirmiş.
Peki ama nasıl derseniz, Facebook’un birkaç ay önce kapalı Beta testlerine başladığı ve yalnızca 2 hafta kadar önce AdRoll, AppNexus, Brandscreen ve Criteo gibi 16 iş ortağı ile kullanıma açtığı Facebook Ad Exhange (FBX) platformuna göz atmanızda fayda var. Sosyal network devi bu şemada elindeki envanteri bir iş ortağına veriyor ve bu envanter iş ortağı üzerinden reklam verenle buluşuyor. Eski yönteme göre sadece fazladan 1 aracı giriyormuş gibi gözüken bu yeni modelin inceliği ise, online pazarlamada uzunca bir süredir kullanılan re-targeting (yeniden hedefleme) temeliyle çalışması ve bu yüzden de Facebook’a 3 kat daha fazla para kazandırması.
Peki re-targeting nedir derseniz çok basit bir örnekle diyelim ki bir kıyafet almak istediniz ve bir web sitesini ziyaret ettiniz. Çeşitli ürünleri incelediniz ve sonra vazgeçtiniz. Aradan 2 gün geçti ve bilgisayar başındayken bir baktınız karşınızda 2 gün önce alıp almamakta kararsız kaldığınız kıyafetin reklamı dönüyor. İşte buna yani potansiyel bir müşteriyi yeniden hedefleme yöntemine re-targeting deniliyor.
Bu nasıl yapılıyor derseniz, e-ticaret siteleri diğer pek çok web sitesi gibi bilgisayarınıza bir “çerez” yüklüyor. Bu çerez sizin kısa süre önce online bir giyim mağazasını ziyaret ettiğinizi reklam sunucularına gösteriyor ve bu sayede size bu tarz bir reklam gösterilmiş oluyor. Tabi bu yöntemin etik olup olmadığı, mahremiyet haklarını ne ölçüde zedelediği tartışmalı konular. Ancak gizli veya açık pek çok site artık bu tip çerezler kullanıyor ve re-targeting yöntemi online pazarlamada giderek daha popüler oluyor.



Kaynak : 