Hollanda’nın Amsterdam, Rotterdam ve Lahey belediye başkanları ile özellikle kentsel dönüşüm konusunda uzman Hollandalı mimar ve tasarımcılar, 14-18 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da olacaklar. Hollanda-Türkiye ilişkilerinin 400. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen aktivitelerin bir parçası olan ziyarette, ana gündem kentsel dönüşüm olacak. Sürdürülebilir, yenilikçi ve çevre odaklı binalar konusunda uzman olan; kentsel dönüşümün, sosyal çevre ile birlikte bir yaşam tarzı dönüşümü olduğunu söyleyen Hollandalı uzman ve belediye başkanlarının katılacakları etkinlikler arasında, paneller, ziyaretler ve sergi açılışları da var.
İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin 35 şehrinde birden başlayan kentsel dönüşümün, ülke gündeminin merkezine oturduğu bir dönemde gerçekleşen ziyarete, Amsterdam Belediye Başkanı Eberhard van der Laan, Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb ve Lahey Belediye Başkanı Jozef van Aartsen ile birlikte çok sayıda Hollandalı şirket yetkilisi, tasarımcı, mimar, sanatçı ve modacı da katılacak. Etkinlikler çerçevesinde İstanbul’da bulunan Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb, turk-internet.com’un sorularını cevapladı:
turk-internet.com: Şehirlerin büyüme sınırlarına dair ifadeleriniz oldu. Böyle bir şey söz konusu mu?
Ahmed Aboutaleb: Eminim, tüm şehirlerin bir büyüme sınırı vardır. Ama, bu nedir diye sormayın. Çünkü, bilemiyorum. İdeolojik olarak siyasiler hep büyük bir şehire hükmetmek isterler. Ancak, şehirlere yönetim perspektifinden baktığınızda su, enerji ve diğer kullanılan şeylerin birer sınırının olduğunu görürsünüz. Bu sınırlar şehirden şehire farklılık gösterir. Bu açıdan büyüme her zaman iyi bir şey olmayabilir. O nedenle şehirlerin ideali araştırmaları ve bulmaları gerekiyor.
turk-internet.com: Belediyeler sürdürülebilir bir büyüme sağlayabilmek için ne yapabilir?
Ahmed Aboutaleb: Ben, burada yerel yönetimlerin beldelerinde yaşayan vatandaşlarıyla çalışmalarınının ideal olacağını düşünüyorum. Salt inşaat şirketleriyle, mimarlarla çalışmak yeterli değil. Onlar, konuya kendi boyutlarıyla bakacaklardır. Daha farklı bakış açıları yakalayabilmek için o şehirde yaşayanları dinlemek gerekiyor. Vatandaşlara, sürdürülebilir bir şehire sahip olabilmeleri için bilfiil yönetimin ve sorumlulukların içerisinde yer almaları gerektiğini belirtmek gerek.
turk-internet.com: Vatandaşları sorumlu kılmak istiyorsunuz anladığım kadarıyla…
Ahmed Aboutaleb: Evet, çünkü kent sorunlarına çözüm bulmada en önemli paydaşlardan biri de vatandaşlar. En azından sorunların 3’te 1’ini vatandaşların katılımıyla çözdüğümüzü söyleyebilirim.
turk-internet.com: Şehirlere göç konusundaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Ahmed Aboutaleb: Çin’de Şangay şehri sorunlara çözümü dışarıdan yeni yerleşimci kabul etmemede buluyor. Bu, oldukça sert bir tedbir. Öyle, ya da böyle büyük şehirlerin limitleri korumaları gerekiyor. Zira, verilecek hizmetlerin belli bir sınırı var.
turk-internet.com: Şehirler, mevcut sorunlarının çözümünde ya da en aza indirgenmesinde internet ve sosyal ağları nasıl değerlendirebilir?
Ahmed Aboutaleb: Teknoloji, sorunların çözümünde mükemmel bir yöntemi oluşturuyor. Ben, Rotterdam’da trafik ve asayiş sorunlarının çözüme kavuşturulmasında internet ve sosyal ağları etkin bir biçimde kullanıyorum. E-posta çevrimi ile mahallelerde yaşayanları etraflarında olup bitenden haberdar edebiliyoruz. Şehrimizdeki polis güçleri böylelikle bir çok olayı daha kısa bir sürede haber alarak müdahale edebiliyorlar. Diğer yandan Facebook ve Twitter’ı da süreçlere dahil ederek vatandaşlarımızla iletişimimizi sürdürüyoruz. Diğer belediyelere de aynısını tavsiye ediyorum.
Heyetin ziyaretinin ana gündem maddesini ‘kentsel dönüşüm’ oluşturuyor. Kentsel dönüşümün ulusal bir hedef olarak Türkiye’nin gündemine geldiği bu günlerde ziyaret programında yer alan konferans, seminer, atölye çalışmaları ve ikili görüşmelerde konu çeşitli boyutları ile ele alınacak. Bu çalışmalar sonrasında Hollanda ve Türk menşeli firmalar arasında oluşacak işbirlikleri ile, kentsel dönüşüm alanında yenilikçi ve sürdürülebilir çözüm önerileri geliştirilmesi hedefleniyor.
Diğer yandan, İstanbul’un İnşası (Making City İstanbul), 5. IABR: Şehrin İnşası serisinin son sergisi. Sergi, 10 Ekim tarihinde İstanbul Modern’de açılan İstanbul Design Bienali’nin ana sergisi Musibet kapsamında yer alıyor. IABR’nın yaklaşımından ilham alan Musibet küratörü mimar Emre Arolat, IABR’ı çalışma metodlarını ve ana projelerini –ilk etap şehirler; Amsterdam, Sao Paolo, İstanbul- yeni, mini bir sergi, adeta bir “el kitabı” biçiminde sunmaları için davet etti. Making City İstanbul, sadece bölgeye özgü belli çözümlerle kalmayıp, örnek alınabilecek stratejileri, ilham alınabilecek mukayeseli deneyimleri de sunuyor.



Kaynak : 