Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, beraberindeki heyetle birlikte İzmir’de kurulu bulunan IBM İş Sürekliliği ve Esnekliği Hizmetleri Merkezi’ni ziyaret etti. Bakan Yıldırım’ın konuşmasında IBM ve benzeri firmaların artık Türkiye’yi öncelikli yatırım bölgesi olarak gördüklerini söylemesi ancak buna karşın tesis kurmak yerine hala binaların katlarında hizmet vermekle eleştirmesi oldukça ilginçti. Yıldırım, IBM gibi 1 asırlık firmaların1-2 katlı mütevazi yerlerde faaliyet göstermesini yadırgadıklarını açıkladı.
Bakan Yıldırım, İzmir Valisi Cahit Kıraç, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay ve resmi kurum temsilcileriyle beraber, İzmir’de kurulu bulunan IBM İş Sürekliliği ve Esnekliği Hizmetleri Merkezi’ni ziyaret etti. Merkez hakkında yetkililerden bilgi alan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, IBM’in bir asırlık şirket olduğunu ve Türkiye’de de uzun süreden beri faaliyet gösterdiğini ifade etti. IBM’in İzmir’deki merkezinin, tecrit odası gibi gayet iyi korunan özel bir merkez olduğunu dile getiren Yıldırım konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“IBM’in bu tesisinin tecrit odası gibi olması gayet doğal çünkü burada çok önemli bilgiler var. 72 büyük firmanın, 16 bankanın burada korunan bilgileri var. Bilgilerin zarar görmemesi lazım. O yüzden burası bir mükemmeliyet merkezi. Türkiye’nin, son 10 yılda ortaya koyduğu gelişmeyi söyleyebiliriz, ancak bilişimdeki gelişme diğerlerine fark atıyor. Türkiye’de büyüme bu alanda hiç yüzde 20’lerin altına düşmedi. IBM ve benzeri firmalar, artık Türkiye’yi öncelikli ülkeler arasına aldılar. Neden derseniz çünkü altyapı kuvvetli. Türkiye’nin altyapısı gelişmiş pek çok ülkeden daha iyi. Bunu görüyoruz.
Türkiye hem kalite hem büyüme hızıyla dikkati çeken bir ülke haline geldi. Şimdi artık geniş bant var, erişim çok hızlandı. Sadece İzmir’de değil, Hakkari’de de Şırnak’ta da Iğdır’da da aynı geniş bant erişimini görebilirsiniz. Köylerinizde, mezralarınızda aynı kalitede gelişim sağlıyorsunuz. Ya telsiz iletişim teknolojisi ile ya da direkt uydudan indiriyoruz. İstiyoruz ki, bölgesel farklılık olmasın. Vatandaşın bilgiye erişiminde herhangi bir mahrumiyet yaşamasını istemiyoruz.
Bu bağlamda, İzmir’in bilişimde artan önemini bir kez daha bugün IBM ziyareti ile gördük. Ancak IBM gibi bir asırlık şirketin Türkiye’de 1-2 kat gibi mütevazi yerlerde faaliyet göstermesini yadırgıyorum. Binaların katlarında hizmet olmaz, bu IBM’e yakışmaz. Bir asırlık geçmişiniz olacak, bilgisayarın öncüsü olan bir firma olacaksınız ve burada hizmet vereceksiniz. İşin doğrusu bu ne IBM’e ne İzmir’in şanına yakışmaz. Ümit ediyorum kısa sürede IBM kendi sitesini kurar ve bayrağını dalgalandırır. Bunu bekliyoruz. Ar-Ge ile ilgili konularını destekliyoruz. Kurumlar vergisinde kolaylık sağlıyoruz. Ayrıca son teşvik kanuna göre kurulacak tesisin ilk yatırım maliyetinin faizini de biz ödüyoruz. Bilişimle ilgili her türlü yatırım stratejik yatırım olarak öngörülüyor.”
Yıldırım, Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda yüksek teknolojiye, stratejik ürünlere, üretime yönelik destekleme kararı aldığını ve bunu hayata geçirdiğini vurgulayarak konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Bakanlık olarak yıllık 300 milyon lira kaynağı genç girişimcilere, kurumsal anlamda araştırma geliştirme yapacak kurumlara tahsis etme kararı verdik. Bazıları Ar-Ge’ye ayrılan para fuzuli diye düşünüyor. Oysa 100 tane fikir projesi olur, hayal projesi olur, bunlardan biri voleyi vurursa, Türkiye’yi ayağa kaldırırız. Bu şirket nasıl IBM oldu?”



Kaynak : 